Bilmek istediğin her şeye ulaş

Üniversite Öğrencisi Serkan Can inploid.com'da 1 soru sordu, 9 soru yanıtladı ve 2 takipçisi var.

Mart 2014

Serkan Can bir yanıt verdi.

Sence özgür müyüz? Daha doğrusu kendini tam özgür olarak hisseden var mı ve neden?

Hayır tabiki yeni kapitalist sistemin paralı köleleriyiz. 800-2000 lirası maaşla ne kadar özgür olabilirsin ki ? Onu geç muasır medeniyetler seviyesini hedeflerken 3. Dünya ülkeleriyle yarışıyoruz . Onu geç, İstediğim yerde istediğim müziği dinleyip, istediğim kıyafeti giyemiyorsam orda özgürlüğüm bitmiş demektir... Ahmet kaya dinlerken Aşırı milliyetçilerin mahallesinden geçersen taşlanırsın, Ahmet şafak dinlerken Kürt mallesinden geçersen taşlanırsın, kısa kollu ti-short ve şort la tarikatçı mahallesinden geçersen kovalarlar, sakal bırakmıyorsun diye müslümandan sayılmazsın. Daha neler neler .
Şubat 2014

Serkan Can bu yanıtı beğendi:

Dünya'nın uydusu olan Ay'ın varlığı ,''Dünya üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulursa'' sizce tesadüf müdür?

Büyük patlamadan sonra oluşan kaos neticesi meydana gelen tüm sistemler ve parçaları tesadüfidir, tabii işin dini yanını bir yana bırakıp müspet düşünürsek. Şimdi hatırlamıyorum ama bir sömestre almış olduğum astronomi dersinde uzayda diğer akıllı canlıların olma ihtimalini hesaplamıştık ve sıfır değildi. Dolayısıyla milyarda bir ihtimal bile olsa trilyarlarca yıldızın yörüngesinde dolaşan 10 trilyarlarca gezegenin birinde akıllı canlıların olması muhtemeldir.
Şubat 2014

Serkan Can bir yanıt verdi.

hangi sayının 25 eksiğinin 49 fazlası 153 tür ?

Ters işlem yapacaksın, 153 ün 49 eksiğinin 25 fazlasını alacaksın 153-49+25=129
Şubat 2014

Serkan Can bir yanıt verdi.

Bir bilim adamı olsaydın eğer ilk olarak ne yapmak isterdin?

Işık hızını aşmanın yöntemlerini bulmaya çalışırdım ya da gelecekte yaşayacağımız enerji sorununu çözmeye çalışırdım.
Şubat 2014

Serkan Can  bu yazıyı beğendi:

Ocak 2014

Serkan Can bir yanıta alt yorum yaptı

Açtığım konunun cevabını çok iyi biliyorum bu konuda yeterince bilgiye sahibim merak etme ,bilmediğim için sormadım. Ayrıca kimseyi sorguladığım falan yok .Diyelimki konu hakkında bilgi sahibi değilim ,soru sormak öğrenme çabamı kanıtlar,sizin gibiler yüzünden insanlar soru sormaya bile korkuyor aşşağılanma korkusu ile. Kibirinizi bir tarafa bırakıp bir üst yorumumu iyi bir şekilde okuyup anlamaya çalışırsanız eğer aslında kimin daha çok öğrenmeye ihtiyacı olduğunu anlayacağınıza inanıyorum,kendinizi bu kadar komik duruma düşürmeyin...Tartışmaya açtığım konuyu da açıklamasını da iyi okuyun.Kaş yapacağım derken göz çıkartmanın hiç bir anlamı yok.Bu sitede insanlar doğru bilgiye ulaşmak için bilmek ve öğrenmek istedikleri konuya sordukları sorulara alınan cevaplarla ulaşmaya çalışıyor.Fakat sorular başkalarının yanlış bildiği teorileri de kapsamalı ki konuyu incelediğinde doğru bilgilere ulaşsın.Amacınız polemik yaratmaksa bunu burada bulamayacağınızdan emin olun,soruyu beğenmediysen yorum yapmazsın bu kadar basit.
"Ay'ın oluşumu tesadüf müdür? " diye bir soru olabilir mi? Ama yine de bi şeyler yazayım.

