Ruhsuz Gemi

Aralık 2013 | İlginc Adam, Yazar
Deneme

Uzun zamandır meşgaleden başımı kaldıramadığım gibi, standartlarımla da ilgilendim. Yalnız sadeleşmekten bir türlü kendimi alıkoyamamak beni yıprattı diyebilirim. Velhasıl kelimeler ve cümlelerden vazgeçmeyeceğim. Hem mesleki hem özel hayat ne kadar şekil değiştirse de ben yine bendim, bilek güreşinde ayna karşısında kendimi yenmeliyim. Umudun uzaklarda olmadığını yanı başımdakilere göstermek için gıcırtılı sesler çıkartarak fazla dikkat çektim. Aslında o kadar farklılıkların arasında beyaz kalmak mümkün değil, ya gri olacaktım ya da bir başka renk. Ben kırmızıyı seçtim, içinde ruh taşıyan bir rengi... Tek zaafım fazla kalp kırmadan konuşmaktı, son zamanlarda olmadığım biri gibi çok kırdım ve bir o kadar da ben kırıldım. Terazimin dengesini sağlamak için farklı insanlar tanımayı seçerdim ama bu sefer böyle olmadı, tam tersi sadeleşmek için ayrıntılarımdan fedakarlık ettim. Sizler için anlamsız ama benim için bu ayrıntılar o kadar çok önemli ki...

Düşler ormanı kurmak gerekir bazen, vicdanınızı terbiye etmek için, benim bu ormanımın yarısı yandı maalesef. Yalnız yanarken vicdan duygum çok acı çekti ve o kadar hassas oldu ki, ufacık bir olayda hemen kan damlatıyorlar... Mutlu eden tek yanı hala bir masmavi gökyüzüne sahip olması... Bazen ufacık bir kelime insanın ilik kemiğine öyle bir batar ki, acısına vicdan duygularınız kana bulanır ve artık hiç bir şey hissetmezsiniz.
Kalp cümlelerin bir esiri ama bunu bilen çok az insan var. Konuşurken sanat gibi dökülen kelimelerin dipsiz kuyulardan çıkan madenlerin sohbetlerine benzer, çok kıymetlidir.

Kıymetimizi zamanımıza yenik düşürmeyelim...

ilginc adam