Peki ben ne yapmak istiyorum?

Ekim 2012 | Can Çınar, Üniversite Öğrencisi

Sanal gerçeklik adına daha fazla şeyden bahsetmeden önce benim sanal gerçeklikle olan bağımdan bahsetmek istiyorum. Gelecekteki uzmanlık alanım belli, ne olduğunu tahmin etmişsinizdir :) 10 sene sonraki teknolojiyi gözünüz önüne ele almanızı ve söyleceklerimi gözünüzden canladırmanızı istiyorum. Şu videoya bir göz atın. Dakika 1:00'den itiabaren izleyin.

Bu videoda gösterilen oyunu bir simülatörde oynadığınızı hayel edin. * 3D sesler * Başınızdaki aparat sayesinde, kafanızı nereye çevirirseniz orayı gösteren 3D görüntü sistemi


* Yürüme bandınız (gerçek hayattaki yürüme hissinden bir farkı yok), oyundaki karakterinizin adımlarını, gerçek adımlarınızla yönetiyorsunuz.

Yürüme bandı bence gelecekteki sanal oyun simülatörleri için vazgeçilmez olmalı. Siz yürüyünce, hareketiniz ne yönde olursa olsun bu yürüme platformu onu algılıyor ve ona göre üzerinde bulunduğunuz yürüme bandını hareket ettiriyor. Böylece, gerçek hayattaki yürümekten bir farkının olmadığı için siz simülatörde olduğunuzu unutuyorsunuz bile.

* Ve bence en güzel his.. Bu oyundaki bir canavar size dokunduğunda onu hissediyor olacaksınız. Yürüme bandı ve dokunma hissi hakkında uzun bir yazı yazmayı planlıyorum. Çünkü bence ikisi de sanal simülatörler için büyük bir devrim niteliğinde.

Düşünün. Oyun odasına giriyorsunuz, ama gözünüzde bir gözlük var ve dışarısını göstermiyor. Yürüme bandına çıkıyorsunuz ve sessizlik oluşuyor ve oyun başlıyor. Gözlüğünüzdeki 3 boyutlu görüntüde bir şeyler seçilmeye başlıyor ve çok geç olmadan karanlık aydınlaşıyor.

Önce bir garipseme evresi, sonra keşfetme uğraşmaları. Simülatör ile deneyim kazanmalar başlar. Sınırları zorlamak istersiniz, "bu alet en fazla ne kadarını yapabiliyor?" diye.

Sol elinizi kaldırırsınız ve oyundaki karakteriniz de sol elini kaldırır. Eğilirsiniz, karakteriniz de eğilir. Yürürsünüz ve oyundaki karakteriniz de yürür. Peki ya koşmayı denemek? İşte bu aklınıza gelmeyecektir çünkü kendinizi oyuna kaptırmış olursunuz.

Ve... koşmanız gerekecektir ve koşarsınız koşarsınız ve simülatör hala gerçekliği korumaya devam eder. Oyunda kaçtığınız, ondan uzaklaşmaya çalıştığınız şey size gittikçe yaklaşıyordur ve size bir darbe indirmek üzeredir. Peki ya acıyacak mı? Bu darbeyi hissedicek misiniz? Bu bir soru işareti olarak kalsın demek isterdim ama evet, o acıyı hissediceksiniz..


Korkudan çığlıklar atacaksınız, belki de oyunu durdurmak isteyeceksiniz. Şimdiden söylemek istiyorum, gerçekçi oyun deneyimi derler ya hani, oyunda olduğunuzu unutacağınız bir teknoloji geliştireceğim önümüzdeki yıllarda...