Bir başka gezegende, buradaki yaşamın aynı formunun ortaya çıkma ve evrilme ihtimali baya düşük bir olasılık. Buna karşılık başka bir gezegenlerde, farklı koşulların ortaya çıkmasını desteklediği farklı türlerin evrimleşmiş olma ihtimali çok yüksek.
Ocak 2014

Serkan Can bir yanıt verdi.

Dünya'nın uydusu olan Ay'ın varlığı ,''Dünya üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulursa'' sizce tesadüf müdür?

Eğer Dünya'nın 4. 56 milyar yıllık tüm varlığını 24 saate indirgeyecek olsaydık (Dünya'nın doğumu da 0 noktası olsaydı) , Ay, Dünya'nın doğumundan sadece 10 dakika sonra var olmuştur. Bir diğer deyişle Ay, Dünya'nın oluşumundan "sadece" 30 milyon yıl sonra var olmuştur. O zamanlar Dünya tam bir magma okyanusyudu ve en muhtemel hipoteze göre Mars büyüklüğünde bir gök cisminin Dünya'ya eğik bir açıyla çarpması sonucu bu magma tabakasından devasa bir kütle Dünya'dan koparak yörüngeye girdi ve Ay'ı oluşturdu (ki Dünya da, Güneş'in yörüngesindeki toz ve kayaların birleşimiyle, zaman içerisinde oluşmuş sıradan bir gezegendir) .

Ay ilk oluştuğunda Dünya'ya oldukça yakındı: 25. 000 kilometre kadar uzağımızdaydı (şu anda 384. 400 kilometre uzaklıktadır) . Eğer bugün de o mesafede olsaydı, şu anda Ay'ı gökyüzünde gördüğümüzden 10-20 kat büyük görecektik. Ne yazık ki Ay'ın bu kadar yakın olduğu dönemlerde gezegenimiz üzerinde hayat yoktu ve dolayısıyla bu güzel manzaraya kimse şahit olamadı.

Ay'ın varlığının en önemli ve birincil sonuçlarından biri, Dünya yüzeyinin sıcaklığı ile ilgilidir. Gel-git (med-cezir) etkisi olarak bilinen fiziksel etki, bir cismin diğer bir cisme olan yakınlığının kübü (3. Dereceden kuvveti) ile ilişkilidir. Dolayısıyla Ay Dünya'ya bu kadar yakınken, yüksek bir çekim gücü yaratıyordu. Ayrıca o zamanlar Ay halen çok sıcaktı ve muhtemelen aradaki kısa mesafede verdiği sıcaklıktan ötürü gezegenin yüzeyini sıcak tutuyordu. Dolayısıyla yaşamın başlangıcı konusunda önemli etkileri olmuş olabilir. Ancak sonrasında Ay, zamanla gezegenimizden uzaklaşarak (ki halen, her sene 3. 8 santimetre kadar uzaklaşmaktadır) ve soğuyarak bu etkisini tamamen yitirmiştir.

Ay'ın bir anda ortadan kaybolmasının esasında ani bir etkisi olmazdı. Sadece gecelerimiz daha karanlık olur ve gökteki güzel bir görüntüden mahrum kalırdık. Ancak yok oluşun etkileri, zamanla ortaya çıkmaya başlardı. En kısa sürede oluşacak etki, gel-gitlerin bugün olduğundan çok daha zayıf olması olurdu; çünkü Ay, yeryüzündeki gel-gitlere neden olan kuvvetlerin 3'te 2'sine tek başına neden olmaktadır. Bunun neyi etkileyeceğini bir anda anlayamayabilirsiniz; ancak denizel yaşam için gel-gitler çok kritik bir öneme sahiptir. Hatta birçok kara canlısının bile yaşam döngüsü gel-gitlere uygun olarak evrim geçirmiştir. Dolayısıyla gel-git hareketlerindeki bu kadar ani bir değişim, birçok türün sonunu getirmeye yetecektir.

Bunun ötesinde Ay'ın fiziksel etkisi, Dünya'nın kabaca sabit olan 23 derecelik eğimini korumaktadır. Ay birden ortadan kalkacak olursa, Dünya zamanla bu eğiminin sabitliğini yitirecek ve deyim yerindeyse "yalpalamaya" başlayacaktır. Örneğin Mars'ın böyle bir dengeleyicisi yoktur ve ekseni bu sebeple 15 derece ile 35 derece arasında gidip gelir. Bu da, Mars yüzeyindeki mevsimlerin bir ekstremden diğer bir ekstreme sürekli olarak değişmesine neden olur. Bu da yaşam için yıkıcı bir etkiye neden olacaktır.

