Kontrollü Miktarlarda Alkol İçmek Beyin Hücrelerini Öldürür Mü?

Ağustos 2014 | Şaman, İnşaat Mühendisi
21
Mit: "Alkol içip durma, her seferinde beyin hücrelerini öldürüyorsun, yazık değil mi? "


Gerçek: Bildiğimiz anlamıyla "alkollü içecek" tüketimi ile beyin hücrelerinin ölmesi arasında doğrudan bir ilişki kurabilen hiçbir araştırma bulunmamaktadır. Alkolün aşırı dozlarda tüketildiğinde zararlı olduğu, kontrollü tüketimi halinde genellikle yararlı olduğu kadar net bilinen bir gerçektir. Ancak aşırı alkol tüketiminin beyin hücrelerinin ölümüyle ilişkilendirilmesi mümkün değildir. Saf alkol, birçok hücre gibi beyin hücrelerini de öldürür ve bu yüzden dezenfektan olarak kullanılır; ancak eğer ki saf alkol tüketmiyorsanız (ki genelde kimse tüketmez), böyle bir sorunla karşılaşmazsınız. Ancak yapılan araştırmalar göstermiştik ki, "alkollü içecekler" içerisinde bulunan alkol yüzdesi göz önüne alınırsa, bir bireyin kendisini öldürmeden önce beyin hücrelerine doğrudan zarar verebilecek miktarda alkol alması olanaksızdır. Dolayısıyla bu miti doğru kılacak kadar alkol tükettiğinizde, zaten ölmüş olacaksınızdır.

Bilgi-1: Alkollü içecek tüketiminin beyin hücrelerine zarar veremeyeceğini ilk defa ispatlayan kişi 1993 senesinde yaptığı araştırma ile Grethe Jensen olmuştur. Sürekli ve yoğun olarak alkol tüketimi yapan bağımlılar ile alkolü hiç tüketmeyen kişilerin beyinlerindeki nöronların sayıp eşlediklerinde, gerek sinir hücresi yoğunluğu, gerekse de genel sayı bakımından arada hiçbir fark tespit edilememiştir. Sonrasında yapılan birçok diğer araştırma da, bu sonuçları doğrulamıştır. Dolayısıyla alkol bağımlılarında görülen ölümcül sorunların hiçbiri, beyin hücrelerinin ölmesi ile alakalı değildir.

Bilgi-2: Alkol tüketiminin kontrollü miktarda ve düzenli olarak yapılması durumunda yaşlılığa bağlı zihinsel bozulmaların önüne geçtiği görülmüştür. Bunlardan en tipik olanı, İtalya'da yapılan bir çalışmada 65 yaş üzeri insanlardan ömrü boyunca hiç alkol tüketmemiş olanların %29'unda zihinsel bozulmalara rastlanmıştır. Öte yandan, aynı yaş grubunda olup da düzenli olarak ve kontrollü miktarlarda alkol tüketenlerde görülen zihinsel bozulma oranı %19 civarında kalmıştır. Bu ve bunun gibi araştırmalar, kontrollü ve düzenli alkol tüketiminin sağlığa faydalı olabileceğini göstermektedir. Ancak "kontrollü ve düzenli"nin tanımının bireysel olarak düzgün yapılması çok önemlidir ve genellikle günde 1 kadeh şarap ya da haftada 3 şişe bira gibi, sanıldığından daha seyrek miktarlara denk gelmektedir.

Bilgi-3: Öte yandan, alkol tüketiminin miktarı ve düzeninin kontrol edilememesi durumunda doğabilecek zararları saymakla bitmez. Örneğin, her ne kadar alkol tüketimi beyin hücrelerini öldürmüyorsa da, bu hücrelerin birbiriyle iletişim kurmalarını önleyebilmektedir. Bu da, nöronların dendrit denen sinyal alıcı uçlarının zamanla zarar görmesine ve iletimde sıkıntılar yaşamasına neden olabilmektedir. Muhtemelen alkolün beyin hücrelerini "öldürdüğüne" dair mit, bu bozulmalara dayanan araştırmalardan doğmaktadır. Beynimizde bulunan 100 milyar civarındaki sinir hücresi (ki bunların %10 civarı gliya hücresi denen destek hücreleridir), alkolün bu sorunlu etkilerini kısmen de olsa maskeleyebilecek yapıdadır. Yapılan araştırmalar, en ileri düzeyi alkol bağımlılarında bile alkolün bırakılmasından sonra dendritlerin iyileştiği ve eski kapasitelerine geri dönebildikleri gösterilmiştir. Dolayısıyla bağımlılık seviyesine çıkılmadığı müddetçe, beyne alkolle zarar verilmesi oldukça güçtür.

