Bilmek istediğin her şeye ulaş

Serkan Köse, 

Girişimci

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (flickr.com/photos/koseserkan ve instagram.com/koseserkan), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Pzt - 10:24

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Türkiye'de yazılım sektörü ne boyutta ve ilerisi için ne düşünüyorsunuz?

Geçen yılın verilerinden yola çıkarak Türkiye'de 11 milyar dolarlık bir yazılım sektörü olduğunu söylüyorlar. Bu da Türkiye'nin geçen sene ki bütçesinin 1/40'na denk geliyor. Muazzam bir sayı fakat bu kadar para servislere, lisans ücretlerine, outsource işlere, bakımlara vs gidiyor çünkü ortada adam gibi bir ar-ge göremiyorum. Firmaların ezici çoğunluğu ürünü customize ederek kullanıyor, sıfırdan yazmak yok. Bazı durumlarda elbette sıfırdan yazılması mantıksızdır ama siz aylık bir kaç milyon dolar ciro yapıyorsanız ve hazır bir ürünü customize edip kullanıyorsanız, yarın öbür gün ürünün yeni versiyonu çıktığında güncelleme yapamazsınız çünkü customize ettiğiniz yerleri ne yapacaksınız? Bu durum Türkiye'de ki kurumsal firmaların hepsinde var deseniz çok yanılmazsınız. Ar-ge yok, kendi geliştirme yok.

Türkiye'de kaç kişi test kodu yazıyor? Yazmıyorlar çünkü iş kültürümüzde yok. İngiltere'de ki bir firmaya başvuruyorsun adam sana şu şu testleri biliyor musun diyor listenin sonu yok. Biz de unit test yazan test konusunda tanrı oluyor çünkü yazan sayısı 100 programcıda 5 falandır belki daha az. Adamlarda test yaklaşımlarının yanında test ekibinin kullandığı araçlar oluyor. Senin kodunu alıyorlar tool'a veriyorlar, tool'da işte burdaki fonksiyonu şu şekilde daha iyi yazabilirdin, şu şu variable'lar gereksiz gibi çıktılar veriyor. Onlarla aramızda resmen uçurum var.

Adamlar şu problem için go dilini kullanmışlar, bu problem için jpyhton kullanmışlar diyosun, el cevap: Adamlar heyecan arıyor abi! Neden böyle çünkü derinlemesine öğrenme yok. Framework programcılığı var bizde.

C# yada java'nın herşeye yetebileceğini düşünüyorlar çünkü hep vasat işlerle uğraşıyoruz. Halbuki C# ve java ikisi de imperative stilde programlama dilleridir. Imperative, declarative,functional paradigm'daki dillerden bir tanesi bilmenin yanı sıra diğerlerinin de en azından hangi sorunlara çözüm olarak geliştirildiğini bilmek gerekir.
Paz - 21:35

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Sürekli tuzlu şeyler yeme ihtiyacı neden kaynaklanır?

Aşırı tuz tüketimi duyuluyorsa hastanede mutlaka bir test yaptırmalı.
Paz - 21:35

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Bir yazılım projesinde; karşılaşılan hata üzerine gitmek mi yoksa kodu baştan yazmak mı daha faydalıdır?

Kronik arıza varsa baştan noktasal arıza varsa düzeltme.. .
Cmt - 14:32

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Bilimi sevmek için neler yapmalıyım? Nereden başlamalıyım?

Belki şiir yazmalısın.
Cum - 20:28

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Türkiye'de yazılım sektörü ne boyutta ve ilerisi için ne düşünüyorsunuz?

