STEVE JOBS, ELMA ve KANSER

Nisan 2013 | Süleyman Gönülkırmaz, Ziraat Mühendisi
2011 Yılına girmemize 4 gün kala, odama bir arkadaşım girdi. Elinde paketlenmiş bir kitabı bana uzattı, kitabı oğlunun gönderdiğini söyledi. Kitabın ambalajını açtım. Turuncu bir kitapla karşılaştım. Kitabın üzerinde, kafasının üstünde ısırılmış bir elma olan bir adam resmi ve büyük harflerle “STEVE JOBS” yazılıydı. Kitap dev bir markanın yaratıcısı olan Steve Jobs’un hikâyesiydi.

İlk sayfayı açtığımda benim için yazılmış bir de not vardı. “Süleyman Gönülkırmaz’a bu kitabı çok beğeneceğini düşündüğüm için; Saygılarımla ve sevgilerimle Mertkan Torun 26.12.2010” Steve Jobs’u hediye ettiği bir kitap ile daha çok tanımamı sağlayan Mertkan Torun’a buradan teşekkür ederim.

Steve Jobs benim gözümde bilgiyi hamur gibi oynayarak şekillendiren, şekillendirdiği her bilgiyi ekranda tuşlarla sahneleyen, bilgi dolaşımını ışık hızına ulaştıran, 21. yüzyılın teknoloji mucididir. Steve Jobs, tüm gençlere iyi bir fikrin ve uygulamanın insanı çok varlıklı yapabileceğini göstermesi yönüyle de ilginçtir.

Bitki kimyasına çok emek verdim. Kanser araştırma deneylerinin (in vivo/vitro) önemli bir bölümüne de ulaştığımı düşünüyorum. Bu yazıyı da Steve Jobs’un ve pek çok insanın neden kanser olduğunu açıklayarak sürdürmek istiyorum. Kanseri tanımlamadan önce, bir insanı tanımlamam gerekiyor. İnsan duygu ve düşünceleri ile var olan, ‘akılını işletebilen bir canlı’ olmasına karşılık biyolojik olarak 7/24 çalışan kimyasal bir fabrikadır.

Kimyasal bir fabrika olarak tanımladığımız vücudumuzda her gün gen mutasyonu meydana gelir. Bu mutasyon sınırlı sayıda olduğu zaman sorun yoktur. Sınır aşılır ise, bu aşılma çoğu zaman kanser olarak karşımıza çıkar. Steve Jobs’un kanser vakası da muhtemelen böyle başlamıştır. Genetik yapımızda yer alan DNA’ların mutasyona uğramaması için, vücudumuz kansere karşı etkili bitkilerle ‘günlük’ korunmalıdır.

Vücudumuz kansere karşı neden günlük (her gün) korunmalıdır?
Bunun cevabını yaşamdan bir olay ile açıklayayım. Polisler görevleri gereği her türden riske karşı koruma yelekli olarak bir çalışmanın içinde olurlar. Bugün giymiş oldukları “koruma yelekleri” onları ‘sadece bugün’ korumuş olur. Yarınki çatışmada güvende olmak için yine “korunma yeleği” kuşanmak gerekir. Bu örnek bire bir aynı olmasa da, vücudumuzdaki kanser oluşumunun felakete dönüşme olayı ile çok benzeşir. Savunma sistemimize her gün ateş ediliyor. Hava kirliliğiyle, sağlıksız gıdalarla, stres mengenesiyle sıkıştırılıyoruz.

Kansere karşı etkili olan bitkiler laboratuvar ve fare deneyleri ile bugün daha iyi bilinmektedir. Kansere karşı etkili olan bu bitkilerden birisi de Steve Jobs’un şirketinin ismi ve logosu olan elmadan (Apple) başkası değildir. Steve Jobs’un ısırılan elma logosunu niçin seçtiğine ilişkin farklı yorumlar yapılmaktadır. Steve Jobs bu logodaki gibi her gün bir elmayı ısırarak bitirmiş olsaydı, kanserin isabet etmesini belki de önlemiş olurdu. Kim bilir?

Kanserin bizlere ve yeni Steve Jobs’lara isabet etmemesi için;
Bitki çayımız sarı kantaron, yeşil çay, mercanköşk, tıbbi nergis olsun.
Salatamız semizotu, kırmızı soğan, brokoli, kuzukulağı, nar ekşisi, limon ile dolsun.
Baharatımız içinde zerdeçal, kekik hep bulunsun.
Meyve tabağımız daha çok üzüm, nar, elma, incir ile dolsun.
Kahvaltımızda zeytin ve ceviz her daim bulunsun.
Sağlığımız için afiyet olsun.
‘Sağlıkta’ kalın.
Süleyman GÖNÜLKIRMAZ
#otadami @otadami
NOT: Steve Jobs'ın biyografisini Ashton Kutcher canlandırmış seyrettim. Filmi, kitabı kadar beni etkilemedi, yinede Girişimci kişilik olarak Steve Jobs'ın sinemaya aktarması her şeye değer.