Motosikletlerle Toroslar, Karacaoğlan Sevgi Yolu - 1. Gün

Ağustos 2012 | Oğuz Nar, Grafiker & Front-end Developer
12 motosikletli arkadaşım ve çok değerli kültür sanat insanı S. Haluk Uygur rehberliğinde yaptığımız tarih ve kültür dolu gezimiz. Bu geziyi kendim anlatmak yerine motosiklet dünyasına yabancı Haluk Uygur'un yazısını eklemeyi daha uygun buluyorum. Bir sanatçının dilinden motosiklet gezisi nasıl oluyormuş görelim. Sadece fotoğraf altyazıları bana aittir.


Türk Chopper Motorsiklet Kulübünün Kültürel Rotası
Chopper diye yazılıyor, “Çapır”olarak okunuyor. Türkçedeki karşılığı gezinti motosikleti gibi bir şey… Kamuoyu en çok onları Harley Davidson'lar ile tanıyor ama Honda, Suzuki ve Yamaha marka olanları da var. TürkChopper ise bir motosiklet kulübü.

Motosiklet
1. gün 09:00'da tüm arkadaşlar Adana-Mola tesislerinde toplandık.

Gezinti tipi motosiklet kullananların bir kısmı bir araya gelerek topluca motosiklete binmenin zevkini çıkarıyorlar. Ancak bu arada trafik kurallarına uymanın kültürel bir davranış biçimi olarak topluma yer etmesi için çalışıyorlar. Yani Türk Chopper üyeleri aynı zamanda birer kültür insanı…

Motosiklet
Vakit kaybetmeden yola koyulduk malum Ekim sonuydu gece soğuğuna kalmak istemiyorduk.


Adana’da Doğmuş
Kültür denilince Çukurova’da akla gelenen önemli insanlardan biri de tartışmasız Karacaoğlan. Teninin karalığına inat, ak ve pak bir yüreği olan bu adam Türk şiirinin en önemli ustalarından biri. Adana doğumlu… Daha doğrusu Adana’nın sırtınıdayadığı Toroslar’ın çocuğu. Karacaoğlan aşık olmuş kendisi gibi kara; karaolduğu kadar da güzel bir kıza… Bu aşkın etkisiyle söylemiş de söylemiş… Aşk çaresiz olunca da şiirlerin sonu gelmemiş…


Karac’oğlan der ki konanlar göçmez,
Bu ayrılık bizlen arasın açmaz,
Bir kötü gönlüm var güzelden geçmez,
Ne güzele doymaz gözüm var benim.



Mut’ta Ölmüş
Ancak o zamanlar ne radyo var ne de televizyon. Elde saz dilinde söz düşmüş yollara… Kah yürüyerek, kah at sırtında… Garibim Toroslar’da doğdu, haliyle yörüklerin gittiğinden başka yol bilmez ki. Kısacası onların izinden yürümüş, tüm Toroslar’ı dolaşarak şiirlerini halka dinletmiş. En sonunda da bugün ismi Karacaoğlanolan Mut’un bir köyünde de ölüvermiş.

Çoşkuyla Düştük Yollara
Hani sizlere bu Türk Chopper kültür adamı dedim ya… Tutturdular biz Karacaoğlan’ın gittiği yollardan motosikletle giderek, onun mezarında saygıduruşu yapacağız. Amacımız; onun yaşadığı yerleri tanımak, onu anlamak ve(ilk kez değerli güzel yazı ustamız Etem Çalışkan’ın önerdiği) Toroslar üzerinde onun gittiği rotayı takip eden “Karacaoğlan Sevgi Yolu” projesinin yaygınlaşmasınısağlamak.


“Ağlayı ağlayı düştüm yollara,
Karışayım boz bulanık sellere,
Adı sanı bilinmedik illere,
Gitmeyince gönül yardan ayrılmaz.”



Karacaoğlan Sevgi Yolu İki Etap
Karacaoğlan Sevgi Yolu” iki parkurdan oluşuyor. Tufanbeyli hizasından başlayıp, Saimbeyli, Feke, Kozan, Akören, Aladağ, Karaisalı, Pozantı şeklinde devam eden Aladağlar Parkuru birincisi (veya buna Adana Toroslar’ı diyebiliriz)… İkincisi ise, Mersin sahiline tepeden bakan “Taşlık Kilikya” denilen etap.

Taşlık Kilikya Tarih Demek
“Taşlık” kelimesi dağları yani Toroslar’ı,“Kilikya” kelimesi ise bölgemizin antik dönemini simgeler. Yani ismi duyunca bile bu yollarda gezgini neyin beklediği az çok anlaşılıyor. Biz birinci parkuru bu kez pas geçip, Türk Chopper Ellaussa Sebaste antik kentinin kenarından (Ayaş- Kumkuyu)Toroslar’a çıkınca beklediğimizle hemencecik karşılaştık.
Motosiklet
Motosiklet
Önünden onlarca kez geçtiğimiz bu tarihi güzellikleri hiç farketmemişiz, Mersin - Silifke yolu arası Ayaş beldesinde ana yoldan ayrıldık.
Harita : goo.gl/maps/uxujf

Motosiklet
Tarihi bilen bir kişi ile yola çıktığımız için çok şanslıyız.


Motosiklet


Motosiklet
Yol üstündeki köylerde ilgiyle karşılanıyoruz, Haluk Uygur'u buralarda tanımayan yok gibi. Bu köylerde ciddi bir su sıkıntısı var ve köylülerde kendi bütçeleri ile dağlardan boru çekmiş ve yüzyıllardır yaşadıkları arazilerine depo niyetine havuzlar yapmışlar, sonra devlet burası sit alanı havuz yapamazsın diye dava açmış.


