Bilmek istediğin her şeye ulaş

Serdar Oruç, 

Satınalma Uzmanı

anlatılacak çok şey var amma. ne okumaya zamanınız yeter nede benim yazmaya.

Mart 2017

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

İnsanın 9 yaşındaki kendi kızına cinsel tacizde bulunmasının dinen bir sakıncası olmadığını düşünenler var. Bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz?

Kuranı Kerim'i Okuyun ve Analiz Yapın Deriz ...

ALLAH Herkese Her Konuda " Doğruyu " Göstersin . . .
Mart 2017

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

Göbek çevresindeki yağ en efektif ve sağlıklı yoldan nasıl eritilir?

Göbek çevresindeki yağları eritmenin bir çok yolu var.Mesela araba kullanırken bile karın kaslarını sıkıp bırakma egzersizi yapılırsa faydalı olacaktır.Bilinen egzersizlerin haricinde karın bölgesine yapılan masajlar derinin ısısını yükselterek enerji tüketimini arttırır.Ayrıca soya sütü tüketmek de yardımcı oluyor.

Mart 2017

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

Göbek çevresindeki yağ en efektif ve sağlıklı yoldan nasıl eritilir?

Mekik yada eller belde iken bacaklar hafif açık şekilde ayakta sağa ve sola belden hareket etmek, bir de uzun bir sopayı boynunun arkasına alarak kollar sopanın ucunda olmak koşulu ile sopayı sağ-ileri (sol-geri) ve sol-ileri (sağ-geri) şekilde hareket etmek. 
Mart 2017

Serdar Oruç  bu yazıyı beğendi:

OBEZİTE HAYALLERİNİZ YIKILMAZSIN

Obezite

Site; bilimcelll.blogspot.com.tr/

Obezite genellikle vücutta yağ birikmesi ve bunun sonucunda vücut ağırlığının boy uzunluğuna göre çok fazla olması. Obezite şu an Dünya'nın en önemli sorunlarında biridir. Çünkü gittikçe artıyor. Obezite ya da obezite hastalığı kendinden başka bir çok kronik hastalığa da neden olmaktadır. 21. Yüzyılın en önemli sağlık sorunudur.


Peki obezitenin nedenleri, obezite nasıl tedavi edilir, nasıl saptanır ve neden olduğunu sağlık problemlerini açıklayacağım.

Biliyorsunuz ki insan oğlu var olduğu süreden beri beslenir. Bu beslenme anne karnındayken başlar ve ölene kadar devam eden önemli bir süreçtir. Çünkü yaşamın en temel ihtiyaçlarından birisidir. Çünkü insanın yaşaması için, büyümesi, gelişmesi ve sağlık bir şekilde uzun süre yaşaması için beslenmeye ihtiyaç vardır. Ama nasıl bir beslenmeye çünkü asıl sorulması gereken bu. Çünkü düzensiz beslenme sadece obeziteye sebep olmuyor kansere de yol açabiliyor. Beslenme sadece karnı doyurmak ya da açlığı gidermek olarak anlaşılmamalıdır. Çünkü eğer vücuda alınan ile vücutta harcanan bir birini tutmazsa yani alınan ile verilen enerji dengede değilse buda çeşitli sorunlara sebep olabiliyor. Günlük olarak vücuda alınan enerji eğer o gün harcanan enerjiden fazla ise o aldığın enerji vücutta yağ olarak depolanmaktadır. Vücuda fazla gelen besinlerdeki enerji daha fazla obeziteye neden olmaktadır. Peki neden böyle hiç düşündünüz mü? Nedeni söyleyeyim size günümüzün teknolojisi öyle bir gelişti ki insanların hareketlerini kısıtladı. Çünkü vücudun bu enerjiyi harcaması gerekirken teknoloji yüzünde bazı işlerimizi kolayca hiç hareket etmeden hallettiğimiz için o enerji harcanılmadan vücutta birikilip yağ depolanması oluyor.

Anlaşılacağı üzere obezite; besinlerle alınan enerjinin (kalori) harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanması (%20 veya daha fazla) sonucu ortaya çıkan, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Neyse fazla uzatmadan asıl meselemize geçelim.

