The Intouchables - 2011

Ağustos 2012 | Hakan Köse, İnternet Girişimcisi

Aslında profilime girip şöyle bir gönderi alanlarımı kontrol ettiğimde farkettimki, "Sevdiğim Filmler" alanımda hiç gönderi yapmamışım. Hemen son dönemde izlediğim ve çok beğendiğim filmler gözümün önünden geçti ve bir tanesi hakkında bilgi paylaşmaya karar verdim.

Son dönemde izlediğim filmler içinde cidden çok kaliteli bulduğum "The Intouchables".

IMDB (Internet Movie Database) linkine buradan ulaşabilirsiniz:
imdb.com/title/tt1675434/
Filmler

Filmin ratingi an itibari ile 8,6 olarak değerlendirilmiş, ben 10 puan verdim.

Bu film gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor, filmin sonunda zaten gerçek hayattaki karakterlerden kısa bir görüntü konulmuş. Bunu şu sebeple söylüyorum, bu tarz gerçek hayat hikayelerinin anlatıldığı filmlerde benim özellikle dikkat ettiğim şey, "filmdeki oyuncu gerçek karaktere tip ve davranış olarak ne kadar benziyor" sorusu olur.

Filmde, ana karakter Philippe (resimde soldaki) adrenalini seven ve özellikle yamaç paraşütüne hayran olan çok zengin bir kişidir. Bir yamaç paraşütü uçuşu esnasında bir kaza geçirir ve boynundan aşağısı felç olur ancak yaşama tutunmaya devam eder. Bu özel durumu nedeni ile ayrıca kişisel olarak onun sürekli yanında bulunacak bir yardımcı aramaktadır ve Driss ile (resimde sağda) bu şekilde tanışır. Driss, büyük zorluklar yaşamış fakat inanılmaz bir enerjiye sahiptir ve Philippe'in sınırlı yaşamını inanılmaz biçimde değiştirmeye başlar.

Filmde en çok etkilendiğim noktalara gelince; hikayenin kendisi zaten çok can alıcı ancak ben size 2 şeyden bahsetmek istiyorum.

Filmi izlerken; Driss karakterinin resimde de görülen inanılmaz gülüşü gerçekten çok etkileyiciydi. Filmde; beraber gittikleri bir opera sahnesi var; ben şahsen filmdeki karakterlerle beraber, yanlarındaymış gibi çok güldüm diyebilirim.

İkinci şey ise; bir sahnede Philippe, neden Driss gibi birini yardımcı olarak seçtiğini anlatıken şunları şöylüyor: "....Bana bunu sorma, ona güveniyorum. Cep telefonum çaldığında (engelli olduğunu) unutup telefonumu bana uzatıyor, bunun ne demek olduğunu bilemezsin...". Bu sahneyi de dikkatinizden kaçırmamanızı öneririm.

Filmin fragmanı ise şu şekilde


Umarım izler ve beğenirsiniz.