Karşılıklı Akitlerde Temerrüt Sonuçları

Haziran 2012 | Şebnem Avşar, Hukuk Öğrencisi
Karşılıklı akit ; doğası gereği aynı anda her iki tarafa da edim borcu yükleyen ve bu edimler arasında bir karşılık ilişkisi olan akitlerdir. 

Karşılıklı akitlerde temerrüt sonuçlarından yararlanmak için 3 aşamanın gerçekleşmesi gerekir:
  1) Borçlu asli edim borcunda temerrüde düşmelidir.Çünkü yan edimlere olan aykırılıklarda temerrüde gidilmez.Bu durumda müspet zarar tazminatı söz konusu olur.
  2) Mehil verilir.Mehil ; sürenin vasıflı halidir.Bu süre içinde istenilen şey yerine getirilmezse karşı taraf olumsuz bir durumun içine düşmektedir.
  3) Mehil süresi biter bitmez derhal beyanda bulunulur.Derhal beyan; 'aynen ifadan vazgeçme beyanı'dır.
      Derhal beyanda bulunulduğunda ya aynen ifa ve gecikme tazminatı (temerrüt faizi) ya da aynen ifadan vazgeçildiğini derhal bildirerek müspet zarar tazmini veya sözleşmeden dönme/fesih ve menfi zararın tazmini istenebilir.Burada 'değiştirici yenilik doğuran hak' söz konusudur.
  Fesih; sözleşme kurulduğu andan fesih beyanına kadar geçerlidir.Sözleşme ileriye etkili olarak sonlandırılır.Karşılıklı edimler iade edilmez.
  Dönme; sözleşme kurulduğu andan itibaren sanki hiç yapılmamış gibi tümüyle bu ilişki ortadan kalkar.Geçmişe etkilidir.Karşılıklı edimler iade edilir.   
 Ancak borçlu temerrüde düşmekte kusurlu değilse; o halde alacaklı tazminatları talep edemez.Bu durumda alacaklı sadece ya aynen ifayı isteyebilir ya da fesih/dönme işlemini gerçekleştirebilir.
     Eğer mehil süresi dolmasına rağmen alacaklı derhal beyanda bulunmamışsa; o zaman alacaklı seçimlik haklarını kullanamaz. Sadece aynen ifayı isteyebilir.Ancak bunun olmaması için alacaklı yeniden bir mehil verebilir ve bu sefer istediğini seçip talep etme yetkisine sahip olacaktır.
 
Kanunda bazı istisnai haller de bulunmaktadır:
   1) Ticari satımlarda; derhal beyanda bulunulmazsa ve yeniden mehil verilmezse; buna göre kanun ; aynen ifadan vazgeçtiğiniz ve müspet zarar tazminini istediğinizi kabul ediyor.
   2) Ticari işlerde; vade kesin vade olmasa dahi bir belirli vade olma koşulu söz konusu ise bu halde mehil vermeye gerek yoktur.

 Mehil vermek bir külfettir , borç/edim yükümlülüğü değildir.Ancak mehil verilmesini gerektirmeyen haller de mevcuttur: (BK/m107-TBK/m123)
   1) Borçlunun davranışlarından veya durumundan mehil vermenin bir anlamı olmadığı anlaşılıyorsa bu durumda mehil vermeye gerek yoktur.
   2) İfa mümkün, kesin vadeli bir işlem yok,borçlu hala ifayı yerine getirebilir ve alacaklı da isteyebilir,herhangi bir imkansızlık da yok ancak alacaklı için edimin ifasının bir anlamı kalmadıysa bu durumda da mehil vermeye gerek yoktur.
   3) Kesin vadeli işlemler
 
 Kanun bu hallerde mehil vermeye gerek olmadan alacaklının ek haklara ulaşabildiğini söylemektedir.