Rüzgar Enerjisi / İnteraktif Kariyer / Adli Bilişim / Sosyal Girişimcilik

Nisan 2012 | Redeye, Avukat
Bir BM projeksiyonu sayılabilecek olan kurumlar arası kümeleşmeler ve TTGV sunumlarında da bahsedilen hibrid (melez) yapılaşmaların bireysel ölçekte tasarlanması açısından günümüzde sayısı gittikçe artan toplantı vb. etkinliklerin önemi üzerinde durmaya gerek görmüyorum. Keza bilgi paylaşımının ve etkileşimin arttırılması suretiyle olumlu sonuçlar elde edilmesi yüksek bir olasılık olarak gözükmektedir.

Ancak bu noktada süreç verimliliği üzerinde durmak uygun düşecektir. Bu bakımdan, nasıl iyileştirmeler gerçekleştirilebilir düşüncesi ile karşılaştırmalı değerlendirmeler yaparak gözlemlerimi aktaracağım.

Özellikle son dönemde İstanbul"da katıldığım toplantılara dair genel bir sıkıntı olarak içerik ve akışın önceden kesinlikli olarak planlanamadığını gözlemledim. Kalabalık şehir yaşantısının koşturmacası içinde katılımlara dair aksaklık makul kabul edilecek olmakla birlikte sunumların süresinin uzaması, dolayısıyla devamında soru-cevap bölümlerine yeterli süre ayrılamaması gibi hususlara dair çözümler üzerinde düşünmek gerekmektedir (soruların dijital ortamda aktarılabilmesi gibi anlık etkileşim araçları düşünülebilir). Buna ek olarak özellikle üniversitelerin, internet sayfalarında kendi etkinliklerini duyurma açısından yetersiz kaldığına, pek çoğunda etkinliklere dair bağlantılara ulaşmanın zor olduğunda dair görüşümü de aktarmalıyım.

Öncelikle gerçekleştirdikleri başarılı organizasyon açısından YTÜ REK (ruzgarenerjisikulubu.com) ekibine, teşekkür etmek isterim. Keza (karşılama ve yönlendirme faaliyetleri vb.) organizasyonel yapı yanı sıra sektörel paydaşların yoğun katılımı ile içerik açısından dolu dolu bir süreç ortaya koymuşlar. Girişte verdikleri yaka kartı (zannımca RFID teknolojisi ile çalışarak) toplantı salonunda geçirdiğiniz zamanı ölçüyor ve bunun sonucunda %70 civarında bir katılım gerçekleştirenlere sertifika veriliyordu. Hafta içi günlere denk gelmesinden ötürü öğrencilerin ders aralarında da katılımına imlan sağlamak için toplantılar devam ederken katılımcıların giriş ve çıkışlarına müdahale edilmiyordu. Ancak programın sarkmasının önüne geçilemedi.

Etkinlik biçimlerini gözlemlemek açısından katıldığım Boğaziçi üniversitesinde gerçekleşen AIESEC interaktif kariyer zirvesinde ise, sponsor (dolayısıyla hediye, eşantiyon vb.) bolluğuna nazaran içeriği zayıf bulduğumu belirtmeliyim (belki de 'interaktif (etkileşimli)' sözcüğüne aldanmışımdır). Öte yandan akış içinde soru-cevaba zaman ayrılması bakımından diğer etkinliklerden farklılaşan bu toplantıda etkileşimin daha etkin bir biçimde sağlanmış olmasının da hakkını vermek gerek. Girişte cep telefonundan kare barkod okuma sisteminin niye kullanılmış olduğunu çözemedim. Görevli arkadaşların toplantı devam ederken fuaye alanlarına çıkmama neden kızdıklarını da anlamlandıramadım. (Güncelleme: 23.04.12, ben bu yazıyı hazırladıktan sonra katıldığım bu toplantılar arasında geri dönüş yapılarak fikrimin sorulduğu tek etkinliğin de bu olduğunu belirtmek icap eder)

