Oxymoron Desk by Anna Lotova

Şubat 2014 | Rasih Uğur Uyanık, Mimar
Anna Lotova demiş ki;
Şekil, malzeme ve renk arasında tezat ararken, malzemelerin doğal davranışlarına yer vermeye çalışıyordum.

Bir mimar olarak masabaşında ve stresli bir mesai yapmak zorundayız. Evde geçirdiğimiz zamandan çok ofiste zaman geçirmek zorunda kalıyoruz.

Keyifli bir çalışma ortamı yaratabilmek için düşünemeye başladığım zaman insanların ofis ortamında sevip sevmediklerini araştırmaya başladım.

Sıklıkla karşılaşılan sorunlar rahatsız mobilya, karmaşa, düzensizlik

Oxymoron masası birbiri ile çelişen ve birlikte yeni bir anlam kazanmaya çalışan iki malzemenin etkileşimden ortaya çıktı.

Masa kontraplak iki tabaka ve bunların arasındaki iki katman köpükten oluşur. Köpük tabakalar arasındaki boşluk kitap, kalem, fotograf gibi parçaların depolanması için kullanılabiliyor. Masanın yüzeyindeki köpüğe kitabı açık halde yerleştirdiğiniz zaman ellerinizi kullanmadan kitabı okumaya devam edebilirsiniz.

Masa iş ve ev ortamı için hoş taze bir yenilik oluşturur. Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Mimari

Neden bunu paylaştım diyecek olursanız; öncelikle tasarımcının web sayfasını ve portfolyosunu incelemenizi öneriyorum.

annalotova.com/? Page_id=2

Gördüyseniz eğer yeni mezun bir mimar.

Bu masa ile ilgili sölemek istediğim asıl nokta ise; yanılmıyorsam eğer müşterisiz bir ürün olması. Anna; sadece ofis ortamında ve veya kendi çalışma mesaisi içerisinde kafasını kurcalayan, aklına yatmayan, sorun olarak gördüğü bir probleme dair bir fikir geliştirmiş. Haklısınız biz de çoğu zaman pek çok fikir geliştiriyoruz. Bu masa sayesinde ortaya çıkan fark ise bu fikrin gözümüzün önünde de olduğu gibi gerçekleşmiş olması.

Kişisel olarak dikkatimi çeken bir noktaya daha değinmek istiyorum. Bu iş özelinde tespit ettiğim gibi mi bilmiyorum ama bizim sektörümüzde müşterisiz üretim yapmak neredeyse imkansız ve fakat gene bu masa pekala olabileceğinin de somut bir örneği.

Günümüz piyasa koşullarında mimar artık masa başında oturmaktan vazgeçmek zorunda. Müşteri bekleyen değil müşteri yaratan, müşterinin aklında olmayan aralığı bulup çıkartan, kabaca gelen kalıplarda değil, bizzat iş kalıbının tanımının da yaratıcısı olmak zorundadır.