Bilmek istediğin her şeye ulaş

Smile and dont look back

Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıta alt yorum yaptı

:D ilk defa ben akp liyim diyen bi akp li duydum. Ak parti diycektin heralde yanlis oldu. Sana neden yurt cikmadigini soyliyim yeterince akp li olamamissin.
Açığın ne olduğu çok belli akp liysen burs da alırsın yurt da alırsın değilsen babayı alırsın
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıt verdi.

Düşünmek, varlığımın ispatı mıdır?

Descartes e göre öyle. Bence de öyle. İnsanla hayvanı ayıran en büyük belkide tek fark insanın düşünmesidir. Hayvanlar varlıklarının farkında değildir bunun sebebi de dusunememeleridir. Insan düşünür öyleyse vardır.
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıt verdi.

KYK Burs ve Yurt öğrenci seçme sistemindeki açıklar ve eksiklikler nelerdir. Daha adaletli bir sistem için ne yapılabilir?

Açığın ne olduğu çok belli akp liysen burs da alırsın yurt da alırsın değilsen babayı alırsın
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıt verdi.

Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıt verdi.

Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıt verdi.

Lise alan seçimim için düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

Kendi kabiliyetine göre bi alan seç. Sonuçta hangi alanda hangi derslerin olduğunu biliyosun. Yapamiycagin derslerin olduğu alanı seçme. Turkiye de bi algi var herkes sayisal okumak zorundaymis gibi. Fizikle aran iyi degilse secme sayisali. Zaten secsende yapamazsin. Universite sinavida husran olur senin icin.
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıta alt yorum yaptı

Kadınların psikolojik duygusal ve fiziksel özelliklerinden dolayı yapamayacağı bazı işler vardır.Yani bunun kadın insan mıdır tartışmasıyla bi alakası yok. Yoksa başımızın tacıdır kadınlar yanlış anlaşılmasın Çiğdem :)
Ortaçağdaki "Kadın insan mıdır ? " tartışmalarını anımsadım nedense : /
Temmuz 2015

Seçkin İnan  bu yazıyı beğendi:

HAYAT ÜZERİNE

193

Aşağıdaki metin Raymar Turado’nun pek çok sitede yayınlanan ve yaklaşık 6 milyon kişi tarafından okunan yazısının çevirisidir.
İçindeki bazı kısımlar kibirlice olsa da, yazının genel felsefesi ve verdiği mesajlar açısından okunmalı ve hayatının devamını düşlediğinde yanına alacağın bir rehber olmalıdır :

