<br>KÖŞE YAZISI " MESAJ "

Kasım 2012 | Ali Okur, Genel Yayın Yönetmeni

Yaradılışımız ile birlikte öğrenmeye başladığımız bu dünya üzerindeki yaşam mücadelemizde, bizi biz yapan her özellik taşıdığımız genlerimiz ve sosyal çevremizdeki deneyimlerimiz ile anne rahminden doğuma ve doğumdan ölüme kadar uzanan olağan üstü bir sıra dışılık harikasıdır.

Tüm yaşadıklarımızdan elde ettiğimiz tecrübelere dayalı kazanımlarımızın tamamı bizi biz yapan özelliklerimizin temel taşlarıdır.

Yaradılmışların en şereflisi olarak ve bizi özenerek Yaradan Allah tarafından yaratılan her bir insan, Yaradan’dan dolayı sevilmeye ve saygı görmeye şartsız layıktır.

Mükemmeliyet ise zerreden bedene, bedenden ruha uzanan bir bütünün tamamıyla kendi karmaşık hayran olası döngüsü içerisinde dahi bir fenomendir.

İnsanı insan kılan ise sahip olduğu vücud ile bedeni görünümü, vücuduna anlam veren ve değer katan onu o yapan yaşayışına sebep olan can, canı ve bedeni Yaradan’a kul eden Yaradan’dan gelen Ruh’u dur.

Sahip olunan bilgi beceri yetenekler ile beraber, şekli güzelliğimiz simalarımız olgunluk ahlak dini inanç ve sosyal ilişki kurabilme uyumluluk sıra dışı başarılar iyiliklerimiz kötülüklerimiz hatalar acılarımız sevinçlerimiz aşklarımız üzüntülerimiz yaşam sürecinde, ekilmiş ve büyüyen, olaylarla biçimlenen harmanlanan her bir insanın, insanlığının yaradılış sebebi Rabbi’ne şükretmeye ve ben’den biz olamaya uzanan yoldaki zorlu sınava tabi olamaya zorunludur.

İnsan; insani değerleri imanı ve inancı ile birlikte Yaradan’ın yüce lütfu ve emaneti olanı algılayan, anlayan her insan, şeytani olan tüm olumsuz davranışlardan, riyadan gıybetten kibirden ve “Ben” şirkinden bir başka insana yapabileceği her hangi cahil gaflet ve delaletten arınmış olarak şerefle yaşayabilir.

Zor olan, insana yakışmayanı yapmaktan uzak durmak, nefse ve şeytana uymadan şer ve ahlaksız olan her şeyden uzak insana insanca ve hak ettiği şerefli şekilde yaşayabilmektir.

Yasak olan her şey tatlı güzel ve ulaşılması gereken hedef gibi görünür ve zaaf içinde olan herkesi davet ederek cezb eder, adeta onu çağırır ve beni al ben senin için vazgeçilmez olanım ve ben senin için varım der ki insanı en zayıf anında adeta vurur ve çepeçevre kuşatır hatta kendine aşık eder.

Yaradan Allah Teala’ya her halde ve şart’ta hamd etmek, isteyerek ve istemeyerek yaptığımız hatalardan dolayı pişman olmanın farkına varıp da tövbe etmek, sahip olduklarımızı bize nasip eden ve sahip olmanın anlamını bize yaşatan, her şeyin sahibi olana Rabbi’mize teşekkür etmek, tevazu ile ihtiyaç sahiplerini aramak onlara ulaşmak ve gönül büyüklüğü etmeden asla kibirlenmeden ve mutlaka verirken incitmeden yardım etmek ne güzel şeydir.

Ne güzeldir !...

Selam vermek ve selam almak, ne güzeldir haram’a bulaşmadan helal kazanmak, ne güzeldir ki, riya kibir gıybet gurur olamadan kelam paylaşmak, herkes ile dost ve arkadaş olmak, her hangi bir zulme sebep olmamak ve zulme uğramamak, fakir olmadan zengin olmak, zengin olduğunun farkına servet sahibi olmadan varmak, hak edenin hakkını, hakkınca eksiksiz eli titremeden ve teri kurumadan vermek verebilmek, verdiğinde ve sahip olmadığında gözü olmamak, ne güzeldir…

Ne güzeldir birlik olmak, aynı lokmayı paylaşmak, ihtiyaç sahibini arayıp yardımcı olmak, benden önce senin olsun diyebilmek, komşusu yada dostu aç iken boğazından lokma geçmemek, yardım için yarışmak, her faydalı işe herkesten önce koşmak, hatta dua ederken dahi, ben değil önce ihtiyacı olana ver Rabbim diyebilmek, her halde her haline şükretmek, Ne mutlu ki, ismi bir yerde anıldığında, tüm yüzlerde tebessüm ve gönüllerde ise taht kurmak, ne de güzeldir, hem de ne güzel….