Türkiye'de bahsi geçen yazılım sektörü, veriyi al, veriyi işle, veriyi gösterden ibarettir. Yerli bir fizik motorumuz yoktur, yerli bir yapay zekamız yoktur, yerli bir programlama dilimiz yoktur, %100 yerli bir donanımımız dahi yoktur. Devlet desteği konusunda, herhangi bir teknokentte değilsen, %40 vergi, geri kalan paradan da gelir vergisi, Spotaj.. Pek fazla destek olduklarını söyleyemem. Onca üniversite, onca bilgisayar mühendisi, onca bilgisayar programcısı varken, eğitilmek üzere eleman arayan firmaların olması içler acısıdır. Bu çocukların okuldan eğitilmiş olarak çıkmaları gerekirdi.
Yazılım şirketlerinin en büyük sıkıntılarından birisi, müşterilerin yabancı sevdalısı olmaları diyebilirim. Diğer sektörlerde de olduğu gibi, biz kimiz ki o adamlar kadar iyi yapalım. Başımız ağrımasın, almanlardan alalım düşüncesindeler. Türkiye'de yazılım can çekişiyor, geleceğinin de pek parlak olmadığını düşünüyorum.
Çar - 23:36

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

2 hafta içinde hızlıca kilo (6-7 kilo) verebilmek için neler yapmalıyım?

Merhaba; lütfen böyle 5 günde 10 günde şu kadar kilo vermem lazım gibi düşüncelerden sağlıklı yaşamak istiyorsanız vazgeçin.Genelde böyle kısa sürede kilo vermeyi nişan veya düğünü olan genç kızlar isterler. Ve yanlış yaparlar. Sşze tavsiyem madem spora başladınız günde ortalama 5-6 km.tempolu yürüyün.Beslenmenizide eski beslenmenizin yarısına kadar indirin.(Tabi bu öneriler yaşınız 40 un altında ve herhangi bir sağlık sorununuz yoksa geçerlidir). Umarım faydalı olmuşumdur.
Sal - 13:23

Serkan KöseVeysel Araç kişisini takip etmeye başladı

Veysel Araç, Mimar, @veyselarac

Sal - 13:22

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

İnsanı biyolojik olarak yöneten organ aslında hangisidir?

Soruda yönetim sorulunca biraz garip oluyor. Bu bir çemberin başlangıç yerini düşünmek gibi bir şey.

Yalnız organ yerine organel sorulsaydı kısa bir süre için yönetiyor kelimesinin cevabı olabilirdi.
Örneklersek,
Temelde yumurta ve spermden gelen kalıtım materyalinin karışımı zigotu yöneterek ikiye bölünmesini sağlar. Morula(32 hücreli) evresinden sonra yönetim kendisini denetlemeye bırakır.

Yani,

İlk düşünüldüğünde akıllara ''kesin bunlarıda yöneten birisi olmalı '' düşüncesi gelebilir. Nedeni, zihnin gördüğü şemaları tekilleştirme eğiliminden kaynaklıdır. ( Örneğin, EGO; ''ortada bir topluluk varsa yöneten biri olmalı ve o ben olmalıyım'' der. )

İşin aslı vücudumuzda yönetimin mekanizmalarının değil denetleme mekanizmalarının olduğudur. Tüm doku ve organlar birbirini denetleyerek hayatta kalır ve varlıklarını sürdürürler. Böylelikle ben, sen ve o olabilir. Tabi kansere yakalanmadığımız sürece. . .
Sal - 10:26

Serkan KöseKufu  kişisini takip etmeye başladı

Kufu , Doğa Bilimci, @kufu

Sal - 10:26

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Bilimi sevmek için neler yapmalıyım? Nereden başlamalıyım?

Öncelikle "bilim" algısının fen, matematik, uzay araştırmalarından ibaret olması bence değiştirilmesi gereken bir bakış açısı. Eğer ki amacın illa ki bu pozitif bilimleri anlamak ise o ayrı tabi. Bilimsel yaklaşım herhangi bir alanda gerçekleştirilebilir, gerçekleştirilmelidir. Buradan hareketle en önemlisi gündelik hayatında kafanı kurcalayan herhangi bir şey üzerine araştırmaya başlamak bence en basiti. Örneğin; TV'nin neden bu kadar çok izlendiğini mi merak ediyorsun, bunun için bir dolu sosyal teori var bunlarla başla. Ya da internet teknolojileri mi, mantarlar nasıl mı yetişirilir, arabesk müzik Türkiye'de neden bu kadar çok seviliyor vs... Merak meselesi burada yatıyor bence, disiplinleri anlamak, bilimsel yaklaşımı anlayabilmek ve gerekirse onu eleştirebilmek.
Sal - 10:25

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Teknolojinin son 50 yılda yükselmesinin sebebi nedir?

