Özgür İrade Diye Bir Şey Var mı?

Kasım 2014 | Rıdvan Bayhan, Teknik Öğretmen
Thomas, ” dedi ve elini
ceketinin cebine vurdu,“Burada yazan şeyler hakkında fikrini almak istiyorum. ”
Tamam.. ”
Thomas elini cebine attı, bir kağıt parçası çıkardı ve açtı. Metne bir göz attı ve babasına bakmak için döndü.
Sana okuyayım mı? ”
Olur. ”
‘“Rab mahirdir ama zalim değildir. Doğa sırlarını sinsiliğinden değil,
özündeki yüceliğinden dolayı saklar'”

Manuel Noronha gülümsedi.“Bunu kim demiş? ”
Einstein.
Matematikçi başını salladı.“Haklı. ”
Peki, bu ne demek? ”
Manuel tekrar esnedi.“Yoruldum, ” dedi.
“Sana yarın açıklarım. ”


***
4010

Manuel Noronha'nın
mutfağa gelmesi yarım saat aldı. Karısının tahmin ettiği gibi
açlıktan ölüyordu. Thomas yulaf ezmesini hazırladı ve karşılıklı
masaya oturdular.
Einstein’ın söylediği şu sözü bir daha söyle, ” dedi
Manuel kaşığını ağzına götürürken. Thomas odasına
gitti ve kâgıt parçasıyla geri döndü.
“Getirdim, ” dedi ve tekrar yerine oturdu.
'“Rab mahirdir ama zalim değildir. Doğa sırlarını sinsiliğinden değil, özündeki yüceliğinden dolayı saklar. ’”
Babasına baktı.“Sana göre bir bilim adamı bununla neyi kastetmiş olabilir? ”
Yaşlı matematikçi bir kaşık daha yedi.
“Einstein evrenin yapısına has niteliklerinden bahsediyor: pek çok sırrının hâlâ büyük bir gizlilikle korunmasından. Bir muammayı ne kadar açıklamaya çabalarsak her zaman bizim onu tam olarak anlamamıza mani olan
mahir bir engel ile karşılaşırız. ”
Anlamadım. ”
Manuel Noronha kaşığıyla havada daire çizdi.“Belirlenimcilik ve özgür irade. Çağlar boyu filozofların kafasını kurcalamış ve daha sonra da fizikçi ve matematikçiler tarafından devralınmış bir sorun. ”
Kaderimizi bizim tayin edip etmememizden mi bahsediyorsun? ”
Manuel başını salladı.“Evet. Sence? ”
Özgür olduğumuzu söyleyebilirim. ” Thomas pencereyi işaret etti. “Mesela ben buraya, Coimbra’ya gelmeye karar verdim. ”Babasının kâsesini işaret etti.“Ve sen de gevreğini öyle istediğin için yiyorsun. ”
Acaba? Bu kararları gerçekten de özgürce verdiğimizi mi düşünüyorsun? ”
Evet, öyle düşünüyorum. ”
Coimbra’ya psikolojik olarak benim hasta olduğuma koşullandığın için gelmedin mi? Ben de bu yulaf ezmesini psikolojik olarak buna koşullandığım için ya da bir TV reklamından etkilendiğim için yemiyor muyum? ”
Dediğini vurgulamak için kaşlarını kaldırdı. “Ne ölçüde özgürüz biz? Kararlarımızı özgürce veriyoruz gibi görünüyor ama asıl kökenlerini incelediğimizde çoğu zaman farkında bile olmadığımız pek çok etken tarafından koşullandığımızı fark ediyoruz.Özgür irade mi, yoksa sadece bir illüzyon mu? Her şey acaba önceden mi
belirlenmiştir, biz bunun farkında olmasak bile? ”
Thomas oturduğu yerde kımıldandı.
“Bu sorular iki ucu keskinbıçak gibi, ” diye yorumda bulundu.“Bilim adamları ne diyor? Özgür müyüz,
değil miyiz? ”
Asıl soru da bu zaten, ” dedi Manuel Noronha muzip bir gülümsemeyle
Eğer yanılmıyorsam belirlenimciliğin ilk savunucusu Yunan filozof Leukippus’tur. O hiçbir şeyin tesadüfen olmadığına ve her şeyin bir nedeni olduğuna inanmıştı. Platon ve Aristoteles de tam tersini düşünmüş ve özgur iradeye de yer vermişlerdi. Kilisenin de kabul ettiği göruş. Nihayetinde bu onların yararınaydı! Eğer insanların özgür iradesi varsa dünyada olan kotülüklerden artık Tanrı mesul tutulamazdı. Özgur iradeye sahip olduğumuz görüşü yıllarca hüküm sürdü, ta ki Newton ve bilimdeki gelişmeler ışığında belirlenimciliğe geri dönülene kadar. On dokuzuncu yüzyılın başlarında en önemli matematikçilerden biri olan Pierre-Simon Laplace evrenin temel
kanunlara itaat ettiğini gözlemledi. Ona göre bizler eğer bu
kanunları ile evrendeki her cismin ve parçacığın konumunu, hızını ve doğrultusunu bilirsek onun geçmiş ve geleceğini bilebiliriz; ama ancak bu elementler önceden tayin edilmiş ise. Bu da 'Laplace’in şeytanı’ olarak adlandırıldı: her şey önceden belirlenmiştir.”


Tanrı'nın Formulü - José Rodrigues dos Santos - Syf: 256, 258, 259, 260