Bir insana dostum demek, komşum demek, hemşerim, vatandaşım ve milletim demek, toprağı ekmek biçmek ve paylaşmak, toprağa yaradan aşkıyla yaklaşmak, ceddin mirasına sahip çıkmak, vatan aşkına varmak, mirası miras etmek ne güzeldir.

Kolay olan parçalamak ve bölmek, küfretmek, yediğin kaba pislemek, çirkin olmak, basit olmak, ahlaksız ve saygısız olmak,insanlıktan çıkmak.

Adam olmak ve insan olmak için 40 yıl gerek, insanlıktan çıkmak için ise çirkinlik ve ahlaksızlık sadece bir sebep.

Allah, herkese herkesin yüzünde bir tebessüm olmayı ve tüm gönüllerde taht kurmayı nasip etsin,

Riyadan gıybetten haramdan uzak olabilmeyi, kaldırabileceğimizden ağırı ile imtihan edilmemeyi nasip etsin,

Başımıza layık olmadığımız yönetimleri ve layık olmadığımız yöneticileri getirmesin,

Yaradan ilhamımızı ilmimizi imanımızı daim, neslimizi baki, birliğimizi kaim eylesin,

Bizleri ceddine layık, nesline örnek, düşmanına dahi dost olabilme örneği , düşmanın gönlünde ise korku sebebi, Dostlarına ise Aşık eylesin.

Lütfen; hep beraber temennimize icabet edelim , herkesle paylaşıp dillere pelesenk edelim,


DUA & AMİN


“Öyle bir Dua etmek isterim ki; herkes o anda AMİN desin,

Öyle bir AMİN demek isterim ki herkes o anda DUA etsin! ”



Ünlü bir söz şöyle diyor,


" Basit Beyin’ ler İnsan’larla uğraşır,

Orta seviye Beyinler Olaylarla uğraşır,

Büyük Beyinler ise Fikirler ile uğraşır!... "


“Basit olanı herkes, Zor olanı ise “Büyük İnsanlar” başarır!”




Ceddim TÜRK & Neslim TÜRK & İyalim TÜRK


Bizler ki fikir insanlarıyız, Ceddimiz bir Çağ Açmış ve bir Çağ kapatmıştır,

İmanımız ise, nice Sed’leri sınırları aşmış, İsmi ’miz de Cihan ’a ulaşmıştır,

Bizleri herkes tanır, ismimiz anıldığında ise kim olsa toparlanıp, Destur alır,

Bizi tanımayanlar ise ancak, Gaflet ve Delalet içinde, Ceddi Gayip olanlardır.

Yazan: Ali OKUR




VATAN & BAYRAK

”Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,

Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır”.

Arif Nihat Asya




NEFSİ MÜDAFA

" Benim Hakkım’a tecavüz edilme niyeti hasıl olduğu an,

Nefsi Müdafa hakkı, kaçınılmaz ve en doğal hakkımdır! "




"Yurt’ta Sulh Cihan’da Sulh!”



Baş Komutan

Cumhuriyet’in Kurucusu

Mustafa Kemal ATATÜRK




Savaş ve Barış

" Barış için atılan İmza 'daki Kalem 'den akan Mürekkep,

Savaş'ta dökülen Kan 'dan çok daha Kutsaldır! "



İstiklal Marşı


Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.



Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,

'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?



Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.



Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.



Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.



Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.



Allah Rahmet Eylesin

Mehmet Akif Ersoy

Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi

Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!



Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Köşe Yazıları

ÖNEMLİ NOT:

Her şeyden kıymetli olan ve her bir karış toprağı ceddimizin kanı ile yoğrulmuş bu Aziz Vatanımızın topraklarını bölmeye çalışan gaflet ve delalet içindeki adı ismi her kim olursa olsun, tüm göz dikenler;

Tüm varlığımız ve inancımız ile, sahip olduğumuz eşi benzeri olmayan birlik ve bir bütün olabilme özelliğimiz ile ,tarihte yazılmış olan ve tarihlere kaynak olmuş o mücadelenin aynısının, hatta daha da destansı şekilde yapılacağından ve bu aziz vatan topraklarını, kokuşmuş niyet ve nefeslere hiçbir zaman, asla ve asla lokma edilemeyeceğinden hiç kimsenin tereddüdü olamamalıdır.

“ Bir Türk ’ün dostluğunu kazanmak, hayatta yapılacak en kararlı ve en doğru hareket,

Bir Türk ’ün hasmı olmak ve düşmanlığını kazanmak, en hatalı ve en yanlış harekettir.”

Saygı ve Sevgilerimle,


Ali OKUR

Genel Yayın Yönetmeni

Konya’nın Nabzı Gazetesi

KORKMAZ MEDYA GRUP