Ölümün gerçek yüzü olan mezarlıklar

Kasım 2016 | Siran Camgöz, Turizmci
Her gittiğimde ölümü bir kez daha anlamaya çalıştığım yerdir mezarlık. Olum gerçeği ile yüzleştiğim sevdiklerimi gördüğüm ve andığım. 2 aile mezarımız olduğu halde mamam ile birçok mezarı ziyaret eder, su döker, çiçek koyar ve onların ruhuna dua ederiz. Daha 5 yaşında olen de var 90 yaşını deviren de. Aralarında hiç tanımadıklarım olduğu gibi tanıdıklarım da var. Zamanlı ölüm gibi hiç sırasının olmadığını düşündüğüm de var. Mezar üzerinde resimlere, doğum tarihlerine, yazılarına uzun uzun bakarım. Sahipsiz veya ziyaretçisi olmayan mezarlar hemen belli eder kendini, kurumuş çiçekleri ve büyümüş otlarıyla. Üzülürüm onlar için, hortumu alıp elime sulamaya çalışırım hepsini.
Mezarlık ziyaretlerimiz ayin gibi olur bizde. Terapi, bir nevi rahatlama. Kim bilir ne hayaller, acılar, hırslar, kızgınlıklar ve sevgiler birikmiştir onlarda ve bir kez daha hatırlarım son yerin orası olduğunu.
Duaya başlarım sonra " Tanrı sıralı, zamanlı ve eceli ile olum versin" diye.