Sonsuzluk

Temmuz 2016 | Insan, Bilimadamı
Sonsuzluk kelimesi ne kadar da anlaşılmaz geliyor, değil mi? On değil, on üzeri on değil, on üzeri on üzeri on değil, Graham sayısı değil, hatta bu sayılar sonsuz yanında bir kum tanesinin evrene oranında kat kat daha küçük hatta 0 kalır. Muazzam, akla mantığa sığmaz bir şey sonsuzluk.
Ama lakin ki, aslında sonsuzluk hayatın ayrılmaz parçası.
"Zaman"ı düşünürsek en kısa zaman parçası nedir? Bilim belki buna bir sınır getirmiş olabilir ama bir sınırı yoktur. 1 saniye mi, mikrosaniye mi, Jiffy mi, Planck zaman sabiti mi? Hiç biri değil, sonsuz kısa, hiçlik. En uzun zaman dilimi? Sonsuzluk.
"Mesafe"yi düşünelim. En kısa mesafe, sonsuz kısa, hiçlik. En uzun mesafe sonsuz uzun.
En küçük madde, -atom, elektron falan değil- sonsuz küçük. En büyük madde, sonsuz büyük.
En büyük sayı sonsuzluk en küçük pozitif sayı "0"(0 sonsuzluktur.).
Her varlık, her sayı, her süre bir sonsuzluktur; sonsuz tane yokluğun bir araya gelmesiyle oluşur (Bunu anlamayan varsa matematikte "limit" konusunu inceleyebilir).

Var olmak bir sonsuzluktur.
Bilinç sahibi olmak sonsuzluktur.

Bir insan sonsuzluktur.
Buraya kadar yazdığım şeyler herkes tarafından kabul edilen şeylerdir. Yine de çatıştığınız şeyler varsa yorumlayın.

PEKİ AMA NEDEN?
Neden bu kadar sonsuzluk var hayatta.
Neden bu kadar sonsuzluk var hayatta biliyor musun? Sence neden? Neden yani neden?
Bunlar nereden geliyor?
İnsan düşündükçe ne kadar aciz olduğunu anlıyor.
Ama size de bu sonsuzlukların bir arada dansı, bunlardan başka, üstün ve bunları bir arada dans ettiren bir sonsuzluğun işareti gibi durmuyor mu ?
Beğenin-beğenmeyin yorumlarınızı bekliyorum.