Bilgi-4: Yine bağımlılık düzeyine çıkıldığında görülen sorunlardan biri, Wernicke-Korsakoff Sendromu adı verilen ve kafa karışıklığı, koordinasyon sorunları, halüsinasyonlar, hafıza problemleri, göz sorunları ve hatta koma veya ölümle sonuçlanabilecek sorunlarla karakterize edilen bir sendromdur. Bu sendrom sırasında alkolün aşırı miktarlarda ve çok uzun süreler boyunca tüketilmesi dolayısıyla B1 Vitamini (tiyamin) eksikliği oluşur. Gerçekten de, alkoliklerin %80'inin B1 Vitamini eksikliği sorunu yaşadıkları bilinmektedir. Alkol, vücudun tiyamini emmesini zorlaştırır. B1 Vitamini'nin eksilmesi, sinir hücrelerinin ölmesine neden olabilir. Bu da, mitin doğmasındaki temel kaynaklardan birisidir. Ancak dikkat edilebileceği üzere, bu sorun alkol tüketiminden değil, alkol bağımlılığına bağlı olarak gelişen tiyamin eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Üstelik yapılan diyet araştırmaları, çoğu alkoliğin tiyamin eksikliğinin alkolün emilimi azaltmasından ziyade, aynı zamanda alkoliklerin diyetlerinin de bozuk olmasından kaynaklandığını göstermektedir. Dolayısıyla günlük ve sıradan tüketim için beyin hücrelerinin ölümüyle alkolü ilişkilendirmek bu açıdan da mümkün değildir.

Bilgi-5: Mitin temel aldığı gerçeklerden bir diğeri de, aşırı ve uzun süreli alkol tüketiminin beyin hücrelerini öldürmese bile, yeni beyin hücrelerinin oluşumunu engellemesidir. Ancak yapılan hayvan deneylerinde, alkol bağımlılığının kaldırılması ve alkol tüketiminin durdurulması sonucunda beynin daha önceden alkol sebebiyle üretemediği hücreleri de üretecek kadar fazladan çalıştığı görülmüştür. Tabii ki, eğer ki beyninizin bunu sağlayabileceği kadar süre tanımazsanız ve abartılı süreler boyunca alkol tüketirseniz, böyle bir iyileşme görülemeyecektir.

Uyarı ve Bilgi-6: Burada söz konusu olan alkol bağımlılığı değil, sıradan ve kontrollü alkol tüketimidir. Alkol bağımlılığını savunabileceğimiz veya sağlık için zararlarını göz ardı edebilmemizi sağlayan hiçbir araştırma bulunmamaktadır. Alkol bağımlılığı her haliyle kötü ve derhal aşılması gereken bir durumdur. Üstelik alkol bağımlılığı, her zaman "İstemesem içmem. " seviyesinde kendini göstermeyebilir. Eğer ki böyle düşünüyorsanız, ancak yine de her gün ve çok miktarda alkol tüketiyorsanız, farkında olmadan çoktan bağımlı hale gelmiş olabilirsiniz. Benzer şekilde, alkol bağımlılığında illa kişinin sarhoş olması gerekmez; kimi zaman ayık kalabilecek kadar içenlerde de alkol bağımlılığının çoktan geliştiği durumlar görülebilir. Dolayısıyla eğer ki eş-dost görüşmelerinde "sosyal içici" olarak bilinen şekilde tüketmiyorsanız ve her gün, düzenli olarak ve "günde 1 kadeh veya haftada 3 şişe" seviyesinin ötesine geçiyorsanız, alkol bağımlılığı sorununuz olabilir. Hatta bu seviyenin altında bile kimi zaman bağımlılığın geliştiği görülebilir. Dolayısıyla böyle bir sorundan şüpheleniyorsanız, en kısa sürede bu sorunun üzerine eğilmenizi tavsiye ederiz.

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)


kaynak: evrimagaci.org/fotograf/56/6300