Sabahları işe giderken pek havalı bulup Amerikan filmlerindeki gibi elinde Starbucks bardağı kıçında tayt altı Ugg'larla yürüyen kokoşlara gelsin.

Kasım 2014 | Şaman, İnşaat Mühendisi
Aslında kokoşları severim ve beğenirim her davranışlarını beğenmesem de. Sabah evden çıkmadan komple bakımını makyajını yapan kadına hayranımdır. Yine de beğenmediğim davranışlarından biri de Starbucks'dan bir işçi ailesinin akşam yemeği fiyatına aldıkları kahvelerle kendilerini Amerikan filminde sanarak tüm kokoşluklarıyla yollarda yürümeleridir.

Yani hani Amerikalılardan ahlak, ya da rahatlık alınması taraftarıyım ama en saçma adetlerini sırf görüntü olsun diye almanın bir gereği olmadığını düşünüyorum. Amerikalıların sadece devlet politikasını değil de içinde yaşayan insanlarını incelerseniz. Namuslulardır, işlerini hakkını vererek yapar alacakları ücreti hak ettiklerine önce kendileri emin olmak isterler. Kimseye kazık atma peşinde değillerdir. Biraz da Hristiyanlıktan gelen güçlü aile bağları vardır. Kadınlarını dövmez, tecavüz etmez, öldürmezler. İkinci sınıf vatandaş olarak hiç görmezler. Rahatlardır, sokakta öpüşür, parkta sevişirler, tanrıları da bu durumu başlarına taş yağdırmak suretiyle cezalandırmaz. Hiçbir zibidinin Central Park'a saçma sapan bir kışla yapmasına izin vermezler, zaten onu yapmaya çalışacak başkanı harcarlar. En büyük ve zengin ülkelerden birine sahip olmalarına rağmen başkanlarının konutu bizimkinin sarayının onda biri boyutundadır. Artık mütevazı olduklarını bile söyleyebiliriz. Bazı da adetleri vardır, işlerini iş yerinde yaptıklarından bazı zibidiler gibi iş yerlerinde kahvaltı ederek işverenlerini sömürmediklerinden iş giderken kahvelerini yolda içerler. Bu adeti görgüsüzce alan kişilerin de en azından bu çalışma ahlakına sahip olması beklenir. Amma ve lakin yurdum çalışanında böyle bir ahlak yoktur, önce lak lak sonra kahvaltı getirtilir, biraz da sosyal medya bakılır, öğlene doğru işe başlanır. Bu asalakların ellerinde şekil olsun diye Starbucks bardağıyla dolaşmasını aşırı kınıyorum...

Neyse gelelim konumuza...

Biraz da Türkçe mealini yazalım, o kokoşlar genellikle bir de fazlaca ilgili ve bilgili olmadıklarından anlamazlar da şimdi, malum dünya kokoşlar için kendilerinin etrafında döner.

Aşağıdaki içeceğin içeriğinden bahsediliyor. Bakalım içinde neler varmış:
  1. 2 Doz karamel renklendirilme düzeyi IV renklendirme kanserojen olduğu düşünülen amonyakla yapılıyor, ürindeki kokan madde yani.
  2. Balkabağı zaten isminde olmasına rağmen içinde yok. Sadece yapay aroması var.
  3. GDO'lu mısır, soya ve pamuk tohumlarıyla beslenmiş inek sütü. İdrar yolları enfeksiyonuna ve kansere sebep olan Carrageenan içeriyor.
  4. Zehirleyici dozda şeker, Grande'de 50gram.
  5. Ne olduğu belli olmayan "doğal" lezzet arttırıcılar. Dünyadaki herhangi bir madde olabilir yani, hani kolada bözek var deniyor ya bunda fil dışkısı bile olabilir.
  6. Mazot gibi maddelerden yapılmış yapay lezzet arttırıcılar.
  7. Koruyucu ve sülfitler alerjik reaksiyona neden olabiliyorlar.
  8. Muhtemelen ilaçlanmış organik olmayan kahve çekirdekleri.
  9. Kullanılan süt her zaman konsantre edilmiş inek sütü, vegan versiyonunda dahi soya sütü değil, inek sütü.


1030