Ben de Orhan'a basitleşen iletişim konusunda katılıyorum bu en önemli sonuçlardan biri. Yalnız teknolojinin gelişimi tüketicinin isteğine göre şekilleniyor olmasını tartışa biliriz. Biraz uzun bi konu...

Aslında son 50 yıldaki hızı anlamak için biraz daha geriye gitmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Mesela son 200 yıldır çok garip şeyler oluyor.

Teknoloji

bu grafik milattan sonra yıllara göre insan popülasyonunu gösteriyor. Milattan önce 10.000' den M.S. 1000 yılına kadar dünya üzerindeki insan sayısı 250 milyonu geçememiş. Yalnız 1800 lere gelindiğinde yaklaşık 1 milyara çıkıyor nüfus. İşin en ilginç tarafı yaklaşık 12.000 yılda 1milyar kişiye ulaşabilmişken tamda 1800-1850 arasında bişi oluyor sonuç 7,6 milyar...

Tahmin edin ne oluyor :) elektiriği keşfediyoruz... Elektriği bilim ve sanayide kullandıkça ölüm oranlarımız azalıyor. Üredikçe ürüyoruz, dünya savaşları vız geliyor 1918-20 arasında ispanyol virüsünden yaklaşık 75-80 milyon kişi ölüyor (öldürülüyor tartışılır) genede ivmelenmemizde bir değişiklik olmuyor. Dolayısıyla insan sayısı arttıkça teknolojiye ve bilime kafa yoran insan sayısıda artıyor.

(Kafamı kurcalıyan şey elektirik keşfedildiğinden bu yana 150 yılda neler yaptı... Torunu geleli 30 yıl olmasına rağmen şimdiden dünya kültürünü değiştirdi. Bir adım sonrası İOT.. O zaman neler olacak hayal edebiliyor musunuz ?)
Sal - 10:17

Serkan Köse bir yanıt verdi.

İnsanın sesinin dinlediği ile gerçekteki arasında bir fark var mıdır?

Kendi sesimizi iki şekilde algılarız. Konuşurken oluşan ses dalgalarını dışardan kulağımıza gelişi ile ve ses telleri titreştiğinde vücudumuzun içinden boynumuzdaki ve başımızdaki kemikler ve iç titreşimimiz tarafından. İçerden gelen ses ile havada yayılan sesin frekansı birleşerek bize ulaşır. Yani biz kendi sesimizi bu ikisinin birleşimi olarak algılarız.

Video ya da kayıt cihazları ise sadece havada yayılan ses dalgalarını algılar bizim vücudumuzun içinden bize iletilen kısımları kaydedemez. O yüzden ses kendi dinleyenine farklı gelir ama diğer dinleyenler havada yayılan şekli ile duyar.
Mart 13 - 13:23

Serkan Köseİlker Aksoy kişisini takip etmeye başladı

İlker Aksoy, Hukuk Uzmanı, @ilkeraksoy

Ontoloji konuşmaktan keyif alan bir sorgulayıcı...

Mart 13 - 13:23

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

3d MAX ve Autocad gibi programların orjinallerini kullanmamak ne gibi bir durumda bize sorun olarak çıkar?

Kısa ve öz yazayım.
Kurumsal çalışıyorsan amiyane tabirle "inletirler". Hatta denetime bir hakim eşliğinde gelirler, bilgisayarlarda ne kadar lisanssız uygulama varsa onları da eklerler. Tabii bilir kişi ve hakim olarak gelen ekibe bir de terslik olursa ne ala.
Kişisel çalışmalarda ise bazı kuruluşlar (ender de olsa) yaptığınız çalışmanın hazırlandığı yazılımın lisans bilgilerini isteyebilirler.
Mart 09 - 08:08

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

İnşaat Mühendisliği okuyorum ve bir firmaya girmek istiyorum çünkü oto-kontrol denen bir şey bende yok ve ancak kendimi bir şeyler yapmaya mecbur bırakırsam kendimi geliştirebileceğimi düşünüyorum. Sizce bir firmaya gitsem ve durumu anlatsam beni kabul ederler mi yoksa ayakbağı olarak mı görürler?

