Vuslat ve Hicran Durağı: Haydarpaşa Garı

Şubat 2014 | Turan Söylemez, Araştırmacı
7335

Haydarpaşa Garı, İstanbul'a büyük umutlarla gelen gurbetçilerin, İstanbul'dan ayrılanların veya İstanbul'a kavuşanların mutlaka uğrak bir merkezidir. Özellikle bu temalarda işlenen filmlerde hep Haydarpaşa'yı görürürüz. Buradan uzayan raylar iki farklı pencere gibidir: Biri doğuya, biri batıya bakar. Peki hiç merak ettiniz mi hikayesini?

7335
Haydarpaşa Garı, II. Abdülhamit döneminde/1908'de İstanbul-Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edildi. Kadıköy'de bulunan gar bugün TCDD'nin merkezi konumundadır.
7335

Yapımı 1906 yılında başlamış 1908'de bitmiştir. İsmini III. Selim'in maiyetindeki Haydar Paşa'dan almıştır. Haydar Paşa, Selimiye Kışlası'nın yapımında çok emeği geçen biridir. Bu nedenle Haydarpaşa Garı'nın bulunduğu muhite Haydarpaşa denilmiş, daha sonra gar inşa edildikten sonra da ismi Haydarpaşa olmuştur.

1917'de savaş döneminde yapılan bir sabotajda bina büyük hasar almış, sonrasında yapılan onarımlarla bugünkü durumuna getirilmiştir. Yine 1979 tarihinde garın mendireğinde iki geminin birbiriyle çarpışması sonucu büyük bir patlama meydana gelmiş, garın değerli vitrayları hasar görmüştür.

Son olarak 28 Kasım 2010 tarihinde çıkan bir yangınla binanın çatısı çökmüş ve dördüncü kat kullanılamaz hale gelmiştir. Ayrıca Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Projesi kapsamında İstanbul-Eskişehir bölümündeki demiryolu çalışmaları nedeniyle, 1 Şubat 2012 tarihinden itibaren 24 ay süreyle ülke çapındaki tren seferlerine ara verilmiştir.



28 Kasım 2010, Haydarpaşa yangını

7335
Garın ihalesi bir Alman şirketi olan Anadolu-Bağdat Şirketi'ne verilmiştir. Binanın mimari tasarımını Otto Ritter ve Helmuth Cuno adında iki Alman mimar üstlenmiştir. Ayrıca inşa aşamasında İtalyan ve Alman taş ustaları birlikte çalışmıştır. Mimarı üslubu neo-klasik Alman mimarisini tarzını yansıtır.

İnşaat, 21 metre uzunluğunda 1100 adet suya karşı izole edilmiş ahşap kazık üzerine yapılmıştır. Kazıkların sabitlenmesi buharlı şahmerdanla sağlanmıştır. Strüktürü bu kazıklara teşkil eden kazık ızgarası üzerine yapılmıştır. Taşıyıcı sistemi çelik karkas, döşeme sistemi ise putrelli volta döşemedir. İnşaatta 2500 metreküp lefke taşı, 13000 metreküp beton, 1140 ton demir, 520 metreküp kereste, 19000 metre sert ağaç ve 6200 metrekare arduvaz çatı kaplaması kullanılmıştır.
7335

7335
BİR GÜN SABAH SABAH
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni:
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç’ten.
Vapur düdükleri ötmededir.
Etraf alacakaranlık,
Köprü açıktır henüz.
Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam …

Yolculuğum uzun sürmüş oldukça
Gece demir köprülerden geçmiştir tren.
Dağ başında beş-on haneli köyler,
Telgraf direkleri yollar boyunca
Koşuşup durmuş bizle beraber.

Şarkılar söylemişim pencereden,
Uyanıp uyanıp yine dalmışım.
Biletim üçüncü mevki,
Fakirlik hali.
Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
Sana Sapanca’dan bir sepet elma almışım.

Ver elini Haydarpaşa demişiz,
Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
Hava hafiften soğuk,
Deniz katran ve balık kokulu
Köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu ...

Bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
- Kim o? Dersin uykulu sesinle içerden.
Saçların dağınıktır, mahmursundur.
Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,

Bir sabah vakti kapıyı çalsam,
Uykudan uyandırsam seni,
Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç’ten.
Fabrika düdükleri ötmededir.
Turgut Uyar

MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI'NDAN
Haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam
merdivenlerde duruyor
bir şeyler düşünerek.
Zayıf.
Korkak.
Burnu sivri ve uzun
yanaklarının üstü çopur.
Merdivenlerdeki adam
-Galip Usta-
tuhaf şeyler düşünmekle
meşhurdur:
"Kâat helvası yesem her gün" diye düşündü
5 yaşında.
"Mektebe gitsem" diye düşündü
10 yaşında.
"Babamın bıçakçı dükkânından
Akşam ezanından önce çıksam" diye düşündü
11 yaşında.
"Sarı iskarpinlerim olsa
kızlar bana baksalar" diye düşündü
15 yaşında.
"Babam neden kapattı dükkânını? "
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkânına"
diye düşündü
16 yaşında.
"Gündeliğim artar mı? " diye düşündü
20 yaşında.
"Babam ellisinde öldü,
ben de böyle tez mi öleceğim? "
diye düşündü
21 yaşındayken.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
22 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
23 yaşında.
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
24 yaşında.
Ve zaman zaman işsiz kalarak
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
50 yaşına kadar.
51 yaşında "İhtiyarladım" dedi,
"babamdan bir yıl fazla yaşadım. "
Şimdi 52 yaşındadır.
İşsizdir.
Şimdi merdivenlerde durup
kaptırmış kafasını
düşüncelerin en tuhafına:
"Kaç yaşında öleceğim?
Ölürken üzerimde yorganım olacak mı? "
diye düşünüyor.
Burnu sivri ve uzun.
Yanaklarının üstü çopur.

Denizde balık kokusuyla
Döşemelerde tahtakurularıyla gelir
Haydarpaşa garında bahar
Sepetler ve heybeler
merdivenlerden inip
merdivenlerden çıkıp
merdivenlerde duruyorlar.
...
Nazım Hikmet

7335
Gurbet Kuşları filminden. Cüneyt Arkın, Mümtaz Ener, Tanju Gürsu.

7335
"Yaprak Dökümü" dizisinin final sahneleri.

Haydarpaşa Garı'nda ayrılığı anlatan güzel bir parça.

Ezel dizisinde 34. Bölüm, Haydarpaşa Garı.

"Küçük Kadınlar" dizisinden.