Taht Oyunları: Buz ve Ateşin Şarkısı

Temmuz 2012 | Aykut Kardaş, CAD Designer
"Sen Ned Stark'ın piçisin değil mi?"
Jon buz kestiğini hissetti. Dudakları çizgi halini aldı ve hiçbir şey söylemedi.

"Seni gücendirdim mi?" diye sordu Lannister. "Özür dilerim. Cüceler düşünceli davranmak zorunda değildir. Nesiller boyu rengarenk giysiler içinde zıplayıp soytarılık etmek, cücelere istedikleri kadar kötü giyinmek ve akıllarına gelen her kahrolası şeyi söyleme özgürlüğünü vermiş." Sırıttı. "Ama sen piçsin değil mi?"

Jon gergindi. "Eddar Stark benim babamdır," dedi.
Lannister dikkatlice Jon'un yüzünü inceliyordu. "Evet" dedi. "Aslında görebiliyorum. Sen kardeşlerinin hepsinden daha fazla kuzeylisin."

"Üvey kardeşlerim," diye düzeltti Jon. Cücenin söyledikleri onu gururlandırmıştı ama belli etmemeye çalışıyordu.

"Sana bir tavsiyede bulunmama izin ver," dedi Lannister.
"Nereden geldiğini, kim olduğunu asla unutma, çünkü etrafındaki kimse unutmaz bunu. Kendi gerçeğini güce çevir. Böylece hakkındaki gerçek asla zayıf noktan olmaz. Gerçeğin senin zırhın olsun ki, kimse seni o gerçeği kullanarak incitemesin."

Jon kimseden tavsiye alacak durumda değildi.
"Sen bir piç olmakla ilgili ne bilebilirsin ki?"
"Babalarının gözünde bütün cüceler piçtir."
"Sen annenin karnından çıkmış safkan bir Lannister'sın."
"Gerçekten öyle miyim?" diye sordu cüce alaycı bir tavırla.

"Bunu babama da söylemelisin. Annem beni doğururken öldü ve babam asla emin olamadı."
"Ben annemin kim olduğunu bilmiyorum," dedi Jon.
"Bir kadın olduğu şüphesiz. Genelde öyle olur." Cüce acıklı bir gülüşle baktı Jon'a. "Şunu unutma evlat. Bütün cüceler piç olabilir ama bütün piçler cüce olmaya mecbur değil."

Sonra arkasını döndü ve ziyafete katılmak için salona doğru yürümeye başladı ıslık çalarak. Salonun kapısı açıldığında üzerine vuran ışık avluda kocaman bir gölge yarattı ve bir an için Tyrion Lannister bir kral endamında göründü.


-George R. R. Martin
Sayfa: 65