Kartvizit Önsöz

Kasım 2012 | Rasih Uğur Uyanık, Mimar
Buldum neden böyle olmasını istediğimi. Derinlerden çıktı. Yıllar öncesinden. Koca yemek masasının üzerinde yayardı kağıtlarını, notlarını, kitaplarını, raporlarını ve de en önemlisi daktilosunu. Yamacına yanaşıp çok izledim; dudaklarında tekel 2000, dumandan gözlerini kısarak, aklının hızında kullandığı parmakları ile daktilonun bandını sola doğru harf harf ilerletişini. O haftasonu teyakkuz halinde olurdu ev hali. Rutin bozulurdu. Mesala maç seyretmezdi o haftasonu veya erkenden pazara giderdi. O haftasonu; evde, mesai var olurdu. Mesai hali ruhiyesine çok küçük yaşta şahit oldum. Bilinirdi, o bakış yüzünde iken şımarıklık yapılmazdı. O gün yemek yerken itiraz edilmezdi. Televizyon seyredilecekse sesi kısık, oyun oynanacaksa odada sessizce. Bunlar gibi pek çok bilinenler aklıma daktilo fontları ile kaydedilmiş demek ki. İlk mesai, ilk proje, ilk imza günleri gelip dayanmışken ve tabiki sıra ilk kartvizite gelmişken daktilo fontları kullanılmazsa olmazdı. Olmamalıydı.

Babama ait en derin izlere saygı ile...