1- Dünya'da Görülme Sıklığı;

Obezite küresel boyutta önemli bir halk sağlığı sorunudur. Hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde obezite her geçen gün artış göstermektedir. DSÖ tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 ayrı yöresinde yapılan ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında 10 yılda obezite prevalansında %10-30 arasında bir artış saptandığı bildirilmiştir.
Obezite

Obezitenin en sık görüldüğü ülke ise ABD'dir.

2- Türkiye'de Görülme Sıklığı

Yetişkinler;
Ülkemizde de obezite sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Sağlık bakanlığı tarafından yapılan araştırmaya göre. “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010” ön çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite sıklığı;
  • Erkeklerde %20, 5
  • Kadınlarda % 41
  • Toplamda %30, 3
olarak tespit edilmiştir.
Toplamda fazla kilolu olanlar %34, 6, fazla kilolu ve şişman olanlar %64, 9, çok şişman olanların oranı %2, 9 olarak bulunmuştur. Ülkemizde obezite sıklığı görüldüğü bölge ise İstanbul ( %33 ) ve en az ise Ortadoğu Anadolu '' Malatya, Kahramanmaraş, Elazığ, Adıyaman ve Tunceli '' ( %20, 5) olarak bulunmuştur. Kısacası söylemek gerekirse Doğu ve Güneydoğu'da obezite sıklığı diğerlerine göre azdır.
3- Obezitenin Nedenleri;
Obeziteye neden olan etmenlerin tam olarak bilinmemekle birlikte bunların başından aşırı ve yanlış beslenme ve yetersiz aktivite yetersizliği obezite oluşmasına en önemli etkenlerdendir. Bunlardan başka genetik, psikolojik, sosyo- kültürel, çevresel ve fizyolojik gibi bir çok faktör obeziteye neden olmaktadır.
Obezitenin oluşmasında başlıca risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır :
  • Aşırı ve yanlış beslenme alışkanlıkları
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Eğitim düzeyi
  • Sosyo – kültürel etmenler
  • Gelir durumu
  • Hormonal ve metabolik etmenler
  • Genetik etmenler
  • Psikolojik problemler
  • Sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama
  • Sigara- alkol kullanma durumu
  • Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.)
  • Doğum sayısı ve doğumlar arası süre
  • Obezite
Obezitenin gelişmesinde dikkat edilmesi gereken faktörlerden biri de yaşamın ilk yıllarındaki beslenme şeklidir. Yapılan çalışmalarda, obezite görülme sıklığının anne sütü ile beslenen çocuklarda, anne sütü ile beslenmeyen çocuklara göre daha düşük oranlarda olduğu, anne sütü verme süresinin, tamamlayıcı besinlerin türü, miktarı ve başlama zamanlarının obezite oluşumunu etkilediği bildirilmektedir.

DSÖ ve UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu) tarafından yayımlanan çeşitli dökümanlarda 6 ay tek başına anne sütü verilmesinin, 6. Aydan sonra emzirmenin sürdürülmesi ile birlikte güvenilir ve uygun kalite ve miktarda tamamlayıcı besinlere başlanılmasının ve en az 2 yıl emzirmenin devam ettirilmesinin kısa ve uzun dönemde obezite ve kronik hastalık riskini azaltabileceği belirtilmiştir.



Obezite





4- Obezitenin Yol Açtığı Sağlık Problemleri;
Obezite; vücut sistemleri (endokrin sistem, kardiyovasküler sistem, solunum sistemi, gastrointestinal sistem, deri, genitoüriner sistem, kas iskelet sistemi) ve psikososyal durum üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden dolayı pek çok sağlık problemlerine neden olmaktadır.


