Bilmek istediğin her şeye ulaş

Tanrıkut Günay, 

Emekli

Emekli Tanrıkut Günay inploid.com'da 0 soru sordu, 2 soru yanıtladı ve 0 takipçisi var.

Mayıs 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Çocuklara IQ testi nerede ve nasıl yapılıyor, belge veriliyor mu?

Bölgenizde bulunan rehberlik araştırma merkezlerinde ücretsiz yaptırabilirsiniz.
Mayıs 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Çocuklara IQ testi nerede ve nasıl yapılıyor, belge veriliyor mu?

ÇOCUKLARINIZI, “ YÜKSEK IQ ” MANYAĞI YAPMAYIN
  • Çocuklarının yüksek IQ lu çıkmasını arzulayan birçok anne-baba görüyorum etrafımda.
  • Onları acı acı tebessüm ederek izliyorum.
  • Çünkü çocuklarının “zeki” çocuk olmasına kafayı takmışlar.
  • Halbuki; zeka ile yüksek IQ nun ne olduğunu bilemiyorlar…
  • Çocuğunuzun yüksek IQ lu olması, “zeki” olduğu anlamına gelmez.
  • Yüksek IQ nun zeka ile ilgisi yoktur. Çocuğunuzun yüksek IQ’ya sahip olması, başta size ve çevresine vede toplumuna “yararlı” olacağı anlamını taşımaz.
  • Yüksek IQ’ya sahip ve başarılı öğrenim hayatı geçiren bir çok insan, hayatta başarılı olamamaktadır. Ne iyi bir eş, ne mantıklı bir baba, ne babacan bir işveren, ne de başarılı bir yönetici olabilme garantileri yoktur.
  • IQ; ‘Temel Öğrenme Becerisi ve Yeteneği’demektir ki; çocuğa bunu kazandırmak anne-babaların elindedir, öğretmenin yada okulun değil... Ancak bu beceri ve yetenek; sadece IQ zeka türü ile olmaz. EQ: Duygusal zeka ve SQ: Ruhsal zeka, ile birlikte sağlanır.
Bu yüzden avazım çıktığı kadar, "DUYARLI, duygusal çocuklar" yetiştirin diye bağırıp duruyorum... .
Mayıs 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Bildiğiniz ilginç, şaşırtıcı bilgiler nelerdir?

  1. Kuzey Kore başbakanı Kim Jong-il rüşvet alan bir bakanın, evine roket atarak idam ettirmiştir.
  2. Dünyanın hemen hemen her yerinde kadınlar erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.
  3. Kadınlar yilda ortalama 30-60 arasi aglarken erkeklerde ortalama 6 dır.
  4. Beyniniz birinden hoşlanıp hoşlanmadığına ortalama 90 snde karar verir.
  5. Bir insan hayati boyunca ortalama 6 fil ağırlığında yemek yer.
  6. Filler ziplayamayan tek memelidir.
  7. Yarasa dışkısi cok kaliteli bir gubredir ve piyasadaki degeri 154 TL dir.
  8. 1 ton cep telefonu 1 ton altin cevherinden daha fazla altın içerir.
  9. Eski sevgilinize tam olarak hissizleşmeniz en az 6 ay sürmektedir.
  10. Cengiz Han'ın soyundan gelme şansınız % 0.5 tir. (Neye dayanıyor bu istatistik bir bilgim yok)
  11. "Birşey sorabilir miyim? " Sorusu beyinde direk paniğe yol açmaktadır.
  12. Kursun Geçirmez yelegi, yangin çikisini, cam silecegini, lazer yaziciyi kadinlar icad etti.
  13. Günün ortalama 45 dksini birseyi bekleyerek gecirirsiniz. (İnsan ömründe ortalama 3 yıl)
  14. Koku yoluyla edindigin bir hatıran, beyninde kurulan en duygusal bağlantıdır.
Mayıs 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Cam neden saydamdır?

Cam saydamlığının sebebi tamamen kristal dizilimiyle alakalı bir durumdur. Camlarda kullandığımız porselenler gibi seramik ailesinden gelir. Ve amorf bir malzemedir. Morf şekil demektir. Amorf şekilsizliği belirtir. Bu şekilsizlik sıvı haldeki camın katılışırken tanelerin birbirine göre çok uzak konumlamaları sonucu ışığın aralarından geçmesini sağlar. Bu yüzden cam saydam olarak katılaşır. Yani camın saydamlığı tamamen soğutma yöntemi sonucu aldığı kristal yapı düzenidir.
Mayıs 2015

Tanrıkut Günay  bu yazıyı beğendi:

Mardin'e Gel Mardin'e..!

Yolu Mardin'e düşecek olanlara rehber niteliğinde olsun...

Öncelikle ulaşım... Hava yolunu kullanarak ulaştığınızı var sayarsak, maalesef havaalanının içinden şehir merkezine toplu taşıma hizmeti bulunmamaktadır. Ya taksiye 50-60 TL vereceksiniz yada iki adım Kızıltepe - Mardin yoluna yürüyecek ve 2 - 3 lira vererek oradan geçen minibüsleri kullanacaksınız. Otobüs yada kendi aracınız ile geliyorsanız kendinizi zaten şehir merkezinde bulursunuz.

