Şebi Yelda

Mayıs 2012 | Tahir Tığrak, Üniversite Öğrencisi
Şeb-i Yelda sona eriyor..

Gecenin bu uzun mu uzun vakitlerinde senin için yazdıklarımla uykuya dalıyorum.

Boş sayfa kaldı mı bilmiyorum.
Kalmışsa bile senin adını yazmışımdır..

Boş sayfalara seni anlatırken gecenin sessiz saatleri kaçı gösteriyordu hatırlamıyorum.
Aklımda olan tek bir şey, o da sadece seni boş sayfalara anlatmam idi.

Nasıl bir geceydi ki
Bitmek bilmedi.

Bazen hayalin yanımda otururdu, birlikte diviti mürekkebe bandırır, çıkarırdık !
Bazen o söyler ben yazardım,
Bazen de o susar içimden gelenleri okur ve tebessümle onaylardı.

Hatta
Öyle anlar olurdu ki
Ellerim titrerdi, divit elimden düşerdi.
Yerden almaya yeltendiğimde ise omuzuma hafifçe dokunur diviti kendisi alırdı.

Ben
Yazı yazmaya dalıp bir an başımı çevirdiğimde de gözlerimin önünden kaybolurdu !

Hiç anlamazdım:
Yanıma ne zaman geldiğini,
Ne zaman gittiğini..

Hep merak ederdim ama bir türlü sormaya fırsatım olmazdı.
Ya da o an unuturdum.
Bilmiyorum..

Fakat
Nasıl bir uykuydu ki
Uyanmak bilmedim.

Bütün bir gece rüyaydı sanki.
Her şey bir bir gözlerimin önünden tekrar tekrar geçerdi.
Uyanmak isterdim !

Ama gözlerimi açmak istediğimde ise karanlık bir odadaymışım gibi gözlerimin önü kararırdı.

İşte 
Bu yüzden ne gecenin karanlığını ne de uykumu biliyorum.

Şeb-i Yelda sona eriyor..

Gecenin bu uzun mu uzun vakitlerinde senin için yazdıklarımla uykuya dalıyorum.

Uyanmak bilsem de karanlık
Gecenin uzun vakitlerinde boş sayfalarını seninle doldursam da.. Hoşça Kal

Tahir TIĞRAK