Bilmek istediğin her şeye ulaş

Serkan Köse,

Girişimci

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Ekim 2014

Serkan Köse

HER GÜNE BİR HİKAYE

Okulun ilk gününde 5. Sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.
Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.

Bayan Mediha'nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa'nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.
Mustafa'nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?
İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor. ?
Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.
Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:
"Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok
fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.
Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.
Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri
getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa nın hediyesini alıncaya
kadar bu böyle devam etti.
Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı
ile beceriksizce sarılmıştı.
Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.
Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.
Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden
sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları
eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik
ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta
ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini
söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.
Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu,
ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.
Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında
üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.
Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını,
sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile
mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tüm
yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl
daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan
sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala
karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi
ismi biraz daha uzundu.
Mektup söyle imzalanmıştı,
Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)
Öykü burada bitmiyor.
Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.
Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının
birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan
Mediha nın damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu.
Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu?
Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.
Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle fısıldadı,
"Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim.
Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim"
Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi,
Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana
öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".
Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın.
Beğendiğimiz hikayeleri bu başlık altında paylaşsak güzel olur diye düşünüyorum.
Ekim 2014

Serkan Köse

Muhibbi kimdir?

Kanuni Sultan Süleyman'ın yazdığı 3000'den fazla şiirde kullandığı mahlasıdır.

Her ne denlü derd ü mihnet kim gele eyle kabûl
Hîç işitmedün mi kim dünyâ degül cây-ı sürûr

Eyleme kibr ü hased merdûd olan şeytâna bak
Zühdüne tayanma gel gör noldı bel'âm-ı ba'ûr

Sabr kıl kim sabr ile dirler koruk helvâ olur
Gitmesün hergiz dilünden zikrün olsun yâ sabûr

Çirk-i dünyâ ile olmışdur mülevves bu gönül
Cehd kıl tevhîd ile anun yirine tola nûr

Tâc ü taht ü zûr-ı bâzûya muhibbi bakma gel
Hîç bilür misün ki şimdi kandedür behrâm-ı gûr
Ekim 2014

Serkan Köse

Helloween - Longing

Ekim 2014

Serkan Köse

SWOT analizi nedir? Nasıl yapılır?

SWOT analizi bir iş planında işin Strengths, Weaknesses, Opportunities, Threats - Güçlü yönler, Zayıf yönler, Fırsatlar, Tehditler olarak incelenmesini ve bu durumlara hızlı bir bakış atılmasını sağlayan bir özet tablodur. Tablo, 4 birimden oluşur ve her birim işin bahsettiğim incelemelerinden birisine ait bir hücre olarak yerleştirilir. İş planlarının olmazsa olmazlarındandır. Bazı örnekler aşağıda:

Swot Analizi

Swot Analizi
Daha fazla örnek için: articles.bplans.com/swot-analysis-examp... adresini inceleyebilirsiniz. Hazırlama için bir araç da burada: ufa.lt/Cr59Xq
Eylül 2014

Serkan Köse

Hormon bozukluğu belirtileri nelerdir? Göbekte ve çene altında belirgin bir kaç kıl hormon bozuklunun bir göstergesi midir?

Genellikle değildir. Birçok kadının göbek ve çene altında istenmeyen tüy problemi olur ve bu durum genetik yatkınlıkla alakalıdır. Hormonal bir bozukluktan şüphelenebilmek için bir kaç kıldan çok daha fazlası ve bu duruma eşlik eden başka belirtiler de görülmesi gerekir.
Aralık 2010

Serkan Köse

Neden adı tarihe geçmiş bilim adamlarının çoğu Musevi kökenlidir?

