M.Ö.

Ocak 2013 | Esra Bayındır, Mimar

Gecenin bir yarısı görünen rüya ile irkilip sabaha kadar uyuyamadığınız anlardan. Herkes yaşamıştır hayatında bir kaçkez o anları. Ben yine kocaman bir hata yaptım belkide hayatımboyunca yaptığım en büyük hata.Aslında çok bildik bir hata ama bu kez üstesinden gelmem güç.Belki artık yorgun olduğumdan belki bu kez cidden çok güvendiğimden .Çok çok çok farklı davrandım.Yıllardır bu kadar rahat olmadım.kendimi o kadar çok bıraktımki akışına çok emindim.Ondan kendimden bizden.Hiç bir engel yoktu her şey çok doğruydu. Ne oldu yine ne oldu nerde koptu film ve neden bu neden neden nedenlerle kalışım her seferinde beni çok yoruyor.bir gün bir kaç saat önce ne kadar özelken bir kaç saat içinde en tersine dönen bir duygu olabilir mi ?Bana baktığında ne gördü ben ona baktığımda ne gördüm. Dünyanın en huzurlu sarılmasını yaşadık. Hiç gerçeği ve olması gerekeni çok net bildiğiniz halde çaresizce olanlara boyun eğdiğiniz oldu mu? Olmuştur elbette ben dünya üzerinde sadece bir kişinin yaşadığı bir şey olduğna inanmıyorum.Hayatlar birbirinin tekrarından ibaret. Aslında her anıyı bir yerlerde başkaları da aynı şekilde yaşıyor ve her yaşayan yer yüzünde o an sadece o kadar çok acıyı o hissediyormuş sanıyor.Her acı çektiğimizde daha önce bu kadar acı çekmemiştik sanıyoruz.İnsan doğası her şeyi hazmetme üzerine kurulu iken bir yandan da kabullenmeme temelinde her şeye isyan ediyor sanki sonradan hazmetmiyecekmiş gibi. Bildim bileli hüzünlüyüm ben bildim bileli çaresiz hissederim.Dirençlerim vardır güçlü çıkışlarım hızlı inişlerim.Ruh halimdeki iniş çıkışlar adını şimdi hatırlayamadığım o lunapark treni gibi.Hep yüreğim ağzıma gelir midem bulanır ya da kahkaha atarım hiç ortası bir ruh halim olmadı ya çok mutlu ya çok mutsuzum.Ortalarda yaşamayı öğrenemedim oldum olası. Dinliyordum elimde telefon yatakta kırmızı çarşafımın üstünde üzerimde beyaz bornoz duşa girmeye hazırlanıyodum çünkü. Yatak başlığına dayandım ve dinlemeye başladım.Bana o kadar yorgun bir tonla anlattı ki yaşadıklarını hiç soluk almadan o ana kadar kurduğu en uzun cümlelerle en uzun konuşmayı yapmıştı.Amacı beni engellemekti düşüncelerimden uzaklaştırmak.Hata yaptığımdan yapacağımdan o kadar emindi ki.Oysa ki ben sözlerimin yer yüzünde söylenmiş en matıklı cümleler olduğuna emindim halen daha eminim.Bana saçmalama dedi.Oysaki daha mantıklı olduğum tek bir an yoktur o andan.Ben ölmeyi seçiyorum ölmeyi seçeceğim.Daha fazla katlanmak istemiyorum bu saçma rezilliğe adına hayat denen.Keyif almıyorum tad almıyorum nefes bile almıyorum çoğu zaman.Kırılıyorum kırılıyorum kırılıyorum.Kendimi ait olmadığım bir partide bulmuş gibiyim yine kendimi bildim bileli.Hiç bir şeyim uygun değil yanlışlıkla davetiye gelmiş ben de istemdışı katılmışım. Hayır dedi yaşamalısın.Hayat b.ktan bir yer beklentilerin yanlış iyi insan anlayış mutluluk bekleme ama yaşamak zorundasın yaşamak zorundayız.Çok saçma dedim.Nenden bu soytarılığa devam etmeliyim ve sen neden bu kadar nefret ettiğin bir şeye devam etmek zorunda hissediyorsun kendini.Öyle olmak zorunda dedi.İnançlar değil mi dedim.İnançlı bir insansın ama sana bir sır vereyim cennet cehennem yok ölünce bitiyor bu kadar nefret ediyorsan şimdi bitirebilirsin her şeyi . Beklemene gerek yok.Çok kararlıydı gördüğüm insanlar içinde kendini en çok kandıran oydu.Midemin bitmek bilmeyen ağrılarının nedeni de kendini kandırmasıydı ama bunu bilmiyordu.Bunu ona söyleyemezdim ki .söylerdim de inandıramazdım. Kabullenmekten çok uzaktı. Aklından geçenler kalbinden geçenler karışmış, ayıklayamadığı ocda düşüncesinin arasında beni kendince bir yere koymuş herkesi kendince yerlere yerleştirmişti.Oysa ki ve benim için çok maalesef ki o yerlerin tamamı yanlıştı.Çok net görüyordum ama değiştiremiyordum müdahale edemiyordum.Müdahale etmeye ne hakkım vardı ne egom izin verirdi bu mücadeleye.Onu kararına teslim edip uzaklaşmaktan başka şansım yoktu. Telefonu kapadım , duşa girdim , ağladım.Bitti…