Yozlaşma ve Bölünmeye Dair

Şubat 2014 | Beyza Hilal Nur, Genel Yayın Yönetmeni
Bulunduğumuz çevrelerde birbirinden farklı kesimler çatışma içerisinde oluyor. Çatışmalar bazen iktidar, bazen rant kavgası, bazen kişisel sebepler. Bazen de ideolojik zeminlerde gerçekleşiyor. Çatışan ana akımların hiçbirisi tam anlamı ile bizimle aynı tandanslara sahip değil.

Adil olan kimseler çatışan kesimlerin ağırlıklı olarak haklı ya da haksız olduklarına, genel çerçevede mazlum ya da zalim olmalarına göre tavırlar geliştiriyor ve toplumsal alanda faal duruyorlar.

Kerameti (adaleti) kendinden menkul diğer bazı kesimlerin;
Kimisi "insan yetiştirmek lazım" diyerek bireysel ya da gurupsal kendi yapılarına gömülüyorlar.
Başka bazı kesimler kendimizi geliştirmemiz gerek diyerek sufi ya da akademik faaliyetlere gömülüyorlar.
Bir başka kesim her kesimdeki zaafları ortaya koyup, kedilerinin orijinal olduklarını iddia ederek olayın iktidar, rant ya da farklı paylaşım çatışması olduğunu söyleyerek marjinal kabuklarına gömülüyorlar.
Nihayet bazı kesimlerde toplumsal kesimler arasındaki çatışmada kısmi haklılık gördükleri kesimlerin tamamen dümen suyuna girip kendileri olmaktan çıkıyorlar.

Sonuçta gerçekten adil olanlardan başka herkesin kendini gömdüğü kabukları var.
Ve her kabuğuna gömülen, kendi despotunu üretiyor ya da kendi despotuna karşı etkisizleşiyor.