Obezitenin neden olduğu sağlık sorunları/risk faktörleri :


  • İnsülin direnci – Hiperinsülinemi
  • Tip 2 Diabetes Mellitus
  • Hipertansiyon
  • Koroner arter hastalığı
  • Hiperlipidemi – Hipertrigliseridemi
  • Metabolik sendrom
  • Safra kesesi hastalıkları
  • Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi, endometriyum, yumurtalık ve meme kanserleri, erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri )
  • Osteoartrit
  • Felç
  • Uyku apnesi
  • Karaciğer yağlanması
  • Astım
  • Solunum zorluğu
  • Gebelik komplikasyonları
  • Toplumsal uyumsuzluklar

Obezite

5- Obezite Testi Nasıl Yapılır?


Obezitenin varlığını değerlendirmek için, vücut kitle indeksi (BMI -Body Mass Index) adı verilen bir obezite testi kullanılır. Kısaltması BMI olan bu obezite testi ile kilonuzun boyunuza oranı ile obezite değerlendirilmekte ve sınıflandırılmaktadır. BMI vücut ağırlığının boya oranıdır ve birim olarak kg/m2 olarak ifade edilir.

Obezite Testine Göre Obezite Hastalığı Nasıl Değerlendirilir?
Dünya Sağlık Örgütü (WHO-World HealthOrganisation) obezite testi sınıflaması şu şekildedir:
  • BMI 20-24. 9 kg/m2 arası normal,
  • BMI 25 -30 kg/m2 arası fazla kilolu (overweight) ,
  • BMI 30 kg/m2 ve üzeri obezite,
  • BMI 40 kg/m2 ve üzeri morbid obezite,
  • BMI 50 kg/m2 üzeri ise süper obezite olarak tanımlanabilmektedir.

6-Obezitenin Tedavisi

Obezite oluşmadan korunmak çok önemli bir şeydir. Çocukluk döneminde ta ki ölene kadar büyük bir risk taşır obezite. Çocukluk dönemindeki beslenme alışkınlıkları yetişkin dönemde obeziteye neden öenmli olabilir. Onun için obeziteyi önlemek için küçük yaşlardan başlanmalıdır. Düzenli bir beslenme şekli edinmeliyiz. Çocukluk döneminde obezite olmazsan bile ileri yaşlarda karşılaşabilirsin... Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir.
Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır.
Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisi,

Obezitenin tedavisinde tıbbi beslenme tedavisi anahtar rol oynamaktadır. Obezitede beslenme tedavisi ile:

  • Vücut ağırlığının, boya göre olması gereken (BKİ= 18. 5 – 24. 9 kg/m2) düzeye indirilmesi hedeflenmelidir. Tıbbi beslenme (diyet) tedavisinin bireye özgü olduğu unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin olması gereken ideal ağırlığı olabildiği gibi, ideal ağırlığının biraz üzerinde de olabilir.
  • Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
  • Vücut ağırlığı boya göre olması gereken (BKİ= 18. 5 – 24. 9 kg/m2) düzeye geldiğinde tekrar ağırlık kazanımı önlenmeli ve kaybedilen ağırlık korunmalıdır.

2. Egzersiz tedavisi

Egzersiz tedavisinin ağırlık kaybını sağlamadaki etkisi halen tartışmalı olsa da, fiziksel aktivitenin yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önlediği kesin olarak kabul edilmektedir. Egzersiz tedavisi ile, tıbbi beslenme tedavisini destekleyici nitelikte bireylerin ağırlık kazanımları engellenebilmekte, zayıflama ve tekrar ağırlık kazanmanın önlenmesi sağlanmaktadır.
Yetişkinlerin her gün ortalama 30 dakika orta şiddette egzersiz yapması önerilmektedir. Bu düzey bir aktivite günlük 840kj (200kkal) enerji tüketimini sağlar. Obez kişilerde her gün fiziksel olarak aktif olmak amaçlanmaktadır. Enerji harcaması kişinin vücut ağırlığı ve aktivite şiddetine göre değişir.
Egzersiz tedavisinin temel ilkeleri aşağıda belirtilmiştir :

  • Egzersizin Türü ; Yürüyüş, Günlük Yaşam Aktivitelerinde Artış, Direnç Egzersizleri
  • Egzersizin Sıklığı; Her gün veya en az 5 gün/hafta
  • Egzersizin Süresi; 40-60 dk/günde 1 kez, 20-30 dk/günde 2 kez
  • Egzersizin Şiddeti; Maksimal Oksijen Tüketiminin % 50-70’i

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır.

