Türkiye'de sıklıkla kullanılan psikoterapi yaklaşımları

Eylül 2012 | Tarık Gandur, Psikolog
  1. Psikanaliz ve Psikodinamik Yaklaşımlar: Psikanaliz Freud tarafından ortaya atılmış bir yöntemdir ve bilinen ilk psikoterapi yöntemidir. Freud sonrasında bu yönteme eklenenler ile birlikte bu ekol dünyadaki en zengin psikoterapi ekollerinden birini oluşturmuştur ve genel olarak Psikodinamik Ekol olarak bilinir. Freud'un yaklaşımı temel olarak insan zihninde Ego, Süper Ego gibi belli yapılar olduğunu ve psikolojik rahatsızlıkların da bu yapılar arasındaki dengesizlikten doğduğunu söyler. Bu yapıları ve aralarındaki ilişkiyi anlamak için psikanaliz isimli özel bir yöntem kullanılmalıdır. Freud, ayrıca gelişim süresi boyunca anne ve baba ile olan ilişkilerin de kişinin psikolojisini temelden etkilediğini savunur. Filmlerde gördüğümüz ve anne-baba ile ilişkileri ve geçmişi sorgulayan terapistler çoğunlukla dinamik yönelimlidir. Dinamik yaklaşımlar bugün çok farklı formlarda kullanılmaktadır ve hemen hemen tüm problemlerde kullanılırlar. Son zamanlarda kısa formları ortaya atılmış olsa da, genellikle, diğer terapilere göre daha uzundurlar. Dinamik yaklaşımların bir başka özelliği ise fazla yapılandırımlamış olmalarıdır.

  2. Bilişsel Davranışçı Yaklaşımlar: Dünya da da, Türkiye de de en yaygın ve zengin ekollerden biridir. Son yıllarda yaygınlık anlamında psikodinamik ekolü geçme eğilimindedir. Temel olarak, Bilişsel Davranışçı yaklaşımlar, bireyin davranış ve duygularının düşüncelerinden kaynaklandığını öne sürer. Örneğin değersiz olduğunu düşünen bir çocuk olduğunu varsayaylım. Ve bu çocuk değerli olabilmek için hep en yüksek notları almak gerektiğini düşünsün. Bu durumda, bilişsel modele göre, bu çocuğun performans kaygısı yaşaması beklenebilir. Kısaca, bizler işte bu tarz "şablonlara" göre hareket ederiz ve davranırız. Diğer taraftan davranışlarımız bu şablonları daha da güçlendirir. Örneğin yoğu kaygı hisseden çocuk ders çalışmaktan kaçar ve başarısız olur. Başarısız olunca kendini değersiz hisseder ve değersizlik inancı daha da güçlenmiş olur. Bilişsel Davranışçı Terapi bu duruma iki koldan müdahale eder. Bir taraftan kişinin kendi duygu ve düşüncelerini anlamasına ve fark etmesine yardımcı olurken diğer taraftan mevcut davranışı doğrudan değiştirerek bu düşüncelerin güçlenmesini engeller. Amaç işlevsel olmayan bu düşüncelerin yerine yenilerini koymaktır. Bilişsel Davranışçı terapiler, geçmişten daha ziyade şimdi ve burada ile ilgilenirler. Oldukça yapılandırılmış terapilerdir. Süreleri, genellikle, dinamik terapilerden daha kısadır. Bilişsel Davranışçı terapiler her alanda kullanılmakla birlikte depresyon, kaygı, panik atak ve obsesif kompülsif bozukluk ve fobiler gibi sorunlarda özellikle tercih edilmektedir.

