Ölüm neyin yoluna...

Ağustos 2014 | Fatih Metin, Film Yapımcısı

İki yerde argo kelimeler kullanmışım ve bu sebeple o kelimeler ... ... ... ... ... ... İle değiştirilmiştir.

Varlığı dert yokluğu dert. Namert olmuş millet. Kahpe, arsız, hırsız... Ecdadın kemiklerini sızlatır soysuz. Müslümanı kırdırmış müslümana inançsız, dinsiz imansız. Münafık, kamera karşısında Allah'ü Ekber demiş durmuş namaza. "Haram ama acizim, işliyorum. " dememiş caiz demiş, mübahlaştırmış vicdansız. Anası, avradı olmuş dilinde namussuz. Toplulukta konuşmuş, inanmış, inandırmış yalanına; bacısının namusuna göz dikmiş, bunu cihada bağlayıp helal diyen ... ... ... ! Dillerde pelsenk olmuş cümleleri topunun, soy yok iman yok ... ... ... ... ... ... Ölmek için yaşadı benim milletim.

1435

Bayrak indirtmedi, ezan dindirtmedi Mehmed'im. Şeref, namus haysiyet dedi, vatan dedi, bayrak dedi, aşk dedi... Allah aşkı dedi... Feda dedi bu can feda dedi bu aşka. Allah aşkına bakmadı arkasına giderken ölüme. Kelime-i şehadet getirdi tebessümle verdiği canda... Ölürüm sebeplerim bunlar olmalı dedi benim milletim ve elhamdülillah dedi Müslümanım, elhamdülillah Türküm.

Ne Mutlu Türküm Diyene...



... ...






Fatih Metin

05.07.2014 / 04:00