3. Davranış değişikliği tedavisi

Vücut ağırlığının denetiminde davranış değişikliği tedavisi, fazla ağırlık kazanımına neden olan yemek yeme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu yönde değiştirmeyi veya azaltmayı, olumlu davranışları ise pekiştirerek yaşam biçimi haline gelmesini amaçlayan bir tedavi şeklidir. Davranış değişikliği tedavisinin basamakları:

  1. Kendi kendini gözlemleme
  2. Uyaran kontrolü
  3. Alternatif davranış geliştirme
  4. Pekiştirme, kendi kendini ödüllendirme
  5. Bilişsel yeniden yapılandırma
  6. Sosyal destek

4. Farmakolojik tedavi

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede ağırlık fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır.
Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir.

5. Cerrahi tedavi

Obezitede cerrahi yaklaşım temelde ikiye ayrılır. Besinlerle alınan enerjinin azaltılmasına yönelik bariyatrik cerrahide hedef, besinlerin gastrointestinal sistemde emilimlerini azaltmaktır. Bu amaçla bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon vb. Yöntemleri kullanılır. Rekonstrüktif cerrahide ise amaç; vücudun çeşitli bölgelerinde lokalize olmuş mevcut yağ dokularının uzaklaştırılmasıdır. Bu tedavi estetik ağırlıklıdır ve eğer hasta obezite tedavisinin gereklerini yerine getirmezse yağ birikimi tekrar gerçekleşmektedir. ( Kaynak; Obezitenin Tedavisi; Sağlık Bakanlığı )
OBEZ OLUP OLMADIĞINI KONTROL ET; Aşağıdaki linkte tıkla...

bilimcelll.blogspot.com/2013/12/vucut-he...


Not; Bu hayatta bize verilen en büyük nimetlerden biride sağlıktır. Kaybetmeden değerini anlamalıyız. Çünkü biz bazı şeyleri kaybettikten sonra değerini anlıyoruz. Halbuki baştan değerini anlasak ne olur ki!!! Vaki geçmeden kendine savaş aç ve sağlığına sahip çık. Tembelliğin lüzümluğu yok. Her gün düzenli aktivite yap. Hareket et ve yaşa. En büyük savaş senin ile nefsin arasındadır. Her şeyde de bu var.
Neyse teşekkür ederim bu araya kadar okuduğunuz için. Faydalı bir yazı olduysa ne mutlu bana. Sizlere uzun ve sağlıklı bir hayat diliyorum. Yazılarımdan çeşitli kaynaklardan yararlanılmıştır.
20.12.2013
R.ALTUN



Sitemiz; bilimcelll.blogspot.com.tr/2013/12/obez... .
Mart 2016

Serdar Oruç bir yanıta alt yorum yaptı

Merhaba Mehmet bey, bana ulaşabilirmisiniz. Facebook sayfam, Ahmed Serdar ORUÇfacebook.com/profile.php?id=1507923178
Çok şey ne öğrenmek istiyorsunuz serdar bey
Mart 2016

Serdar OruçMehmet Pinar kişisini takip etmeye başladı

Mehmet Pinar, Kimyager, @mehmetpinar1

Aralık 2014

Serdar Oruç bir yanıta alt yorum yaptı

Türkiye' de bu boya ile araç boya yapılırmı? yasal mı? paramagnetic boya ile ticari neler düşünebiliriz. inovasyon bir şeyler üretilebilinir mi? vede kimyacılar hariç bu işi pek biliniyor mu? diye paylaşmak istedim.
Çok şey ne öğrenmek istiyorsunuz serdar bey
Aralık 2014

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

Paramagnetic Boya Hakkında Ne Biliyor sunuz ?

Çok şey ne öğrenmek istiyorsunuz serdar bey
Aralık 2014

Serdar Oruç yeni bir  soru  sordu.

