masallar

Temmuz 2012 | Esra Bayındır, Mimar
Herşey küçükken dinlediğimiz masallarla başladı. Bir masalda kahraman olma hayalleri yerleşti belleğimize önce. Pamuk Prenses, Sindirella, Uyuyan Güzel, onları kurtaran prens, yedi cücelerden biri olmak isteyen biri bile vardı belki.

Büyüdükçe masallar değişti yerini filmlere bıraktı. Bu kez filmlerdeki kahramanlardan olmak istedik. Ama temelde hep bir kahraman olma isteği vardı çoğumuzun içinde ve hep başkasının hayatında bir kahraman olmayı istedik nedense…

Belki yanan bir evden kurtararak, ya da denizde boğulmaktan, intihar etmek üzereyken köprüden yakalayarak belki, belki de birini kaçacak kadar çok severek vs vs vs. Hepsi aynı sonuç için kurulan hayaller, birinin hayatında kahraman olmak isteği…

Çoğu insanın kendi içindeki hiçi, azı, korkağı yenmektir amacı hayatla başetmenin yolu budur onun için. Birine tutunmak ama en afillisi tutunduğunu belli etmemek. Sırtında bir pelerin, yüzünde maske ile.

Oysa ki kendi hayatının kahramanı olmaktır asıl mesele. Maskesiz, pelerinsiz, hikayesiz. Hayatı abartmadan, kendini azaltmadan, dev aynasına bakmadan, herşeyi olduğu kadar görmektir kahramanlık, namı değer insanlık…

Havaya Z çizmek için fazla gerçek hayat duyurulur uyuyanlara hala masalla…