Yalnızlığa Alışmak !

Mayıs 2012 | Tahir Tığrak, Üniversite Öğrencisi
Bazen bir şiir okursun.
Bazen bir şiir yazarsın. 
Bazen de bir şarkı mırıldanırsın.
Bir de bakmışsın ki; farkına var'madan aşk'ı yakalamışsın.. 

Bir zaman sonra.. 

Hem okuduğun şiir,
Hem yazdığın şiir,
Ve hatta mırıldandığın şarkı bile yeniden aklına düşmüştür.
Çünkü o vakit aşk'ı bitirmişsindir..

Yaşanacak birşeyin kalmadığını düşünürsün  !
Yanılmışsındır..

Evet, belki aşk'ı yaşamışsındır..
Öyle ki sevgiliyi dahi yaşamayı ve yaşatmayı başarmışsındır.
Ama kendini yaşamayı ve yaşatmayı unutmuşsundur.

Böylece mutluluk uzak durmuştur senden.
Huzur bile yüz çevirmiştir mutluluğun gibi..

Yalnız kalmışsındır..

Bu yüzden her şeyi bir kenara bırakırsın !
Sevmeyi, sevilmeyi..
Mutluluğu, huzuru..
Bütün bir halde, dahi kendini..

Yalnızlığa alışmak dilersin..
Loş bir odaya çekilirsin.

Düşüncelerden düşüncelere alır başını gidersin..
Ne düşündüğünün önemi yoktur !
Sadece düşünürsün.

Saf, hiç bir şey bilmediğin zamanlar düşer aklına..
Ağlarsın..

Sonra
Gözyaşlarını silmeye yeltenirsin..
Silemezsin !

Pervasızca haykırırsın !
Bu haykırış yürek yakan  bir dışa vuruşun simgesi değildir..
Bütün bir haliyle çığlık çığlığa çıkan içindeki yalnızlığın sesidir !

Çünkü şimdi yalnızlığa alışmışsındır..

Tahir TIĞRAK