SOSYAL BOĞULMA

Nisan 2013 | Nese özalp Akın, Halkla İlişkiler Uzmanı
pazartesiyazilari.com/2013/04/29/sosyal-bogulma
Hayatımıza her gün yeni bir sosyal ağ yeni bir uygulama girmekte zaman zaman hayatımıza kolaylık getirse de onlarla ilişkilerimizin ne derece sağlıklı olduğu meçhul… Bizi ne şekilde yönlendirdiği bize tam olarak ne sağladığını düşündük mü hiç? Ona ihtiyacımız olup olmadığını sorgulamadan hızlı bir şekilde kişisel “özel” bilgilerimizi kaydedip öylesine büyük bir vakti orada harcıyoruz ki, deniz önünde oturup telefona bakan tipler olduk çıktık ama neden?
Sosyal popülerite mi? Çocuğu zaman kimsenin senin gerçek varlığından bi haber olmasının getirdiği rahatlık mı? Ya da şu galiba bakın ben neler yapabiliyorum? Kendini bir ispat çabası da diye biliriz buna… Bunu dediğimde birkaç arkadaşım yok ya ne alakası var şeklinde serzenişte bulundu ancak buna hali hazırda bir isim koymaya gerek yok. İlla bir şey diyeceksek ben buna “sosyal boğulma” diyorum. Bir dönemin tabela kirliliğini şuan sosyal ağlarda yaşıyoruz ancak çokta farkında değiliz.
Madalyonun diğer yüzüne bakarsak faydaları da mevcut çok hızlı bir şekilde bir kişi hakkında bilgi edinebiliyor, söylemlerini takip edebiliyoruz. Bir konu haklında büyük bir kitleye ulaşabiliyoruz. İnsanların dikkatini usulca değiştirebiliyoruz. Aslında bakarsanız tehlikeli bir suda yüzüyoruz.
Sosyal ağların en sağlam kullanıcıları kurumsal firmalar, bu yolla viral reklamlar oluşturuyor, gizli anketler yapıyor, yıldızlarla işbirliği yaparak büyük kitlelere daha kolay ve samimi bir şekilde ulaşıp aidiyet duygusu oluşturuyor ve sonrasında aa ne cici markayız bak oda bizimle diyor… Bize olduğundan çok farklı bir imaj çiziyor. Sonrasında markayla ilgili oluşan kötü ağlıyı gene kriz yönetimi ile önce sosyal ağlardan fısıltı ile yayarak bambaşka bir imaja yelken açıyor. Etrafta sosyal bir kirlilik kol geziyor. Bu olanlara yapacak bir şey var mı? Bence önüne geçilemez, peki bunlar oluyor diye kendimizi oralardan çekecek miyiz? Bence buna da gerek yok
Sadece; Bilinçli tüketmek, önümüze sunulan bu popüler kültürün meyvesi olan sosyal ağların hangisine ne derece ihtiyacımız olduğunu sorgulamamız gerekiyor düşünüyorum. Tüketelim, keşfedelim ancak onların esiri olup bağımlı hale gelip boğulmayalım. Farkında olup şuurlu yaşayalım diyor ve sözlerime son veriyorum. Sıcak güzel bir günde güzel bir hafta diliyorum sizlere. Sevgiler
twitter.com
nese14.tumblr.com