Evet Ortaçağ'da ortalama insan ömrü henüz 30 iken, matematiğin kullanım alanı elmayla armudu toplamaktan ibaretken İranlılar öndelermiş. Sonraları bilim ilerlemiş, çözüm yolları artmış ve yanı sıra karmaşıklaşmış. Tıp artık, insan resmi çizmeden onlara dokunmadan daha karmaşıklaşan problemleri çözemez olmuş. İranlıları ama bağlayan bir kutsal kitapları varmış. Zamana ne yazık ki ayak uyduramaz olmuşlar. Matematik alanında ise Descartes, Leibnitz ortaya çıkmış güzel bir temel oluşturan basit cebiri alıp uzay geometrisine sonundaysa kalkülüse dönüştürmüşler. İranlıların her iki alanda da bulduğu basit temeller unutulmamış ama artık bu günkü İranlıların anlayamayacağı ya da en azından geliştirecek kadar anlayamadıkları karmaşık formlara bürünmüş. 
Türklere gelince tıp literatüründe sadece bir hastalığa "isim" verebilmişlerdir; Behçet hastalığıdır ki bunun da tedavisini filan üretmiş değillerdir. Matematik konusunda ise İranlıların temellerini attığı, Avrupalıların geliştirdiği kalkülüsün üstüne orada burada bir iki tuz tanesi serpmişlikleri vardır ama nasıl ki Fazıl Say'ı Avrupa'da burada inanıldığının aksine kimse tanımıyorsa, matematikçilerimizin de isimleri nadiren bir kitabın bir sayfasında en fazla bir isim ve belki de bir cümle/denklem olarak kalmıştır.
Mimarimiz islamiyet tarafından desteklenmiştir ve sınırsız imparatorluk bütçeleriyle gerçekten güzel eserler verilmiştir, halen de devam edilmektedir.
Sanat konusunda Türklerle Yahudileri isterseniz hiç karşılaştırmayalım, içinde insan tasviri olan tüm sanatlar minyatür hariç, islam dininde yasaklanmıştır, bu durum aynı, tıpta olan gelişmeyi engellediği gibi resim, heykel, sinema gibi sanatların da gelişimini engellemiştir. Sinemamız gerçekten sanatsal olan ilk ürünlerini 1980 sonraları vermeye başlayabilmiştir ki bu da bizim sektörde ne kadar yeni ve acemi olduğumuzu gösterir.
Bırakın ülkemizi, kültür başkentimiz İstanbul'un göbeğinde galeriler basılıyor, Bedri Baykam sokakta bıçaklanıyor, kimse de dönüp yardım etmiyor. Bunlar, emin olun resim ve heykel sanatının da gelişimini destekleyen şeyler değillerdir.
Müzik desek ayrı bir muamma, din ve kültürlerini Araplardan alan soydaşlarımız kültürle beraber fellahların tek sesli ilkel müziğini de almışlardır. Bunu Osmanlı dönemi müzisyenleri her ne kadar geliştirmiş olsalar da teksesliliği ve suni makamları, her daim üzgün halleri nedeniyle müslüman coğrafyası dışında bir beğeni kazanamamıştır.
Müziğimiz de Sezen Aksu "Hadi Bakalım" dan itibaren sentezlenmiş haliyle dünyada beğeni kazanmaya başlamıştır. Yani dünya beğenisine uygun müzik üretebilir hale gelmemiz de 80'lerin sonunu bulmuştur...
Bizim halkımız aptal mı? Hayır, zeka normal bir dağılım gösterir, bizim halkımız da diğerleri kadar zeki. Halkımız yeteneksiz mi? Tabiî ki hayır o da normal dağılım gösterir ve bizim halkımız da diğerleri kadar yetenekli. Sadece bizlerde yüzlerce yıllık imparatorluk ve islâm geleneğinden dolayı işin kolayına kaçma, başkalarına yaptırma taklit etme filan gibi pek de iyi olmayan alışkanlıklar gelişmiştir ki yeni nesil artık bunları kırma yolunda ilerlemektedir.
Gördüğünüz gibi bize tam da Yahudilerin ileri olduğu dallar yasaklanmışken onlara da diğerleri yasaklanmış. Ama merak etmeyin, sanatın, bilimin bizdeki anlamıyla yasaklanmamış olduğu batı kültürü de sonuçta bazı konularda Yahudilerle boy ölçüşememektedir. Adamlar mecbur kaldıkları dallarda çok çalışmışlar ve ürünlerini toplamaktadırlar.
Ek olarak yukarıda ismi sayılmamış olan ve teknolojinin bugünkü haline gelmesinde büyük rolü olan Albert Einstein'da Yahudidir.
Mayıs 2014

Serkan Köse

Faranjite ne iyi gelir?

Susmak :)
Eylül 2014

Serkan Köse

Developer Books

inploid üyelerinden @vefasizalem 'in hazırladığı ve geliştirmeye açık olan "Geliştirici Kitapları arama motoru"nu denemenizi tavsiye ederim.
Daha fazla göster

Benzer Kişiler