Tekirdağ Yolculuğum -ilk uzun ama kısa yolum :)-

Ağustos 2012 | Serkan Köse, Girişimci
Kafamda bir sürü soru işareti ile birkaç hazırlık yaptıktan sonra Tekirdağ'a gidip köfte yemeye karar verdim. Lisede iken Maraş'a dondurma yemeye, Adana'ya kebap yemeye giderdik de o dönemden kalan bir istek oldu sanırsam :).. Köfte ile aram yoktur -İstanbul'dakilerle- o yüzden "şu işin merkezinde nasıl yapılıyor bir bakayım" dedim. Yanıma lastik patlama ihtimaline karşı sprey kutu içerisinde bir lastik kiti, zincir için sprey yağ (neden aldığımı bilmiyorum çantadan çıkarmadım sadece) ve fotoğraf makinemi aldım ve çıktım yola. Giderken sadece telefonla konuşmak için 2-3 dk durdum ve TEM (E-80) üzerinden yolculuk ettim. Silivri'de de tekrar E-5'e girip merkeze ulaştım. Toplam yol 150 km idi sanırsam. Dönüşte neredeyse hiç mola vermedim (bir sürpriz dışında :)) ve hep E-5'i kullandım. Toplam yol 130 km kadardı. Depoyu doldurup yola çıktım. Edindiğim tecrübeler de şu şekilde:
  1. Çok rüzgarlı bir havada yolculuk çok yoruyor. 110 km üzerine her çıktığımda inanılmaz bir ses ve rüzgarlığı olmayan motorum yüzünden de rüzgardan ciddi rahatsız oldum ve uzun süre bu hızlarda gitmeme engel oldu rüzgar.
  2. Titreşim 90-95'i geçince gidonda hissedilmeye başlıyor ve hız arttıkça titreşim de artıyor. Uzun süre bu hızlarda yolculuk yaparsanız 30-60 dk sonra indiğinizde 10-15 dakika elleriniz uyuşmus gibi bir hisse kapılıyorsunuz ve bunu hiç sevmedim açıkçası. Elimde eldiven de vardı ancak avuç kısmı tutuş kabartmalı ve çok ince olduğu için bu titreşimi bu kadar hissetmiş olabilirim.
  3. Sürekli yüksek devirlerde 6.vites 6-9 bin devir arası kullanırsanız ve motor rüzgar, yük vs. ile gidiyorsa benzin konusu biraz problemli. Depo dolu ien gidip geldim ve hep bu devirlerde idim. Kırmızı hatta sadece 2 kez ve 30 sn. girdim. Depo ışığı şu an yanıyor ve 3-4 lt. civarı benzinim var. Toplamda 300, bilemedin 350km ancak yapmışımdır.
  4. Ara vermeden 100 km'den fazla gitmek problemli. Boyum uzun ve kuyruk sokumum da rahatsız olduğu için beni oldukça rahatsız etti ama 2-3 dk da olsa durduğumda ve devam ettiğimde rahat bir yolculuk yaptim.
  5. Dizlik konusu çok önemli. Çok sıkı bir dizliğim varmış ve malesef ayağa giyilerek takılıyor o yüzden yolda bir de bu dikkatimi dağıttı. Buna dikkat edin derim. Rahat bir dizlik olmalı.
  6. Motosiklet çok iyi idi ve hiçbir sıkıntı çıkarmadı sağolsun :)

Genel olarak böyle geçti. Çok fazla fotoğraf çekemedim. 2 kez emniyet şeridinde durdum ve ikisinde de Otoban polisi gelip devam etmem için uyardı.

Dönüş yolunda ise, "belki de o gün Tekirdağ'a gitmeye kara vermemin nedeni onun hayatıdır" dediğim aşağıdaki olay yaşandı:

Tekirdağ - İstanbul ortasında bir virajı dönerken şeritin tam ortasında ayağı kırık olduğunu sonradan anladığım bir leylek asfaltta duruyordu.

Gezi

Yanından geçip gittikten sonra ilerde durup hemen indim ve ona doğru geldim. Arabalar vızır vızır geçiyorlar ve her an çarpabilirler. Kenarda yürüyen bir abiye ses edip organize olalım dedim ve geriye gidip araçları durdurduktan sonra leyleğe doğru ilerledik. Ayağı sargılı idi ama sargı açılmış ve kemik de malesef yerinden çıkmış. Yürüyemiyor ve uçuş için gerekli o ilk hamleyi yapamıyordu. Sonra aniden yolda sağa sola gittikten sonra uçmaya başladı. Yardım edemedik ama şansını devam ettirmesini sağladık en azından :).


Bu da Tekirdağ'ın en meşhur köftecisi Özcanlar'da yediğim ödülüm :).

Gezi


Köfte çok iyi idi bu arada :). İnşallah sizler de gidersiniz ve yersiniz oralarda.


Burası da Tekirdağ merkezden bir kare:


Gezi