SİDİK YARIŞI (AFFINIZA SIĞINARAK)

Haziran 2014 | Güneş Banu Kocatepe, Öğrenci İşleri Müdürü
SİDİK YARIŞI; Afedersiniz diyerek başlayalım söze, sidik yarışından bahsedeceğim zira. Çok tasvip etmesem de kullanılan bir tabir. O halde bende özür dileyerek, yazıyı sidik yarıştıranlara ithaf ediyorum.

Bu tabir gereksiz laf lakırdı içinde olanlar için kullanılsa da, ne yazık ki yarışma ruhu olan çoğu kişide bu ruh hali bünyelerine musallat olmuş.

Sen istediğin kadar yarışma, normal davran , onlar kendilerini bir yarış içinde hissedip ona göre kulvar belirleme derdindeyse çokta yapacak bir şey yok. Yazık bırakalımda uzağa şey ettirsinler o zaman. Belki bir arşın yol giderler.

İçinde kıskançlık duygusunu barındırdığını düşündüğüm bu yarışta, hasetlik o kadar dopinglidir ki muhteremlerde , göz kararır, hırs alevlenir ve kendi belirlediği hedefe kitlenir. Amaç bayrağı almaksa zavallı o çapula ulaşacağım diye türlü numaralar çeker. Kan ter içinde, soluklanır, atağa geçer. Bayrağı alırsa ne ala, ama alamazsa seyreyle gümbürtüyü.

İroni yaratmadan , lafı uzatmadan, eğitim ve kültürün yetersiz kaldığı bu bünyeler uzağa işeyeceğim derken per perişan olur aslında. Hele birde yarışta safta, işte doğruyu yapamıyorsa.

2333

Bu günlerde öyle bir olayın içinde bulduğumdan kendimi, kaleme dökmek farz oldu.

Son derece beraber hareket etmek istediğim bazı arkadaşlar yüzünden, iyi niyet elçiliğimi, yumuşak kalbimi rafa kaldırdım.

Milletin yarış ruhu yüzünden, bir baktım kendimi anlatmak zorunda kalmışım. Sırf onlar yönetime daha yakın diye kendi pencerelerinden anlattıkları için.

Yönetimde sağolsun kankisi olunca muhteremlerin önyargı, algı durumları su yüzüne çıkıp,
sadece muhteremin ev manzarasından penceresinden bakınca olaya, durum vahim bir almış. Tesadüfen çıktığım toplantıda tüm bunları hissedip gerçekleri anlatınca, daha uzağa işemeye meyl etmiş arkadaşlar biraz bozum olsada, bana da yazmak için fırsat çıkmış oldu. Yazı yazacak adama bahane çok ne de olsa.


Diyeceğim şu ki, paylaşamadığınız olaylara dönün bir bakın. Hepimiz aynı kuruma hizmet etmek için buradayız, babamızın yeri değil. Yarışacaksanız, işler doğru gitsin diye yarışın, sen ne kadar uzağa ben o kadar uzağa işiyim olmasın. El birliğiyle mutlu mutlu çalışalım.

Gerçek Yarış, centilmence olur ve içinde gurur ve başarı bulundurur. Eğitim ve kültür meselesidir gerçi bu. Eğer bu türden iseniz, Bu türlerin her yarışı kaliteli olur. Ama birde bu nosyonlar yoksa bünyede, işte böyle çarşafa dolanırsınız.

İyi niyetli, hırssız ama azimli, uzağa ne kadar işeyeceğim diye değil, ne kadar uzağı görebileceğim denen günler olsun.

Affınıza sığınarak, sevgiyle...

G.Banu KOCATEPE