Ay'ın yok olmasının bir diğer önemli sayılabilecek etkisi de, uzayın derinliklerinden Dünya'yı tehdit edebilecek gök cisimlerinden bizi kısmen koruyor olmasıdır. Ancak bu tüm astronomlar tarafından güçlü bir etki olarak tanımlanmamaktadır, çünkü Dünya, Ay'ın çap olarak yaklaşık 4 katı, hacim olarak yaklaşık 50 katı, yüzey alanı olarak 14. 5 katı, kütle olarak 81 katı büyüklüğündedir. Dolayısıyla bir göktaşının Dünya'ya çarpma ihtimali, Ay'a çarpma ihtimalinden çok daha yüksektir. Yine de, Ay'ın koruyucu etkisini savunan bilim insanları, gök taşlarını yolundan saptırma açısından faydaları olduğunu düşünmektedirler.

Ay'ın yok olmasının bir diğer etkisi, gezegenimiz üzerindeki önemli bir kuvvet etmeninin kalkmasından ötürü oluşacak yer hareketleridir: depremler ve volkanik faaliyet. Ancak bunlar zamanla azalacak ve normale dönecektir.

Ay'ın yok olmasının en tartışılan etkilerinden biriyse, Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesinin değişmesi olacaktır. Ay ve Dünya bir nevi "kardeş gökcisimleri" olarak düşünülebilir. Birbirlerine çekim kuvveti uygulayarak dönerler ve bu ikili sistem, bir arada Güneş'in etrafında döner. Dolayısıyla Ay ortadan kalkacak olursa, Dünya üzerindeki önemli bir kuvvet ortadan kalkmış olur ve Güneş etrafındaki yörüngemiz, Ay'ın ortadan kalktığı andaki Dünya ve Ay konumlarına göre değişmeye başlayabilir. Fakat bu değişimin miktarı tam olarak bilinmemektedir. Bazı araştırmacılar, Ay'ın yok olmasının Dünya'nın yörüngesini neredeyse hiç etkilemeyeceğini söylerken, bazıları önemli değişimlere neden olabileceğini iddia etmektedirler. Dolayısıyla bu konuda net bir şey söylemek pek mümkün değildir.

Öte yandan Ay'ın Dünya'nın dönüş hızını giderek yavaşlattığı da bilinmektedir. Ay'ın gezegenimize uyguladığı kuvvet, gezegenimizi son 500. 000 yıl içerisinde yılda 400 dönüşten, yılda 365 dönüşe kadar yavaşlatmıştır. Dolayısıyla Ay ortadan kalkacak olursa, Dünya'nın yavaşlamasına neden olan çok önemli bir etken de ortadan kalkmış olacaktır. Bu, gezegenimizi artık etkilemeyecektir; ancak eğer ki Ay başından beri var olmayacak olsaydı, gezegenimizin dönüş hızındaki farklılıktan ötürü canlılar çok daha farklı bir evrimsel süreçten geçebilirlerdi. Örneğin Dünya çok daha hızlı dönecek olsaydı, atmosferimizde çok fazla türbülans oluşabilir ve bu da güçlü ve dinmek bilmeyen rüzgarlara neden olabilirdi.

Son olarak, biyolojik açıdan yeniden ele alacak olursak, Ay'ın yok oluşu muhtemelen birçok canlıyı ciddi miktarda etkileyecektir. Çünkü birçok memelinin gözleri Ay ışığına duyarlı olacak şekilde evrimleşmiştir ve buna insan da dahildir. Bu memelilerin belki birçoğu, Ay'ın yokluğundan önemli miktarda etkilenerek hayatını yitirecektir. İnsanlarda böyle bir durum olmayacağı tahmin edilebilir; fakat bizde de çok önemli psikolojik değişimler yaşanması muhtemeldir. Bunu çağımızın saçmalığı astroloji ile ilgili olarak düşünmeyiniz. Ay'ın ortadan kalkması, gece-gündüz kavramlarıyla ilgili beynimizde bulunan algıları etkileyecek ve hormonal değişimlere neden olabilecektir. Bu da insan davranışlarının değişmesiyle sonuçlanacaktır.

