Terapi

Kasım 2013 | Hamza Akın, Karikatürist
Bir arkadaşım, her nesnenin ruhu olduğuna inanırdı. Sanırım; içi sıkıldığında ağaçlara sarılması, başucu eşyalarına isim babalığı yapması, çarptığı, düşürdüğü, kırdığı nesnelerden özür dilemesi bundandı. Bundandı ki en yakın sırdaşları, dert ortakları ve sorgulama arkadaşları da onlardı.
Hamza Akın Çizgileri

Belirli amaçla yapılmış nesnelere farklı anlam katardı. Bir nevi farkındalık yaratıp özgürlük yolunu açardı. Örneğin: saatin içini açar, akrep ile saniyenin yerini değiştirirdi. Artık yaratılışlarına yüklenen göreve tezat çalışsalar da saat şaşmazdı. Ancak şaşmadığını sadece akrebi saniye, saniyeyi de akrep olarak kabul edebilen, hayal gücüne sahip insanlar anlardı... Bir de her zaman saniye kadar hızlı olmayı hayal etmiş akrep, akrebin dinginliğinde olmayı arzulayan hayalperest saniye...

Bu inanış ne zaman aklıma gelse; savaşlar sırasında görevini yerine getirmemiş, saplanmış ve patlamamış bombalar aklıma gelir. Yaratılışlarında yüklenen görevi yerine getirmemeleri kusur olarak görülür ve yok edilir... Sanırım, saati doğru okuyanlar bombaların bilinçli tercihini anlarlar. . .