Evet beni duydun, senden bahsediyorum. Gözlerine bakıyorum ve diyorum ki hiç şansın yok. Sana söylüyorum, eğer şu anda bu makaleyi okuyorsan, bu listeye bakıp kendinden parçalar buluyorsan biraz endişelenmelisin.
Aslında, epey endişelenmelisin. Herşeyi bir kenara bırakıp hayattaki varoluşunu sorgulayacak kadar. Bir ayna bulmalı, kendi yüzüne bakmalı, elini kaldırmalı ve kendine bir tokat atmalısın.
Tamam mı? Şimdi son paragrafı kendine gelene kadar tekrarla ve okumaya devam et. Gerçek hayat becerilerinden söz ediyorum!
Sözettiğim beceriler sıkı çalış, hafif parti yap, sınıf birincisi olarak mezun ol becerileri değil. Hele hele, kaytar, dersleri as, alkole düş, parti yap ama yine de mezun ol ve iyi işe gir becerilerinden hiç sözetmiyorum.
Sözünü ettiğim şey; kapıdan çık, bazı hamleler yap, birşeyler becer türü becerilerdir. İşinden ayrıl, ailenin evinden taşın, “…. Böyle dünyayı” deyip, sonra bunu gerçekten yaptığın türden yetenekler.
Gerçek dünyada kazandığın beceriler, ailen tarafından sana sunulan sabun köpüğü korumasının ya da içinde yetiştiğin tüm eğitim sistemini kapsayan ideolojik doktrinlerin dışında şeylerdir. Bu beceriler, onlara sahip olmak isteyen herkesin bedelini ödemesini gerektirir. Bu yüzden nesilleri çok hızlı tükeniyor.
Bir ders kitabında ya da sınıfta öğretilen becerilerden sözetmiyorum. Sadece yaparak öğrenebileceğin, uçurumdan atladıktan sonra uçmasını öğrenmen gereken şeylerden bahsediyorum.
Gerçekten kendinizi bulduğunuzda geliştirebileceğin becerilerden bahsediyorum. Kendini gerçekten riske attığın ve yüreğinizi başarısızlık ihtimaline açtığın türden şeyler. VBir tek harika şeyi yapmak için, herşeyi riske etmeye hazır olduğunda geliştirebileceğin beceriler.
Şimdiye kadar sahip olduğunu düşündüğün beceriler.
Temel olarak söylemek istediğim şey şu: aşağıdakiler sende olmadığı için, muhtemelen pek bir şansın yok, çünkü :
1. Yeterince başarısız olmadın.
Çünkü vasatlığın içinde mutlusun ve aslında denememeyi seçtin. Çünkü yeni bir şeyi öğrenmek hakkında konuşmak (mesela bir yabancı dili) aslında onu öğrenmekten daha kolay.
Çünkü herşeyin fazlasıyla karmaşık ve kompleks olduğunu ve bir sonraki şeyi “yarın bir oturuşta bitireceğini” veya “Pazartesi diyete başlayacağını” düşünüyorsun.
Çünkü işinden nefret ediyorsun ama yenisini de aramıyorsun çünkü reddedilmekten kaçınmak daha kolay.
Çünkü sen orada oturmuş denemekte bile başarısız olurken, ben burada başarısız denemeler yapıyorum, kendimi zorluyorum, yeni şeyler öğreniyor ve mümkün olabildiğince başarısız olmaya çalışıyorum.
Çünkü biliyorum ki deneyip başarısız olduğum müddetçe öğreneceğim, öğrendikçe de rotamı düzeltip yola devam edeceğim. Çeliğin su alması gibi, ateşlerden geçtim ve şekil alana kadar dayak yedim. Ağır çelikten mamul, kenarları bıçak gibi keskin bir kılıç, eğer sen de aynı sertlikte değilsen seni ikiye böler. Sen bunu unuttun.
