KAÇIN ŞEKER GELİYOR

Eylül 2016 | Süleyman Gönülkırmaz, Ziraat Mühendisi
Babam
ve eniştemin kanser ile tanışmasından sonra (2006) çok sayıda makale ve
araştırmayı okudum. Kanser ile ilgili olanları detaylı kalın çizgilerle inceledim.
İnsan sağlığına ilişkin bazı bilgilerin kapalı/açık çok net yazılmadığı ve
tartışılmadığını gördüm. Bu bilgilerden birisinin de “şeker” olduğunu
söyleyebilirim.


Milliyet
Gazetesi Yazarı Sayın Meral Tamer, Kanserini okuyucuları ile paylaştı. Meral
Hanıma salata ve bitki çayları ile ilgili önerilerimin yanında, şeker
kullanımına ilişkin bir uyarım olmuştu, 15. Mayıs 2010 tarihinde. Maildeki
ifadem “kristal şeker alımının
sınırlandırması çok önemli”
şeklindeydi.


Şekere
ilişkin düşünceme yakın ifadeler, hekimlerce 2 yıl sonra söylenir oldu. Google’
un güzel yanı her ifadeyi tarihiyle birlikte kayıt altına almasıdır. Şeker
kanser ilişkisi hekimlerce bilinmesine karşılık, hekimler hedef olmamak için
yabancı bir yayının yazmasını bekliyorlar. Daha sonrada o makale üzerinden ateş
ediyorlar.


Bugün
bende bir baklavayı sevmeme karşılık, aşırılıktan ve çayda şeker kullanımından
tamamen ayrıldım. Şekersiz çayın keyfinin çok daha güzel olduğunu fark ettim.
Bugün çalıştığım birimde 15 mühendis arkadaşımdan sadece 3 kişi çayını şeker
ile tüketir durumda. Yıllık kişi başına 30 kg üzerinde şeker tüketilmesi,
kimyasal yapımızı kanser ve diğer hastalıklara karşı açık hedef
oluşturmaktadır. Kimyasal yapımız, şekeri bitki ve meyvelerden almaya daha
uygun bir yapıda olduğunu söyleyebilirim. Bu yapıya lütfen yardımcı olalım.


Yapısında
şeker bulunan ürünlerde hangi özellikte şekerin kullanıldığını
sorgulamalıyız?İlk önerim şekerden
kaçın diyorum. Şekerle mini bir buluşmanız olacaksa bununda şeker pancarından
elde edilmiş şeker olmasını öneriyorum ve istiyorum. Beslenme ve sağlıklı
olmakta aslında hiçbir karmaşa yok. Bilinerek veya bilinmeyerek karmaşa
yaşatılmaya çalışılıyor. Sağlıklı beslenmek ve sağlıklı olmak çok basit ve
yalın ifadeleri bilinmektedir.


Bugün
Akdeniz çanağındaki insanlar sağlıklı ve uzun yaşamları ile bilim insanlarının
dikkatini çekmişlerdir. Bu yaşamlar üzerine çok sayıda araştırma ve kitap
kaleme alınmıştır. Akdeniz insanın elde etmiş olduğu bu beslenme ve yaşam şekli
pek çok ülkelere de esin kaynağı olmuştur. İnsanlara esin kaynağı olan bir
başka bölge de Japonya’nın güneyinde yer alan Okinawa adası sakinleridir. Bu
ada sağlıklı uzun yaşam adası olarak anılmaktadır.


Fare
ve laboratuvar deneyleri (in vivo-in vitro) çok açıktır. Tek başına şekerden
sakınmak bile, bizleri daha sağlıklı yapacaktır. Yeni çıkan pek çok ürün şeker
yükü ile çıkmaktadır. Bu ürünler bizi tatları ile yakalamakta ve içine
çekmektedir. Şeker ile oluşturulan damak özelliği bizi sürekli o ürüne çekmekte
ve almamızı sağlamaktadır.


Bağışık
sistemimizi şeker ile dinamitlemeyelim derim.

“Kaçın
Şeker Geliyor”

“Sağlıkta”kalın
NOT-1-Bu yazım besthaber portalınfa Mayıs-2012 yayınlandı.
2-Son araştırmalar şekerin Kalp ve damar sistemini de etkilediğini çok açık olarak ortaya koymaktadır.
BİLGİLERİNİZE S: G:
Süleyman GÖNÜLKIRMAZ Ziraat Mühendisi-Antalya
otevi.com
#otadami @otadami