Sarılmak Üzerine

Mart 2014 | Belgi Saygı, Oyuncu
Dünyanın en güzel şeyidir. İşe sarılmak, bir düşünceye sarılmak... Ama en önemlisi bir insana sarılmak. Açıkçası uzun bir zaman sarılmak eyleminin yeterli olduğuna inananlardandım (çok da değişmiş değil fikrim ama...). İnsan gerçeği sarıldığı zaman anlar. Zaten bir kişi uzaktan temas ediyorsa, mutlaka mesafeyi tercih ettiğinden, seni de kırmak istemiyormuş gibi gözükmeye çalışmasındandır.

"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur ve orası hep boştur, Sarılınca sağ tarafını onun kalbi doldurur"

Böyle bir yazı görüp alıntıladım. Hoşuma gitti, aklıma da yattı açıkçası. Ten tene değince ritmler bir süre sonra birbirini dengeler. Omuzlardaki gerginlik azalır. Kalp atışlarınız sakinleşir. Nefesinizi tutmak yerine, rahat alır verirsiniz. Sanki yeniden başlamaya hazırlık gibidir, sarılmak.

Günümüzde kime sarıldığınız önemli olmaya başladı. Aslında insan sarılmak istediği insanı bulur, fakat sarılamaz kaygılarından ötürü. Korkar; anlaşılmaktan, kendini ele vermekten veya yanlış anlaşılmaktan. Halbuki bu cinsel bir arzu değildir, bu paylaşımdır. Bir nevi topraklama diyelim. Kucak açıyorsa sana biri korkmadan gitmelisin, ondan zarar gelmez. Bilakis mutlu olursun.

Herkesin birbirine korkusuzca sarılabileceği günler dilemek isterdim. Ama maalesef kötü bir haberim var; sarılmayı bilmiyoruz, sevdiğimize bile. Ben sarılmayı babamdan öğrendim. Dakikalarca hiçbir şey konuşmadan sarılırdık, sıkı sıkı. Sonra günümüz çok güzel geçerdi. Ayrı da olsak bir daha ki sarılmayı beklerdik. Kalp enerjilerimizin birbirine değeceği, birbirini iyileştireceği.

Sevgilerimizi paylaşmak, sevgiyle sarılmak üzere yazımı bitiriyor ve sarılmak üzerine de bir link paylaşıyorum...

bodytr.com/2013/08/sarilmanin-onemi.html