  3. Aile Terapileri (Sistemik Yaklaşımlar): Aslında Aile Terapileri bir psikoterapi yaklaşımı olmaktan çok terapinin kiminle yapıldığı ile alakalıdır. Bu bağlamda, Bilişsel Davranışçı ve Dinamik Aile Terapileri de mevcuttur. Ancak, Türkiye'de, genellikle, Aile Terapileri denince akla Sistemik Aile Terapileri veya Aile Sistem Yaklaşımları gelir. Bu yaklaşımlar bireyin yanında aile ile ilgilenmiş ilk yaklaşımlardır. Sistem yaklaşımları birbirinden çok farklı pek çok ekolü içinde barındır. Ancak bu ekollerin hepsinin bazı ortak noktaları vardır. Bu ekoller, aileyi bir sistem olarak görürler. Aile içindeki bireyler ve aralarındaki ilişkiler bu sistemi oluşturur. Bu yaklaşımlara göre, sorun, bu sistemde ortaya çıkan bozukluklardan kaynaklanır. Sistem yaklaşımları içinde pek çok farklı ekol bulunur. Ayrıca bazı aile terapistleri bu ekolleri kendi görüşleri doğrultusunda birleştirerek kendilerine özgü yaklaşımlar kullanırlar. Türkiye'de aile terapisi olarak lanse edilen eğitimler genellikle bu tarzda hazırlanmış eğitimlerdir ve çoğunlukla yapılandırılmış bir terapötik yöntem kullanırlar. Süreleri genellikle Bilişsel Davranışçı Terapi ile aynı civarlardadır. Ancak, sistem yaklaşımı içindeki farklı ekoller, süre ve yapılandırma anlamında, birbirlerinden önemli ölçüde farklılaşabilirler.

  4. EMDR (Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme): 1999 depreminde ülkemize gelen yabancı uzmanlar tarafından Türk profesyonellerine öğretilmiş bir yöntemdir. Deprem gibi doğal afetler de dahil olmak üzere psikolojik travmaların terapisinde sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Temel varsayımı travma gibi olayların beyin tarafından doğru işlenmemiş olduğu üzerinedir. Özel bazı teknikler ve bazen de araçlar ile travmatik olaya önce duyarsızlaştırılma ardından da olayın beyin tarafından yeniden işlenmesi hedeflenir. Son yıllarda, travma dışında kullanım alanları yaygınlaşmıştır. Özellikle travma tedavisinde oldukça hızlı sonuç verebilmektedir.

  5. Çözüm Odaklı Yaklaşımlar: Bu yaklaşımların temel varsayımı çözümü bulmak için problemi derinlemesine analiz etmenin şart olmadığı yönündedir. Problemi analiz etmek yerine çözümü bulmayı hedefler. Bunun için de kişinin sorun olmadığı zamanlarda nasıl davrandığını, sorun ortadan kalktığında neler olacağını belirlemeye çalışır. Çözüm odaklı yaklaşımlar, kişinin umudunu arttırma ve değişime karşı motivasyonu güçlendirme açısından oldukça başarılıdırlar. İlişki problemleri, alkol ve madde kötüye kullanımı başta olmak üzere hemen hemen tüm problem alanlarında kullanıla bilinmektedir. Çocuk ve ergenlerde başarıyla uygulanan çözüm odaklı yaklaşımlar özleri itibarı ile kısa süreli olarak dizayn edildiklerinden oldukça hızlı sonuç verebilirler. Genellikle 10 seanstan az sürmeleri beklendiğinden ülkemizde kullanılan en kısa süreli terapilerdendirler. Çözüm Odaklı Yaklaşımlar hakkında daha detaylı bilgi için inploid'deki gönderime bakabilirsiniz.

  6. Oyun Terapileri: Oyun terapisi tek bir ekolü yansıtmaktan çok terapinin yapılma biçimini özetler. Oyun terapileri dinamik, bilişsel davranışçı ve farklı pek çok ekolden olabilir. Bazı oyun terapistleri kendilerine özgü bir yaklaşım kullanırlar. Oyun terapilerinin ana özelliği çocuklar için tasarlanmış olmaları ve çocuklar ile oyun oynarken yapılan terapiler olmalarıdır.

  7. Psikodrama: Psikodrama grup halinde yapılan bir terapidir. Genel olarak kişinin sorununu diğer grup üyeleri ile birlikte "oynaması" üzerine kuruludur. Psikodrama pek çok farklı sorun alanında uygulanmaktadır.

Bu listede olmayan pek çok ekol ve yaklaşım daha var elbette. Bunlardan bazıları Gestalt Terapi, Öyküsel Terapi, Tranzaksiyonel Analiz ve Sanat Terapileridir. Ben bu listeyi yaparken en çok eğitimi açılan ve mevcut psikoterapistlerin en çok eğitim aldıkları terapileri seçmeye çalıştım. Ayrıca pek iyi bilmediğim terapi yaklaşımlarını yazmamaya çalıştım.

Pek çok psikoterapist bu yaklaşımların birden fazlasını bilmektedir ve gelen kişinin sorununa göre uygun olduğunu düşündüğü yaklaşımı uygular. Bazı durumlarda yaklaşımların bazılarını entegre ederek kullanmakta mümkün olabilir.