Aralık 2014

Serdar OruçÇocuk Gelişimi konu başlığını takip etmeye başladı.

Çocuk Gelişimi

Çocukların gelişim özellikleri hakkında merak ettikleriniz

Mayıs 2014

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

İnovasyon ile ilgili en etkili cümle ne olabilir sizce?

Aklıma gelenlerin en iyisi : "yenileşme"
Mayıs 2014

Serdar Oruç bir yanıta alt yorum yaptı

Yusuf Can Kardeşim, :) gülümseme göndererek yoruma renk katmışsın. Ekonomist misin gerçekten. Günde 200 ton mermer tozunun doğaya bıraktığı zararı biliyor musun? Mermer tozunu çöpe kaldırmak için parayla şirket tuttuklarını ve milyonlarca TL masraf ödediklerini biliyormusun? Tabi denetimlerden geçemeyip de cezalarının ne olduğunu biliyor musun? Hem 200 ton mermer dediğin nedir ki ????? adam tozundan bahsediyor..
200 ton mermerin varsa zaten mermer sektöründe en iyisisin. Tozdan kar elde etmene gerek kalmaz :)
Mayıs 2014

Serdar Oruç bir yanıt verdi.

Kadere inanır mısınız?

Birincisi; BÖYLE BİR SORU SORULMAZ.
İkincisi; Art Niyetli olduğunu düşünüyorum.
Üçüncüsü; İnanmıyorum diyen kişi Müslüman ise KAFİR olur.

Kader, Kaza ve Cüz-i İrade Nedir?
Madem meselemiz kaderdir. O halde meseleye geçmeden evvel bazı kelimelerin anlamlarını bilmek zorundayız. Bu kelimelerden bir tanesi kaderdir.
Kader: Cenab-ı Hakkın, kainatta olmuş ve olacak her şeyi, bütün vasıflarıyla, bütün halleriyle ezelde bilmesi ve daha onu yaratmadan önce, her şeyiyle, levh-i mahfuz denilen kader levhasında yazmış olmasıdır.
Kaza ise; Allah'ın bu ezeli yazıyı ve takdiri, icad etmesi ve yaratmasıdır.
Demek ki, kader; Allah'ın ilminin bir neticesi, kaza ise; Allah'ın kudretinin bir tecellisidir. Yani Allah, ilmiyle yazmış, kudretiyle de yaratmıştır.
Yazı: Kaderdir, Yaratmak: Kazadır.
Mesela: Bir insanın ne zaman doğacağı ve ne zaman öleceği önceden takdir edilmiştir. İşte bu takdir; kaderdir. O insanın vakti geldiğinde doğması ve vakti geldiğinde ölmesi, yani doğum ve ölüm hadiselerinin yaratılması ise kazadır.
Cüz-i İrade: Allah tarafından insana verilen, dilediği gibi hareket edebilme yeteneği ve seçme serbestliğidir. Biraz daha bu kavramı açarsak: Allah insana okuma, yazma, koşma, yemek yeme, içme, oturma gibi bir çok kabiliyetler vermiştir. Bu kabiliyetlerin her birine "külli irade" denilir. Burada geçen "külli irade" tabirini, Allah'ın külli iradesiyle karıştırmamak gerekir.
Allah'ın "külli iradesi"; Allah'ın dilediği her şeyi yapabilmesi ve emrinin önüne hiçbir şeyin geçememesidir.
İnsanın "külli iradesi" ise; Kendisine verilen yeteneklerdir. İşte insan, o yeteneklerden bir tanesi ile bir işe yöneldiğinde o "külli irade" artık cüz'ileşmiş olur. Buradaki "cüzi" ifadesi "ufaklık" manasında olmayıp, "belirlilik" manasındadır.
Mesela insanda yemek yeme kabiliyeti vardır. Bu "külli iradedir. " İnsan bu kabiliyeti ile simit yemeğe başladığında artık bu kabiliyeti cüzileşmiş olur. Artık insan kendindeki külli iradeyi belli bir yönde kullanmış ve simit yemeğe başlamıştır. İşte buna cüz-i irade denilir. İnsan burada serbesttir. Simit yiyebileceği gibi bir haramı yemeği de tercih edebilir. Zaten onu mesul eden: ona bu tercih yetkisinin verilmesidir.
Mayıs 2014

