Matrix Filmini Berkeley'in Felsefesi İle Karşılaştırma

Haziran 2013 | Nursel Akçay, Felsefe Bölümü Öğrencisi
Filmde ilk dikkatimi çeken şey; özgürlüğü elde etme yoludur. Aklını özgür hale getirdiğin zaman (mesela; yer çekimine bağlı olmayı bırakmak ya da ''kesin olur'' diye düşündüğün şeylerden vazgeçip başka olası durumlarında olabileceği düşüncesinin üzerinde durarak) insanın gerçekten özgür hale gelebileceği söylenir.
George Berkeley

Berkeley'in felsefesine göre, ''algılanmak var olmaktır.'' Yani; bizim cisim diyerek bahsettiğimiz şeyler, biz onları algıladığımız sürece var olabilirler. Bir başka deyişle, var olmalarının nedeni; bizim, Tanrı tarafından gönderilen ide öbeklerini algılıyor olmamızdır. Ve algıladığımız için de, ''gerçektir'' diyoruz. Matrix'te ise; o "ide öbeklerini" her ne kadar dokunsakta, hissedip algılıyor olsakta de öbekleri (cisimler) gerçek değildirler. Dokunma, hissetme yani algılama sadece beyne yollanılan sinyallerden ibarettir ve ide öbekleri de gerçek değildirler.

George Berkeley

Matrix'te aklın gerçekten özgürleşirse, zihninle her şeyi olanaklı hale getirebilirsin. Ama Berkeley'in felsefesinde Tanrının göndermiş olduğu ide öbeklerini olduğu gibi algılamaktan başka çıkar yol yoktur. Üzerinde değişiklik yapabileceğim tek ide öbeği çeşiti; kendi imgelemimle meydana getirdiğim ve Berkeley'e göre ''gerçekliği'' olmayan ide çeşidimizdir. Farklı algılayışları açıklamada yetersiz kalması ve Berkeley'in felsefesine gelen eleştirilerden biri de budur. Tam olarak imgelem ürünlerimiz ve geçeklik arasındaki fakları ortaya koyamıyor. Ve ayrıca Matrix'te insan çok daha sınırsız özelliklere sahip bir varlık olarak anımlanırken, Berkeley'in felsefesinde daha sınırlı bir varlık görüşü hakimdir.

Matrix filminin bir repliğinde Neo; ''Hayatım boyunca anılarım oldu, hiç biri yaşanmamış.'' demiştir. Bu sözünde aslında Neo; her ''şeyin'' aslında zihninde olup-bittiğine gönderme yapmıştır. Berkeley de tam olarak bunu söyler aslında; ''Her şey zihnimize gönderilen ide öbeklerinden ibarettir. Bizim dışımızda olan şeylerin gerçeklikleri yoktur. Matrix'te bu olay genel olarak'' gerçek olmayan'' olarak tanımlanırken, Berkeley'in felsefesinde, bu tam olarak ''gerçekliğin'' ta kendisidir.