Kısa bir Ara : Dikkat Uzun Bir Yazı Çıkabilir !!

Kasım 2012 | Curcunam, Blog Yazarı
Blog Yazarlığı

Blogumu açtığım zaman herkesin hayatında olduğu gibi kendimce kötü bir dönemden geçiyordum. Blogum ile kendime terapi yaparken bir yandan eğlenmeye ve ciddiye almaya başladım. Yola çıktığım zaman ne olacağı belli değildi :) Bloggerlığı ciddiye almaya başladığım zamanlar zorlandığım ve hayal kırıklığına uğradığım çok oldu. Her blogger gibi konunun okunduğunu görerek bir çok konuma yorum gelmemesi sorunuyla karşılaştım. Bu motivasyon olarak beni etkileyerek, bırakmayı düşündüğüm günler oldu. Sonraları elimden geleni yaptığımın, bir çok blogdan daha farklı ve özverili olduğumun bilinciyle kendim için devam ettim. Geri dönüşleri günümüzün en kaliteli bloggerlarından hep güzel sözler duyarak, desteklenerek aldım. Bu benim doğru yolda olduğumun en güzel örneği ve hediyesiydi. Etliye sütlüye bulaşmadan, hayatımda olan duruşum gibi doğrularımdan şaşmadan, hırslara yenik düşmeden, kimseyi incitmeden bugünlere geldiğimi düşünüyorum.

Kozmetik mi, stil mi, kişisel mi derken moda konusunda ilerlemeye başladım. Kozmetik adına çok bir şey katabileceğimi sanmıyordum. Çünkü ben makyaj malzemesi konusunda cimriyimdir. Atıyorum üç ayrı ton pembe rujum varsa onlara yakın bir alt tonuymuş, yok simlisiymiş, pullusuymuş diye para vermeye acırım. Bu tabii benim kişisel görüşüm :) Kozmetik bloglarından da çıkmam mesela. O da ayrı bir ironi :)) Parfümler, kremler ve vücut spreyleri konusuna girersek çıkamayız. Benim ilgi alanım bunlarla sınırlıdır :)

Stil olarak çoğu bloggerın giydiği isimlerden oluşan dolabım ile sizlere pek bir şey katabileceğimi düşünmedim. Bir blogger topuklu giyiyorsa vayy efendim niye hep böyle dolaşıyorsun? İşte o günlük değil. Biz sokakta böyle giymeyiz oluyor. Spor olan bloggera işte sen niye hiç topuklu giymiyorsun hep babet, spor ayakkabı diye laf söyleniyor. Şunu aldım, bunu aldım diye yazamam. Çünkü ben gizemi severim. Bir arkadaş buluşmasına gittiğim zaman Tuğçe bugün ne giyecek demeliler, çatlamalılar :)) Ben yazmışım, yazmışım... Arkadaşım dese bana aaaa blogda yeni aldım diye yazdığını giymişsin diye çok bozulurum valla :))) Yine bu benim düşüncem tabii. Stil bloggerlarını çatır çatır gezmesini ve zevkle okumasını da bilirim :)

Kişisel olarak görüşlerimi yazmak çok fazla sert olabilirdi. Lafımı asla esirgemeyen biri olmamdan kaynaklandığı için :) Ben de bunları kullanarak bari moda ile ilgili yazayım en iyisi diyerek ünlülere saydım sövdüm, yeri geldi övdüm :) Son zamanlarda içime sinerek yazılarımı yazmaya başladım. Çünkü artık tecrübe edinmiş, kendimi geliştirmiştim. Daha çok her giyileni değil, benim gözümden önemli gördüklerimi size aktarmaya çalıştım. Bundan sonrası için de çok güzel planlarım vardı. Taaa ki son zamanlara kadar!

Blogum bana uğurlu gelmiş, bir sürü güzel işler edinmiş ve ilerlemiştim. Tabii bunun blogdan kaynaklanan bir avantajı yoktu. Tamamen kişisel hayatımdan edindiğim fırsatlardı. Bir kaç ayımı güzel heyecanlar ile geçirmişken, şimdi hayatımı değiştirecek bir başlangıç ile karşı karşıyayım kariyer bakımından. Bu benim haftanın 6 günü 15-16 saat çalışmamı gerektirecek bir iş olacak. Bu şu demek oluyor... Zorunlu ayrılık vakti geldi çattı :(

Blogumu çok seviyorum ve bırakmak hiç istemiyorum. Bir çok olumsuzluğu atlattım ve en keyif aldığım zamanların içindeydim. Bu iş ile hiç bir şekilde vakit bulamayacak hale geleceğim için bir süreliğine buralarda olmayacağım. Sonsuza dek demiyorum! Çünkü ben yine buralara döneceğim. Sadece işleri yerine oturtabilmem adına sosyal hayatımı bırakmayı geçtim, kendime bile zaman ayıramayacağım bir döneme geçtim. Her şey benim için çok daha güzel olacak ve değeceğini umuyorum... 

Curcunam ismini hiç bir zaman istemedim, sevmedim, bütünleşemedim. Aceleye gelen bir isim olmuştu :) Bloga döndüğüm zaman belki daha kişisel ve daha ben olan bir blog ile dönebilirim :) Çünkü bu blog dışında açıkçası moda ile bu kadar ilgilenmemiştim. Tamam babam tekstil işinde, ben kendimi bildim bileli evde yurtdışından alınan moda dergileri hep olmuş ve modanın kalbinin attığı şehirle hep bir bağlantımız oldu. Benim belki asiliğimden kaynaklanan bir şekilde hep bu alandan uzak durmak istedim. Araştırıp, okusam, takiplesem bile bünyem bir türlü buna ilgi duyduğumu kabul edemedi :) Bu yüzden beni gerçek anlamda yansıttığını düşündüğüm bir blogum olmadı. Yine adını sevmesem bile içimde yaşadığım curcunayı geri döndüğüm zaman yansıtmak istiyorum. Bu bir kaç aylık olduğunu düşündüğüm bir süreç.

Çok yazdım ve sonuna kadar okuyacak insanı şu anda alnından öpüyorum :)) Bir kaç ay benim için uzun bir süre ve bunun için vedalaşırken iki kelime ile ara vermek istemedim. Fırsat buldukça yazmaya çalışacağım. Ben buraları çok sevdim. Ortak düşüncelere sahip olduğum bir sürü güzel insanla konuştum, tartıştım... Hayatımda bugüne kadar edinmediğim tecrübeleri burada kazandım, öğrendim. Sanki uzun yıllar çalıştığım bir ofisten ayrılıyormuşum gibi geliyor şu an evet hüzünlüyüm :) Bu arada hiç bir şekilde Twitter ve Facebook adreslerimi kapatmıyorum. Yani buralarda olmaya, takip etmeye devam edeceğim.

Umarım beni özlersiniz! Çünkü ben çok özleyeceğim... Bana şans dileyin buna ihtiyacım olacak :)

Herkese sevgiler... Çok çok teşekkürler!!

Curcunam