Ufak Bir Deneme

Mart 2014 | Ali Kaan Yantiri, Üniversite Öğrencisi
Bir barda oturdum. Önce çantamdan bir kitap çıkardım ve el işaretleriyle bir bira istedim. Sigarasız olmaz diye düşünüp daha önce hiç açmadığım sigara paketini açtım. Bir sigara çıkardım ve yaktım. Etraf o kadar sessiz olmamasına rağmen sigaranın yanış sesini duydum.

Birayı getirdi garson ve masaya koydu biraz sinirli bir tavırla. Galiba hiç, kitap okuyan birini görmemişti. Mekan salaş ve bir o kadar da izbe bir yerdi. Aslında hak vermiştim garsona. İzbe bir yerde içmeye gelen insanlar vardı ve benim oraya gelen insanlara saygısızlık ettiğimi düşündü. Garsonun gözlerinden, burası kütüphane değil git kitabını orada oku dediğini hissettim. Daha açmadığım kitabımı masaya koydum ve biramı elime alıp büyük bir yudum aldım. Yanan sigaramdan bir nefes çektim ve etrafa bakmaya başladım. Sanki insanlar bu adam ne yapıyor dermişcesine bakıyorlardı bana. Aldırmadan biradan bir büyük yudum daha aldım.

Kitabı elime aldım ve okumaya başladım. Şans eseri kitap izbe bir barı anlatıyordu ve kitabın cümleleri şu şekilde başlıyordu: ´İnsanlar bara içmek için geliyorlardı. Derdinden, mutluluğundan yada herhangi bir şey olması için içen insanlarla doluydu burası. Ya ben neden buradayım? ´

Sonra kendime bu soruyu sordum 'ben neden buradayım?'. Aslında cevabı basitti bir şeyler olsun diye geliyordum hep barlara. Arada barlarda kitapta okurdum, bugünki gibi ama hiçbir zaman sorgulamamıştım kendimi bugüne kadar. Farkına vardım ki buraya insanlar ya derdinden yada mutluluğundan geliyorlardı. Bana bakmalarının sebebi de buydu. Ben bir şeyler olsun diye gelirken insanların hayatında bir şeyler olmuştu zaten. Garsona baktım ve hesabı istedim el işaretleriyle. Yine sinirli bir tavırla, hesabı jet hızıyla getiren garsona ödedim ve çıktım. Arkama baktığımda gördüğüm tek şey benden sonra herkesin normal davranmaya devam ettiğiydi.