2. Başkalarının senin hakkında düşündüğü şeyleri umursuyorsun.
Çünkü çevrene uyum sağlaman lazım.
Çünkü farklı olmanın, ancak diğer insanların farklı oldukları şekilde olursa “cool” olduğunu düşünüyorsun.
Çünkü dünya seni olduğun gibi göreceği için kendini olduğun gibi kabul etmekten korkuyorsun. Sen başka insanları yargıladığın için, sana onlar da seni yargılıyorlarmış gibi geliyor.
Çünkü sahip olduğun şeylere, yaptığın işlerden daha çok önem veriyorsun.
Çünkü sen kendine yeni giysiler, yeni oyuncaklar, yeni arabalar alırken ben kendime yatırım yapıyor olacağım. Sen dünyaya uyum sağlamaya çalışırken, ben dünyayla birlikte varolmanın yollarını arıyor olacağım.
Çünkü ben bütün güvensizliklerimi görmezden gelip kendi özgün halimi dünyaya gösterebileceğim, başkalarının fikirlerine, “elalem ne der”lere bağışıklık kazanacak ve bir fikirler keşmekeşinde ayakta kalacağım, içim sen çoğunluk ile evlenirken, benim istisnai olanı keşfetmekte olduğumu bilerek rahat edecek.
3. Kendini olduğundan daha zeki sanıyorsun.
Çünkü şimdiye kadar herkesin yaptığını yaptın, okuduklarını okudun, çalıştıklarını çalıştın.
Çünkü onların testlerini geçmek için öğrenmen gerekenleri öğrendin ve bunun seni akıllı yapacağını sandın.
Çünkü öğrenmenin sadece okullarda olduğunu sanıyorsun.
Çünkü sen okul için çalışırken ben hayatı öğrenmeye çalışıyordum. Çünkü sen sınıfta öğrenme peşinde koşarken ben dışarı çıktım ve yaparak öğrendim.
Çünkü hayata dair, senin herhangi bir üniversiteden alacağın bir kağıdın kapsayacağından daha fazla şey biliyorum. Çünkü zeka ne öğrendiğin değil, nasıl yaşadığındır.
Çünkü benim bir üniversite diplomam olmayabilir ama seni benim hakkında konuşamayacağım derinlikte konu bulmaya zorlayabilirim.
Çünkü senin testlerini zorunlu olsaydım ben de geçerdim, ama sen hayatın bana fırlattığı testlere senin bir saniye dayanman mümkün değil. Çan eğrisi veya yüzdelerle geçilen testler değil onlar, tek bir başarı ölçütü var : hayatta kalmak!
4. Okumuyorsun.
Çünkü okuman gereken şeyleri okumuyorsun, ya da daha kötüsü, hiçbirşey okumuyorsun.
Çünkü tarihin sıkıcı ve felsefenin aptalca olduğunu düşünüyorsun. Çünkü oturup MTV veya E! İzlemeyi, yeni bir şeyler keşfetmeye ve etrafındaki dünyayı daha iyi anlamak için bir başkasının zihnine girmeye tercih ediyorsun.
Çünkü dünyadaki tüm gücün, bizden önce yaşamış olanların kelimelerinden geldiğini kabul etmiyorsun, bilmek veya yapmak istediğin herşeyin etrafındaki kelimeler evreninde biryerlerde, şimdiye kadar görülmemiş bir bolluk içinde sana sunulmuş olduğunu da…
Çünkü okuman gerektiğini düşündüğün halde bu makaleyi bile okumuyorsun.
Çünkü okuyan insanlar bunları zaten biliyorlar.
