Kıskanma konusuna küçük bir bakış

Ağustos 2016 | Marty Mcfly, Emekli
Bir şarkı sözü ile girelim konuya :

"Henüz on yaşında bir kardeşim var , seni ondan bile kıskanıyorum.. !! "

Hakkı Bulut'un bir dönem milyonlar satan kasetlerinden birinin hit parçalarından olan bu şarkı , bir dönemin psikolojik bozukluğunu mu , yoksa topyekün insan ırkının şizofrenik oluşunu mu dile getiriyor bilemedim.

Fakat kıskanma denilen hadisenin temelinde yatan etkenin , elde tutma olduğunu düşünmekteyim.
Kendimi sana ait hissediyorum sözünün alt mesajı nedir : ait / sahip ?

Halam ve eniştem kırk yıldır evliler.
Halama sordum , hiç onu kıskandın mı ?
Enişten çok kitap okurdu dedi. Okudukça öyle bir karaktere yürüdü ki , beni asla aldatamayacak kadar yüce bir insan olduğunu farkında vardı ; çünkü bir insanın yalnız ve yalnız kendini aldatacağını ve bunun da nasıl büyük bir yıkım olduğunu biliyordu.

Entellektüel bakış açısı bu şekilde.

Bir de okuma yazma bilmeyen babaanneme kulak verelim.

"Deden koca adamdır. Gözünü bende açtı benle kapadı . En son dedim ki , adam adam bak gidiyorsun söyle bakalım başka kadına hiç baktın mı ; bana dedi ki senden başka bu dünyada kadın var mıydı ki bakem ey karı.. "

Naif , latif , ve gülümseten bir aidiyet..

Çok geniş bir alanı var kıskanma meselesinin ; mesleki başarıyı kıskanma , kıyafeti kıskanma vb gibi ama ; en magazinel taraftan yaklaşmak istedim.

Saygılarımla.