Harbiye Askeri Müzesinde gerçekleştirilen Euroforensics Uluslararası Adli Bilimler Konferans ve Sergisi ise gerek sergi tarafında tanıtımları yapılan yazılım, cihaz vb. gerekse eş zamanlı olarak 4 farklı salonda yürütülen toplantılar arasında (ders seçer gibi) bir toplantı salonundan diğerine koşturmayı gerektirecek içerik yoğunluğu bakımından göz kamaştırıcıydı. Özellikle de program kitapçığında 4 farklı konu başlığına ilişkin olarak renklendirilmiş çizelgeyi, böyle kapsamlı bir faaliyette gereken yönlendirme ve kolaylığı sağlaması bakımından takdire şayan bulduğumu belirtmeliyim.

İTÜ'de gerçekleştirilen SOGLA Sosyal Girişimcilik konferansı (sogla.org) ise kendilerinin de vurguladığı gibi sponsor kalabalığı/karmaşası yaratmadan gerçekleştirilmiş olmakla birlikte birazdan değineceğim çeşitli yönleri ile fark yaratan bir süreçti. Öğle arası sonra Boğaziçi Caz Korosu gibi (enfes) sanatsal etkinliklerle desteklenmesi; fuaye alanlarında yer alan sütunlara asılan A1-2 ebatlarda kağıtlara çeşitli konu başlıkları altında görüş sunma imkanı tanınmış olması gibi bakımlardan ufuk genişletici bir etkinlikti denilebilir. Ancak girişin önceden kayda bağlanmış olması ve etkinliğe yakın tarihlere değin kayıt yapılamıyor olmasını bir eleştiri gerekçesi olarak ileri sürebiliriz. Bununla birlikte içerik gayet zengin ve katılımcıların sunumları oldukça etkileyiciydi. Teknoloji kullanımınınsa (görebildiğim kadarı ile) salonda jammer (sinyal kesici) kullanılması ile sınırlı kaldığını ve sıklıkla sunumlara ilişkin bilgisayar aksaklıkları yaşandığını da hatırlatmak gerek. Süre kullanımı sorunları bu toplantıda da kendini göstermiş olmakla birlikte bu toplantıdan hafızalarda kalacak olan Van İnci kefalinin hamisi olarak görülebilecek Prof.Dr. Sn.Mustafa SARI hocamızın 'icat çıkarma' başımıza mantığı ile mücadelesine dair Cem Yılmaz anlatımlarına taş çıkartabilecek hikayesi olacaktır.

Yakın zamanda katıldığım diğer etkinliklerde ise teknoloji kullanımına ilişkin genel bir yetersizlik olduğunu düşünüyorum. Etkileşim ve bilgi aktarım süreçlerinin hızlandırılmasında faydasını görebileceğimiz infografiklere(*) ise bu toplantılarda rastlamak pek mümkün olmadı. Genel bir bakışla değerlendirecek olursak da Özyeğin üniversitesi etkinliklerinin özellikli konulara değinmesi bakımından bir fark yarattığı söylenebilir. Ancak yukarıda da işaret ettiğim üzere bu etkinliklere internet siteleri üzerinden ulaşmak güç olabiliyor. Son olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum: 14 Nisan tarihinde Marmara üniversitesi Haydarpaşa kampusunda gerçekleştirilecek olan çeşitli kanunlardaki değişikliklerin fikri haklara etkisine dair toplantı(**) teknoloji ve bilişim gibi yenilikçilik gereği yoğun alanlarda çalışanlar açısından yararlı olabilecektir.

(*) Bir örneği için bkz: artevplatform.org/artev-tanitim-videosu.aspx

Bir başka örnek için bkz: inploid.com/post/infographic-mobile-statistics-stats-amp-facts-2011nbsp/

(**) inploid.com/post/turk-ticaret-kanunu-borclar-kanunu-ve-hukuk-muhakemeleri-kanunudaki-degisikliklerin-fikri-mulkiyet-hukukuna-etkileri/