Dersleri geçmeye zorunlu olmanız sizi motive edemiyor ama para kazanmak için bir işi yapmak zorunda olmanız sizi motive mi edecek? Bence aileniz sizi yeteri kadar destekliyorsa derslere odaklanın, para kazanmak istiyorsanız da ders verin ya da İnternet işleri gibi marjinal işler yapın (ödev hazırlamak, tercüme, vb). Zaten bir şirkete şu anda çalışan olarak girerseniz sizinle çok fazla uğraşmaları gerekir. 3. Sınıftan sonra çalışmaya başlayabilirsiniz, o zaman aslında mühendislik eğitiminiz tamamlanmış olur ki o zamandan önce iş yerinde de kendinizi geliştirmeniz zor.
Mart 04 - 21:18

Serkan Köse bu yanıtı beğendi:

Sizce referandumda neden evet veya hayır demeliyiz?

Madde 75 - Milletvekili sayısından başlayabiliriz. 50 tane daha milleti düşünmeyen adam ya da kadının ömür boyu paşalar gibi bakılmasına karşıyım.

Madde 101 - Seçilecek cumhurbaşkanının partili olmasına da karşıyım. Bu durumda çıkartılan yasalarda meclis ve cumhurbaşkanı karşılıklı birbirlerini denetlemeyecek, halihazırda anayasa delinerek işletilen suç sistemi işlemeye legal olarak devam edecek.

Madde 105 - Cumhurbaşkanı suç işlediği durumda ki diploma olmadan makamda olmak bile anayasal bir suç, onu sadece meclisteki salt çoğunluk denetleyebilecek ki aynı zamanda iktidar partisinin de başkanı olacak kişiyi kimse denetleyemeyecek.

Madde 106 - Cumhurbaşkanı yardımcılığı makamı getiriliyor ki örneğini Azerbaycan'ın Tayyip Erdoğan'ında gördük.

Madde 119 - Cumhurbaşkanına verilen OHAL ilan etme yetkisi de tek bir elde olduğunda fevri, adaletsiz vb kullanılabilecek ki tersini nedense düşünemiyorum.

Madde 142 - Askeri mahkemelerin kurulması da yasayla engellenecek yani askerleri de Cumhurbaşkanının atayacağı hakimler yargılayacak. Cumhuriyeti yok ederken askeriyeden gelebilecek tepkilere karşı bir tedbir alınmış görünüyor bu maddeyle.

Madde 159 - HSYK'nın başkanı yine Cumhurbaşkanının direkt kafasına göre seçtiği adalet bakanı olacak, bir üye de yine aynı şahsın seçtiği adalet bakanlığı müsteşarı olacak. Kurulun bir kısmı iktidar partisi diğer kısmı ise Cumhurbaşkanı tarafından atanacak yani tümü Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Böyle bir kurumdan adalet beklemek imkansız olacak. Madde 146'da bahsi geçen Anayasa mahkemesi de aynı şekilde Cumhurbaşkanının hegemonyasına alınacak.

Madde 8 - Yürütme yetkisini %100 olarak tek kişiye yani Cumhurbaşkanına veriyor. Zaten yasama da partisiyle onun elinde keza yargı da. Yani demokrasinin olmazsa olmazı güçler ayrılığında bahsettiğimiz üç erkin tamamı Cumhurbaşkanına geçiyor.

Madde 15 - Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması sadece Cumhurbaşkanının OHAL ilan etmesine bağlanıyor.

Madde 73 - Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.


Madde 117 - Silahlı kuvvetlerden de Cumhurbaşkanı mesul olacakmış. Aynı zamanda o kişi devletin baş komutanı oluyor. Yasama, yürütme, yargıdan sonra askeriyenin de başı aynı kişi olacak.

Madde 118 - Milli güvenlik kurulu da tamamen Cumhurbaşkanı ve onun atadığı genel kurmay başkanı tarafından atanacak.

Madde 124 - Cumhurbaşkanı kanunlarla çelişmediği sürece KHK çıkartma yetkisine sahip olacak. Yani eğer meclisteki partisiyle istediği yasaları çıkartamazsa KHK çıkartarak yoluna devam edecek.