Tüm bu değişimlerin ne kadar ciddi olacağı ve neleri etkileyeceği konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Ay'ın ortadan kalkması muhtemelen Dünya'da önemli birçok farklılığa neden olacaktır; ancak felaket tellallarının iddia ettiği gibi, Ay'ın ortadan kalkmasının Dünya'daki tüm yaşamı yakıp yıkacağını düşünmek, Ay ile Dünya arasında çok hassas bir dengenin bulunduğunu sanmak, Ay hiç olmasaydı canlılığın var olamayacağını ısrarcı bir şekilde iddia etmek apaçık bilgisizliğin bir sonucudur. En basitinden, okyanusların tabanlarında yaşayan bakteriler ve arkeler (ki bunlarla olan ortak atalarımız, muhtemelen yaşayan ilk canlılardı) , bırakın Ay'ı, Güneş bile ortadan yok olacak olsa milyonlarca yıl hiçbir şey olmamış gibi yaşamlarını sürdürüp evrimleşmeye devam ederlerdi.
Ocak 2014

Serkan Can bir yanıta alt yorum yaptı

''Bu çok mantıklı olmasa da ''acaba'' dedirtiyor insanlara'' kendimin adıma ''acaba'' diyorum demedim,mantıklı olmadığını da savundum,Tartıştığımız konu teoriler üzerineyse eğer mantıksız teorileri de konuşmalıyız ki insanların kafalarında soru işareti kalmasın..yourumlarınızdan anladığım kadarıyla pek de mütevazi olmadığınızı görüyorum,aşağılamalar felan , bilim insanına yakışmayan tarzdan ,bu tarzınız birçok insanı bilimden soğutmaya yeter.
"Ay'ın oluşumu tesadüf müdür? " diye bir soru olabilir mi? Ama yine de bi şeyler yazayım.

Bir başka gezegende, buradaki yaşamın aynı formunun ortaya çıkma ve evrilme ihtimali baya düşük bir olasılık. Buna karşılık başka bir gezegenlerde, farklı koşulların ortaya çıkmasını desteklediği farklı türlerin evrimleşmiş olma ihtimali çok yüksek.
Ocak 2014

Serkan Can bir yanıta alt yorum yaptı

Özellikle dinsel kaynaklar bunun tesadüf olmadığını söyledikleri için soruyu bu şekilde sordum.Konuyu özellikle din kategorisine koymadım çünkü bu soruya çok basit cevaplar vereceklerinden eminim.Ay hakkında ki teorilerden biride ''insanlar dünyaya gelmek için Ay'ı bir araç olarak kullandılar''Bu çok mantıklı olmasada ''acaba'' dedirtiyor insanlara
"Ay'ın oluşumu tesadüf müdür? " diye bir soru olabilir mi? Ama yine de bi şeyler yazayım.

Bir başka gezegende, buradaki yaşamın aynı formunun ortaya çıkma ve evrilme ihtimali baya düşük bir olasılık. Buna karşılık başka bir gezegenlerde, farklı koşulların ortaya çıkmasını desteklediği farklı türlerin evrimleşmiş olma ihtimali çok yüksek.
Ocak 2014

Serkan Can bir yanıta alt yorum yaptı

bence o astronotların bir miktar genç kalmalarının nedeni ,sterilize bir ortamda atmosfer basıncına maruz kalmadıkları içindir ,hızla ve ya zamanla alakası yoktur
Evet, ISS'te (International Space Station) kalan astronotlar göreliliğe göre daha az yaşlanıyor ama bu çok çok çok küçük bir fark (yani genç kalmak için oraya gitmeye değmez).

Bu fark sadece kuramsal değil, deneylerle de gözlemlenmiş bir zaman genişlemesi. Zaten görelilik, adı kuram olmasına rağmen hemen her gün yeni deneylerle sağlamlaştırılmaktadır. Zaten modern çalışmalarda (görelilik de buna dahil) kanun lafı kullanılmaz. Zaten Newton kanunları diye bilinen şeyler de göreliliğin bir limit halidir, yani modern anlamda "kanun" değillerdir.
Ocak 2014

Serkan Can bir yanıt verdi.