Motosiklet
Motosikletleri bırakıp uzun bir yürüyüşten sonra bu kadar engebeli taşlık bir alanda bu muntazam güzellikteki çukuru görünce şaşırıyorsunuz. Kesin bir bilgi yok ama meteor çukuru olduğu söyleniyor. (Kazancılı Çukuru)
goo.gl/maps/zh4qx



Motosiklet
Denizden uzaklaşıp yükseklere doğru yol alıyoruz, bu yollara chopperlarımız ile girdiğimiz için hepimiz stresliyiz :) ama dönmek yok, yola çıktık bir kere...

Motosiklet

Motosiklet

Motosiklet

Motosiklet

Motosiklet
Yol boyunca heryerde tarihi bir yapı çıkıyor karşımızda. Zaman tünelinden geçmiş gibiyiz.


Motosikletler İle 2500 Yıllık Tarihin İçinde
Ellaussa,
Çatıören, İmirzeli, Canbazlı,Uzuncaburç ve Karacaoğlan… Her taraf tarih…
Hem de az buz değil en az 2500yıllık. Yani Selefkos, Roma, Bizans,
Osmanlı ve bizim Karacaoğlan’ın yörükleri yan yana oturuyor buralarda,
birbirineezgi yetiştiriyorlar. Ve çakı gibi tek tip giyinmiş Türk
Chopper üyelerinin kontrolünde köyleri geçen 13 pırıl pırıl motosikletin
senfonik sesi(Choppercılar bu terimi kullanıyor) bu ezgilere karışıyor.
En arkada seyreden (onlar artçı diyor) motorda nazlı nazlı dalgalanan
al bayrağın da etkisi olsa gerek, köylüler bu geçişi saygı ile
izliyorlar. Bir zamanlar Karacaoğlan’ı izledikleri gibi…


“Karac’oğlan, size bakar sevinir;
Sevinirken kalbi yanar, köyünür;
Kımıldanır hep derdlerim, devinir;
Yas ile sevincim yıkışır dağlar.”


Yas İle Sevincim Yıkışır Dağlar
“Karacaoğlan
için yas bir ölümden öte sevgisiz kalmak demekti.” diyor yörüğün biri…
Bir Türk Chopper ise; “ Öyleyse sevinç de, ölerek sevgisizlikten
kurtulmak olmalı…” diye tamamlıyor onu. Uzuncaburç’tan sonra dağ yolunu
takipederek Mut’a doğru yol alarak, ulaşabildiğimiz mezarını görünce,
Karacaoğlan’ın ne demek istediğini daha iyi anlıyoruz. İsterseniz önce
mezar yerinin tam tarifini verip, sonradan bu konuya geri döneyim.

Karacaoğlan’ın Mezarına nasıl gidilir?
Uzuncaburç’tan
çıkıp Mut yazan levhayıtakip ederseniz eğer, bir müddet sonra sola
dönen bir yolun başında görünür bir şekilde “Karacaoğlan” işaretini fark
edeceksiniz. Yaklaşık 10 kilometre sonra Karacaoğlan Köyü’nü görüp
pasgeçmelisiniz. Hiç sapmazsanız eğer yo lsizi Karacaoğlan’ın makamının
(ihtiyatlı olmak için “makam” kelimesini sembolik mezar olabilir
anlamında kullandım) bulunduğu 1330 metre yükseklikteki tepeye
taşıyacaktır.



Motosiklet
Yükseklere çıktıkça ormanlık alan başlıyor, virajlı yollar bozuk olmasına rağmen keyifliydi.

Motosiklet
Mezarın olduğu tepeye çıkan yol o kadar bozuk ki traktör yada arazi aracı ile çıkmanızı tavsiye ederim. goo.gl/maps/xiel4


Motosiklet
Sonunda Karacaoğlan'ın mezarındayız, karşı tepe de Karacakız'ın mezarı olduğu söyleniyor.

Karacakız’ın Vasiyeti
Tepeye ulaştığınızda öyküyü orada sizi bekler bulup, “Yas ile sevincim yıkışır dağlar” mısrasının anlamını çıkartı vereceksiniz… Bunun için keskin gözlerlekarşı tepeye bakmanız yeterli olacak. Ömrü boyunca Karacakız’ın sevdası ileyola düşen usta nihayet bu köyde onunla karşılaşır. Ancak kızın bir bey olan babası Karacaoğlan’a kızını vermez. Bunun üzerine Karacakız geride bir vasiyet bırakarak canına kıyar; “Madem ki yaşamdabir türlü kavuşamadık; bu büyük sevgiyisimgelemek üzere beni yüksek bir tepey egömün. Karacaoğlan ölünce de onu karşı yüksek tepeye gömün. Kavuşamamış olsakbile aşkımızın simgesi yüksek tepelerden birbirimize bakalım. Böylece ölümün yarattığı üzüntü, belki sevince dönüşür.”

Motosiklet
Bu arada havanın güneşli olduğuna bakmayın hepimiz donuyorduk.

Motosiklet


***Ben bu öyküyü anlamlandırdığım an istem dışı Türk Chopper’a dönüverdim birden. Amacım benim düşündüğümü onlarla da paylaşmaktı. Ancak Türk Choper çoktan sağ ellerini kalplerinin üzerine getirerek, Karacaoğlan Tepesinden küçücük görünen karşı tepedeki Karacakız Türbesi’ne saygılarını gönderiyorlardı bile.

Motosiklet


Motosiklet
Hava kararmaya başladı, Mut / Kozlar Yaylasında kalacağımız otel'e doğru yola koyulduk. Gezinin devamını bir sonraki yazıda anlatacağım...


Yazı : Haluk Uygur, Oğuz NAR
Fotoğraflar : Haluk Uygur, Erhan Yelekçi