Saian - Kangren

Şubat 2014 | Halil Ertekin, Yazılım Geliştirme Uzmanı


Saian - Kangren feat. Ayşegül Erkurt

" Hayatınız boyunca dinleyebileceğin en anlamlı şarkıdır iddia ediyorum!

Şarkının hikayesi aynen şu şekildedir;

"mersin’de olağan bir yaz içre olağan sıcaklar yaşıyorduk. Aylardır süregelen işsizliğin yaşattığı sıkıntı ve gerilim üzerime tünemişti, kalkacak gibi de görünmüyordu. Bunların üzerine sevdiğim kadının -ona isim gülmesinin güzeli‘ni verdim- annesi kanser tedavisi görüyor, sızımız katmerleniyordu. Gülmesinin güzeli biliyordu ya da hayır! ; hastaneye her defasında (bana baka) ölümü karşılamaya gidiyordu. İçinde kocaman bir dehliz vardı ve umut burada kaybolurdu.

ben o kadınla hiç tanışamadım. Hastane odalarına beni almazlardı, sakıncası vardı. Zaten kimse o durumda birisiyle tanışmak istemez, haklı. En fazla hastane kapısından aydan’ı 5-10 dakika görüp, oradan geri dönmüşlüğüm vardı. Ne zaman aydan’ın yanına o kötü zamanlarında gidiyor olsam kendi kendime içimden ismet özel’in ”(…) sana durulanmış kelimeler getireceğim… çünkü seni dik tutacak bilirim…” dizelerini yineleyip durdum. Onun yanında o kelimeleri hiç bulamadım. Hoş, zaten böyle zamanlarda iyi konuşmasını bilmem. Ben zaten iyi konuşmasını bilmem, ama sıkı düşünürüm (bir gün hastane kapısında eline şiir tutuşturmuştum!) . Kısacası hayat pek iç açıcı değildi. ‘nasılsın? ’ demek ağır geliyor, çoğu gece uyku tutmuyor, uyuyabilmek için dişlerimi sıkarak ıslık çalıyordum. Ya da rüyamda. Gerçeğe eklenmeliler.

dehliz büyük. Okumaktan başka uğraş edinemedim (o sıralar turgenyev‘in bazarov‘una -varolan değerlerin mutlak reddi kesin cezbedicidir hey! - kafayı taktımdı) . Bir taraftan da bu boşluğu lehime çevirmek, ve küçük de olsa bir albüm kaydetmek istiyordum (acıdan ve öfkeden beslenmek gibisi yoktur!) . Çok uzun süre, kayıt yapacak stüdyo bulamadım. Bu kangren‘i yazmama engel olmadı. Sanırım bir hafta içinde yazıp tamamladım. Ayşegül (babası ölü amcamdır, kasım 13’te bulduk ölümü) bahsi geçen zamanın tanığı ve içindeydi. Şarkıma dahil olmasını istedim, oldu.

2012 ağustos’unun, (sanırım) son gününde kaybettik. Artık şarkı çok defa çalındı, çok sigara yandı, çok kişi dinledi. Bugün 18 ocak 2013. Dün gece yine, omzuma ve göğsüme, gözyaşlarını döktü döktü döktü. ”

saian.

Sözleri ise böyledir;
uslandın şehirdeki girdaptan boğuldun velhasıl
söyle sana pencerenden etine saplanan güneşten başka ne lazım?
bakma bana ben fırtına biçmek için rüzgar ekerim
hiç düşündün mü, bir manası var elbet çayla gelen iki küp şekerin?

tamam yaşamak pek iç açıcı değil şu zaman burkuldun.
ama kabûl et sen de farkettin yağmurun nasıl büyüdüğünü yutkundun!
isterdim bir yağmurdan artakalan koku şu şarkıya sığsın
şimdi sana sigaramdan yüz bularak soruyorum, nasılsın?

ben fena değilim sadece biraz laçka!
elimden gelen yok hastane kapısında eline şiirler tutuşturmaktan başka
bir de geceleri uyku tutmuyor, sabahı zor ediyorum
ulan bu öfke denen illet var ya; dişlerimi sıkıyorum!

bazısı beyhude diklenir şu dünyaya hah! Ne diyeyim?
kızıyorsun evet biliyorum ama işte ben onlardan biriyim.
olsun be, tutun yıkılma sakın hep ayakta kal, diren!
ben mesela oturup sana böyle bir mektup yazdım ismi kangren.

Büyük adamsı Saian, vesselam! "