Çünkü bir atı suya götürebilirsin, ama oradan su içmesini sağlayamazsın.
5. Merak etmiyorsun.
Çünkü haberlerini, devletin kontrol ettiği kopyala-yapıştır ajanslardan alıyorsun.
Çünkü şu basit soruyu sormaya isteksizsin : “Ya hepsi yalansa? .. ” Üstelik gerçekten öyle olabileceğini kabul etmeye ve ana (ve bizde aynı zamanda yandaş-ç. N.) akım medyanın bütün yöntemlerinin, kesin emirleri uygulayarak bir tek şeye yöneldiğini kabul etmeye yanaşmıyorsun : senin dikkatini dağıtmaya.
Çünkü beni herşeyi-bilen-ukala olarak nitelendirmek senin için kolay ama kendini hiçbirşeyi-bilmeyen olarak nitelendirmek zor.
Çünkü ben konudan bağımsız olarak bilgi susuzluğu çekiyorum.
Çünkü sen Candy Crush veya Megalopolis oynarken ben bağ teorisi veya quantum mekaniği okuyorum.
Çünkü sen vaktini Tosh. O ile geçirirken ben nasıl video kurgusu yapılır öğreniyor, web siteleri ve mobil uygulamalar yazıyorum.
Çünkü seninle teketek münazaraya girsek çökersin. Ben de kendi savımı her noktadan savunurum, sadece senin ona karşı geliştirebileceğin argümanları anlamak için.
Çünkü kendimi bir münazaranın iki tarafını da anlamaya öyle adarım ki senin tarafında olsam yine kazanırdım.
6. Yeterince soru sormuyorsun.
Çünkü otoriteyi sorgulamıyorsun. Ondan hoşlanıyorsun.
Çünkü kendini de sorgulamıyorsun.
Çünkü doğru biçimde konumlandırılmış sorgulamanın, saygıdeğer fikir ayrılıklarının, inandığın şeyleri sana tersini söyleyen birilerine karşı savunmanın bir hayat içindeki gücünü anlamaktan uzaksın. Gerçekliği sorgulayabilme yetisinden uzak, kendi kendine dayatılmış bir hayatta kalma stratejisi ile, Matrix filmindeki gibi bir monotonluk yaşıyorsun.
Çünkü ben biliyorum ki, seni mahvetmenin en kolay yolu seni konuşturmak.
Çünkü ben insan davranışları üzerine çalışırken sen kendinden başka herkesi yok sayıyorsun.
Çünkü kontrol, kendi cahiliyetini tedavi edilemez bir çenesi düşüklük ile etrafa yayarak değil, sorularının bağlamını doğru şekilde yapılandırarak gelir.
7. Gerçeklere dayanamazsın.
Çünkü bilmediğin şeyleri bilmediğini itiraf etmeyi reddediyorsun.
Çünkü internette bulduğun hiçbir yazı, senin yaşamda kaybettiğin tüm zamanı yerine koyamaz.
Çünkü şimdi sana, yarın herşeyin daha güzel olacağını söyleyecek olsam yarına kadar bekler sonra da bununla ilgili hiçbirşey yapmamayı seçersin.
Çünkü sen olmadığımı zannettiğinde bile, ben etrafımda olup bitenin farkındayım.
Çünkü sen benim seni farketmediğimi düşündüğünde, ben aslında seni görmemiş olduğumu sanıyorsun.
Çünkü etrafta başın göklerde dolaşırken, etrafındaki dünyanın farkında bile değilsin. Aslında burnunun dibinde duran gerçeklik sana o kadar yakın ki, sarhoş cehaletin içinde sadece dilini dışarı bir defa çıkaracak olsan, gerçek dünyanın ne kadar lezzetli olduğunu anlarsın.