Albert Einstein'a göre hız arttıkça zaman yavaşlar. Uzayda zaman dünyadaki zamana göre daha yavaştır. Bu teoriye göre uzay istasyonunda uzun süre kalan astronotlar daha uzun sürede mi yaşlanıyorlar?

Işık hızında ilerlerken eğer zaman yavaşlayacak sa demek ki ışık hızından daha hızlı hareket edersek zaman duracak daha da hızlanırsak zamanda geri gidecek, bu bana mantıksız geliyor, yaşlanma zamana bağlı birşey değil , hücre ölmesiyle ilgili birşey nerede hangi hızla hareket edersen et o hücre ölecek aga
Ocak 2014

Serkan Can bir yanıt verdi.

İnsanı biyolojik olarak yöneten organ aslında hangisidir?

İnsan vücudu sistematik çalışır , herhangi bir organın normal çalışmaması diğer sistemleri kötü etkiler
Ocak 2014

Serkan CanStres konu başlığını takip etmeye başladı.

Stres

Stres, vücudun çeşitli içsel ve dışsal uyaranlara verdiği otomatik tepki. Stres; fizyolojik ve psikolojik olmak üzere ikiye ayrılabilir. Fi...

Ocak 2014

Serkan CanYüksek Lisans konu başlığını takip etmeye başladı.

Yüksek Lisans

Yüksek lisans, ingilizcesi "master"; bir lisans (fakülte) öğretimine dayalı eğitim-öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçla...

Ocak 2014

Serkan CanSosyal Girişim konu başlığını takip etmeye başladı.

Sosyal Girişim

http://www.sosyalgirisim.org//content/detail.aspx?cid=10

Ocak 2014

Serkan CanBeyin konu başlığını takip etmeye başladı.

Beyin

Hayvan anatomisinde beyin, veya ensefalon (yunanca), merkezi sinir sisteminin yönetim merkezidir. Birçok hayvanda beyin, kafanın içinde, bir...

Ocak 2014

Serkan CanYaratıcılık konu başlığını takip etmeye başladı.

Yaratıcılık

Yaratıcılık, kişinin kendini anlatmasının değişik yollarından biridir. Yaratıcılığı arttırmak için çeşitli yöntemler önerilmiştir ve yaratıc...

Ocak 2014

Serkan CanDin Felsefesi konu başlığını takip etmeye başladı.

Din Felsefesi

Din felsefesi, dinin kendiliğinden varoluşsal hareketi için bir tür rasyonel bir meşrulaştırma sağlar. Kutsallık, Tanrı, kurtuluş, ibâdet, k...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Yazılım

3221 Kişi   563 Soru

Bilgisayar

2626 Kişi   444 Soru

Yabancı Dil

1036 Kişi   103 Soru

Kişisel Gelişim

2065 Kişi   155 Soru

İnsan Davranışları

3826 Kişi   962 Soru

İş Hayatı

2450 Kişi   325 Soru

Gerçek Hayat

840 Kişi   102 Soru

Girişimcilik

3677 Kişi   363 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3669 Kişi   280 Soru

Felsefe

1943 Kişi   501 Soru

Kitaplar

3127 Kişi   269 Soru

Teknoloji

1997 Kişi   586 Soru

Psikoloji

2898 Kişi   966 Soru

Hayal Gücü

934 Kişi   42 Soru

İnsan İlişkileri

1038 Kişi   129 Soru

İnternet Teknolojileri

1261 Kişi   172 Soru

Geyik Muhabbeti

1433 Kişi   816 Soru

Dinler

1121 Kişi   329 Soru

İslam (İslamiyet)

565 Kişi   261 Soru

Para Kazanmak

830 Kişi   38 Soru

Sosyoloji

586 Kişi   151 Soru

İnsan Sağlığı

534 Kişi   314 Soru

Özlü Sözler

436 Kişi   26 Soru

Bilim

858 Kişi   286 Soru

Dünya Tarihi

518 Kişi   116 Soru

Kişilik

502 Kişi   52 Soru

Felsefi Düşünce

501 Kişi   72 Soru

Türkiye

941 Kişi   375 Soru

Türkiye Tarihi

412 Kişi   87 Soru

İnsanlar

439 Kişi   217 Soru