Serdar Oruç bir yanıta alt yorum yaptı

şunu değiştirir kardeşim. önünde düz bir çizgi var. geçmek ölüm getirir, geçmezsen bir şey yok. Sen bakalım ne olacak diye geçersen, öldüğünle kalırsın. Kural 1- Allah ezelde herşeyi biliyor muydu. evet. senin nasıl davranacağınıda biliyordu. ama seni çizgiden geçmeni zorladımı. hayır. sana kulli irade verdi, yani yetenek, yürümek, yeme içm gibi. sen fiiliyata geçirdiğinde, cüzi iradeni kullanmış oluyorsun. çizgiden geçmek örneği gibi.. Kural2. bütün bu olup biten durumların hepsine KADER denir. bu arada müslümanım diyen herkesin kadere-kazaya, hayr ve şerrin Allah' tan geldiğine inanmak zorunda. soruyu soran da kabahat.
inanip inanmamak neyi degistirir ki
Mayıs 2014

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

Kafka'nın babasıyla olan ilişkisi edebi karakterini nasıl etkilemiştir?

Franz Kafka

Kafka'nın eserlerinde baba karakteri ailenin reisi, her şeye gücü yeten ve baskıcı bir kişidir. Bunda Kafka'nın baskıcı bir baba ile küçüklük geçirmesi etkilidir. Babasıyla ilişkisi küçüklüğünden beri mesafeliydi. Babasından korkmuyordu fakat aynı zaman da ona mesafeliydi de, bir nefret içindeydi. Yaşamındaki bu gerçekliği Kafka, özellikle Dönüşüm adlı romanında ve Hüküm adlı öyküsünde işlemiştir. Bunun yanında Babaya Mektuplar adlı mektup tarzı eseri ise babasından kaynaklanan baskının kendisinde oluşturduğu iç hesaplaşmaya değindiği, konuyla alakalı başka bir eserdir.
Mayıs 2014

Serdar Oruç bu yanıtı beğendi:

Yeterli ve dengeli beslenmek için önerebileceğiniz bir beslenme program var mı?

Beslenme programları yani diyetler kişiye özeldir. Yakınınızda bulunan bir diyetisyene başvurunuz.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Fütürizm

70 Kişi   34 Soru

Dragons' Den Türkiye

398 Kişi   82 Soru

Edebiyat

948 Kişi   203 Soru

Bebek İsimleri

10 Kişi   5 Soru

Patent

105 Kişi   34 Soru

İnovasyon

266 Kişi   38 Soru

Yatırım

335 Kişi   110 Soru

Katı Atık Teknolojileri

5 Kişi   2 Soru

Çocuk Ve Genç Psikolojisi

516 Kişi   80 Soru

Teknoloji

1902 Kişi   580 Soru

Üroloji

11 Kişi   11 Soru

Doktorlar

162 Kişi   67 Soru

Sağlık

1084 Kişi   1186 Soru

Penis

5 Kişi   5 Soru

Innovation

10 Kişi   2 Soru

Karın Bölgesi Yağ Eritme

6 Kişi   8 Soru

Kobi Kosgeb

11 Kişi   5 Soru

Baba

18 Kişi   28 Soru

Pedagog

8 Kişi   7 Soru

Anne

26 Kişi   42 Soru

Çocuk Eğitimi

21 Kişi   11 Soru

Pedagoji

5 Kişi   7 Soru

Yeraltı Zenginlikleri

10 Kişi   2 Soru

Satınalma

12 Kişi   4 Soru

Bilgisayar

2562 Kişi   441 Soru

İş Hayatı

2381 Kişi   325 Soru

Bilgisayar Programları

1809 Kişi   180 Soru

Facebook

800 Kişi   185 Soru

Ülke Ekonomisi

608 Kişi   102 Soru