Çünkü bu seni anında bir gerçek dünya bağımlısı yapar, kendini doğruluğun çekiciğinden kurtaramazsın. Nihayet, kendi anlama yoksunluğunu anladığında, o zaman göreceksin; gerçekten inanılmaz bir şey yapmaktan seni alıkoyan tek şey,aslında bizzat sensin.
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıta alt yorum yaptı

Mutluluk sonuctur demissin ama yaptigimiz seyler bizi mutlukuga goturmeyebilir demissin. Bi tezatlik var bence burda. Mutluluk sonuc degil amactir. Insanlar mutlu olmak amaciyla hareket eder. Sonunda her zaman mutlu olamaz ama hep bunun hayalini kurar. Yani bi amac var.
Mutluluk sonuçtur. Çünkü mutlu olmak amacıyla yaptığımız şeyler bizi mutluluğa götürmeyebilir.
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıta alt yorum yaptı

Oncelikle grammar kurallarini bil. Sonra seviye seviye kitap okuyarak vocabulary hazneni genislet. Sonra film izleyerek ve muzik dinleyerek dinlemeni gelistir. En sonu da da native speaker olan kisilerle sohbet et . konusmadan asla ogrenemezsin
Bir kere öncelikli olarak bu dilde kendini geliştirebilmen için detaylara önem vermelisin prepositionlar felan aslında çok önemlidir. Kelime bilgisi ve gramer zaten olmazsa olmaz olanlardır. Birde aksanlar arasında çok sayıda kelime ve deyim farklılıkları vardır. Hatta bazı slang veya phrsal verblerin british denen aksanda kullanıldığını düşün ve bir amerikalı veya kanadalı bunun anlamını bilmeyebilir. Zaten işin içine girdikçe ne dediğimi anlayacaksın. Heryerde kullanılan bir basmakalıp söz vardır altyazılı film izle diye. Altyazılı film ancak ve ancak ingilizce altyazı ile izlenmelidir ve bu senin telafuzunu düzeltir. Türkçe altyazı ile izlenen ingilizce filmin hiçbir mantığı yoktur. Varolanı da götürür. Zaten belirli bir seviyeden sonra mesele cümlenin ana fikrini çıkarmak değil detaylarını, nasıl kurulduğunu yani syntax denen olayı analiz etmektedir. Podcastleri tavsiye ederim. Bol bol dinle onları. Birde (interview) ropörtaj bul internetten ingilizce olarak onları sesli oku. Anlamını veya telafuzunun bilmediğin kelimeleri araştır.Böylelikle farklı tarzılarda nasıl sorular sorabilirsin bunları da kendi kendine öğrenmiş olursun. Kendi sesine ingilizce okurken alış. Birçok kişi ingilizce konuşmayı denediğinde kendi sesinden ötürü garip hisseder ve konuşmaktan çekinir. Sesli okuma pratiği bunun önüne geçecektir. Konuşma ingilizcesinde çok fazla edebi veya old-fashioned dedikleri kelimeler yoktur. Bu nedenle zamanını dünya klasikleri gibi çok ağır bir ingilizce ile yazılmış kitaplarla harcama bu senin motivasyonunu da azaltır. Yazma becerisine gelince, italki adında bir site var oraya göz atmanı öneririm. Yazdıklarının native speakerlar tarafından düzeltilmesini sağlayabilirsin böylelikle yanlışlarını görmüş olursun. Okuyarak kavramların nasıl ifade edildiğini öğrenmelisin yani birşeyi yapmadan önce onun nasıl yapıldığını görmelisin. İngilizcede çok farklı şekilde aynı anlama sahip cümleler kurulabilir. Bunları her ne kadar gramerin ve kelime bilgin iyi olmuş olsa da yapamazsın. Okudukça bazı kalıplar veya bazı şeyler sende çağrışımda bulunur ve kendi kendine şöyle dersin 'ben bu kelimeyi şurada kullanabilirim veya bu ingilizcede böyle deniyormuş'. Writing olayında cümleni tutabildiğin kadar uzun tut ve redundancy denen olaydan kaçın yani gereksiz kelimeler ekleme.
Bence yanlış bilinen 2. Şey şudur. Öğretmenlerin çoğu sözlük olarak klasik sözlükleri önerirler ben ise yüzde yüz karşıyım. İnternette çok güzel sözlükler var (ben macmillandictionary veya reference ı kullanıyorum) kelimenin nasıl kullanıldığını hatta origin ini bile gösteriyor. Biraz araştırmacı bir kişiliğe sahipsen ve kelime merakın varsa herşey elinin altında demektir. Gerisi sana kalmış. Birde gerçek anlamda örenmek istiyorsan, bu iş öyle 5-6 ayda olacak birşey değil. Bunu bir hobby gibi düşünmelisin ve çok ama çok zaman ayırmalısın.
Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıt verdi.

Bir kadın inşaat mühendisi, şantiyeci olabilir mi?

Bence olur her şantiyeye bir kadın mühendis lazım yemek falan yaparlar : DD
Temmuz 2015

Seçkin İnanBetül Nada kişisini takip etmeye başladı

Betül Nada, Mimar, @betulnada

Temmuz 2015

Seçkin İnan bir yanıta alt yorum yaptı

Duygusal davranma Çiğdem Çelik .
Ortaçağdaki "Kadın insan mıdır ? " tartışmalarını anımsadım nedense : /
Temmuz 2015

Seçkin İnanŞantiye konu başlığını takip etmeye başladı.

Temmuz 2015

Seçkin İnanSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Temmuz 2015

Seçkin İnanJava konu başlığını takip etmeye başladı.

Java

Java, Sun Microsystems mühendislerinden James Gosling tarafından geliştirilmeye başlanmış açık kodlu, nesneye yönelik, zeminden bağımsız, yü...

Temmuz 2015

Seçkin İnan yeni bir  soru  sordu.

Temmuz 2015

Seçkin İnanMühendis konu başlığını takip etmeye başladı.

Mühendis

YÖNLENDİR Mühendislik

Temmuz 2015

Seçkin İnanGenel Kültür (Muhabbet) konu başlığını takip etmeye başladı.

Genel Kültür (Muhabbet)

Genel Kültür bilgilerinin derinlemesine incelenebildiği tartışılabildiği uzmanlık ağıdır.

Temmuz 2015

Seçkin İnanFelsefe konu başlığını takip etmeye başladı.

Felsefe

Felsefe doğruyu vermez, en iyi ihtimalle yanlışı öğretir. Fakat yanlışı öğrenmek de doğruya yaklaşmak değil midir?

Daha Fazla