Madde 131 - YÖK'ün de artık sadece Cumhurbaşkanı tarafından seçilmesini öngörüyor.

Madde 154 - Yargıtay da Cumhurbaşkanının HSYK'sı tarafından yani yine aynı kişi tarafından seçilecek.

Madde 155 - Danıştay da aynı Yargıtay gibi seçilecek.

Görünüşe göre tüm devleti tek bir kişiye devretmeye hazırlanıyoruz. İşlevsiz meclisi, CB'deki meclisi fesih yetkisi ve KHK çıkarma haklarıyla sistemin 3. Meşrutiyetten bir farkı yok. Yasama, yürütme, yargı ve askeriyeyi bir kişiye devrederseniz o kişi sadece bir otokrata dönüşebilir. Meşrutiyet, halifelik, şeriat gibi geri dönemlerin sistemlerine dönüp kulun kulu olarak yaşamak isteseydim kararım evet olurdu ama ben bunlara karşıyım. Yani kararım hayır olacaktır. Akape ve kurmayları tarafından yapılan kirli siyaset sandıktan evet çıkarsa kepazeliğin nerelere varacağı hakkında bir fikir veriyor. Bir muhalefet partisinin eş başkanlarını kendi ürettikleri senaryolarla içeride tutuyorlar, bu bile hayır demeye yeterli olmalı, nitekim adalet bir gün herkese lazım olacaktır, hatta akapelilere bile. Görüyorsunuz Almanlardan bir şamar yediler adalet, demokrasi diye ağlıyorlar. Dışarıda demokrasi aramadan önce içeride hayırcılara yaptıkları zulmü bir gözden geçirseler iyi olacak.
Mart 04 - 10:31

Serkan Köse  bu yazıyı beğendi:

Yalnızlaşmak ve Güvensizlik

Günümüzde insanların güvensizliğe bağlı hızlı bir yalnızlaşmanın içine sürüklendiğini düşünüyorum. Ekonomik gerekliliğe bağlı zor yaşam mücadelesi ve teknolojik gelişmeler bu yalnızlığı iyice perçinliyor.
1970 ve öncesi kuşağın temsilcileri toplumsal yaşamdaki bu hızlı değişimi çok daha net değerlendirebiliyor.
Bir "merhaba" nın bile "acaba" şüphesiyle duymazdan gelinmesinin nedeni bu ne yazık ki!
Mart 02 - 11:55

Serkan KöseEnes Uslu kişisini takip etmeye başladı

Enes Uslu, Bilişim Uzmanı, @enesuslu

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Kişisel Gelişim

1924 Kişi   151 Soru

Türkiye

921 Kişi   374 Soru

ASP.NET

267 Kişi   142 Soru

inploiders

349 Kişi   165 Soru

Yazılım

2978 Kişi   554 Soru

.NET

1344 Kişi   87 Soru

Bilgisayar

2554 Kişi   441 Soru

Türkiye Sorunları

1123 Kişi   239 Soru

Donanım

510 Kişi   95 Soru

İşletim Sistemleri

166 Kişi   60 Soru

Nissan Micra

9 Kişi   0 Soru

inploid Yardım

88 Kişi   88 Soru

İletişim (inploid)

132 Kişi   16 Soru

Davul

19 Kişi   10 Soru

Fotoğraf Makinesi

354 Kişi   58 Soru

İnternet Teknolojileri

1228 Kişi   170 Soru

Teknoloji

1886 Kişi   579 Soru

Patent

104 Kişi   34 Soru

Hayvanseverlik

106 Kişi   25 Soru

İnternet

2530 Kişi   536 Soru

Basketbol

176 Kişi   46 Soru

Akrep Burcu

14 Kişi   5 Soru

Akademik Kariyer

135 Kişi   28 Soru

Call Of Duty

17 Kişi   1 Soru

Crysis 2

11 Kişi   1 Soru

Atatürkçülük

84 Kişi   13 Soru

Blackberry Curve 9300

5 Kişi   2 Soru

Formspring.me

60 Kişi   2 Soru

Twitter

416 Kişi   120 Soru

Facebook

798 Kişi   185 Soru