967

Mardin'i ikiye ayırarak başlayalım bu eşsiz kenti tanıtmaya.. Yeni yerleşim yeri (Yenişehir) ve Eski Mardin (Yukarı Mardin, Old Town, Şehir Merkezi, Centrum). Zaten sizi en çok ilgilendiren kısım eski yerleşim yeri olan tarafı...Konaklama için sayısız alternatif var. Öncelikle yeni yerleşim yerinde olan 3 - 4 - 5 yıldızlı otelleri tavsiye etmediğimi belirteyim. Her yerde konakladığınız tarzdaki otellerde kalmaktansa gezdiğiniz, havasını soluduğunuz sokaklardaki konaklarda kalmanız gezinizi çok daha anlamlı kılacaktır. Eski Mardin diye tabir edilen alan 3 Km uzunluğunda tek bir caddeden oluşmakta ve görmeniz gereken bütün tarihi - turistik noktalar yürüme mesafesinde bulunmaktadır. Tabi butik oteller - konaklar da öyle... Hangi oteli tercih edelim diye sorarsanız İzala Butik Hotel, Dara Konağı, Reyhan-i Kasrı Konağı, Tuğhan Otel aklıma ilk gelen ve kaldığınıza pişman olmayacağınız konaklama alternatifleridir. Hatta bu 4'ünden başka oteli tercih etmemeniz faydanıza olur.

967

Gecesi gerdanlığı gündüzü mezarlığı andıran, Mardin Kalesi eteğine kurulu her karışı buram buram tarih kokan, taşların dile geldiği, ezan ve çan seslerinin birbirine karıştığı, her adımda ilginizi çekecek yeni şeyler görebileceğiniz bu eşsiz kentte sıra gezmekte... Size tam günlük klasik Mardin turu programı öneriyorum ki bu aynı zamanda tur operatörlerine program niteliğindedir... Kahvaltınızı yapıktan sonra tura başladığınızı varsayalım ve öncelikle araçla gidilmesi gereken yerlerden başlayalım. Şehrin 30 - 35 km uzağında olan ve mezepotamyanın Efes'i olarak tabir edilen Dara Köyü... Dara antik kenti su sarnıçları, tiyatrosu, su değirmeni, barajı, mahsarası , köprüsü, kilisesi, çarşısı, deposu, tophanesi ve 40 metre derinliğindeki yeraltı yerleşimi ile gezinize güzel bir başlangıç olacaktır. Bölgeyi gezerken yöre halkının çocukları sizlere eşlik etmek isteyecek ve ellerine tutuşturduğunuz parayı utanarak, sıkılarak alıp kokartlı rehberlerin anlatımlarından ezberlemiş oldukları bilgileri sizlerle paylaşacaktır. Dolayısıyla antik kenti gezerken profesyonel bir rehber ihtiyacınız olmayacaktır.

967

Dara gezinizi tamamladıktan sonra Mardin'e geri dönüş yolu üzerinde bulunan Deyrulzafaran Manastırı'na geçebiliriz. Burada giriş biletinizi aldıktan sonra manastırın cafesinde zafran çayını ve süryani çöreğini deneyerek sizleri içeriye almalarını bekleyebilirsiniz.

967

Manastırın rehberleri eşliğinde grup halinde gezinizi tamamladıktan sonra Kasımiye Medresesi'ne geçebilirsiniz. Burayı tarif etmek biraz zor bu yüzden navigasyon kullanmanızı tavsiye ederim. 700 yıllık tarihi ve mükemmel mimarisiyle her yeri ilim irfan kokan medreseyi gezdikten sonra öğle yemeği arası verip ''Eski Mardin'' gezinize yürüyerek devam edebilirsiniz. Yemekler ile alakalı daha sonra ayrıca tavsiyelerde bulunacağım. Daha önce de belirttiğim gibi tek bir caddeden oluşan şehir merkezinde Cumhuriyet Meydanı'ndaki otoparka aracınızı park ederek gezinize yürüyerek devam edebilirsiniz.

967

Aracınızı park ettiğiniz yerin hemen yanı başında olan Mardin Müzesi ve Kırklar Kilisesi ile gezmeye başlayabilirsiniz. Daha sonra yürüyüş güzergahınızda ama ara sokaklarda sırasıyla Tarihi Çarşı ve Pasajlar, Ulu Cami, Zinciriye Medresesi, Sabancı Sanat Müzesi, Hatuniye Medresesi'ni gezebilirsiniz. Ara sokaklarda kaybolma olasılığınız çok zayıf, indiğiniz yada çıktığınız ara sokaklardan ters yönde hareket ederseniz yine o ''tek cadde''ye çıkmış olacaksınız. Ara sokaklara mutlaka girmenizi tavsiye ederim ki gezerken aşağıdaki görüntülere canlı tanıklık edin...

Belediyenin Kadrolu Temizlik İşleri Çalışanları
967

Ara Sokakları Birbirine Bağlayan Tüneller (Abbaralar) 967

Meşhur Taş İşlemeciliği Örnekleri
967

Mardin ''Taklacı'' Güvencinleri967

Şimdi biraz da yiyip içelim.. Mardin'de ne yenir sorusu için ayrı bir yazı yazmak gerekebilir. Sayısız mahalli yemek çeşitleri ve meşhur kebapları diye özetleyerek denemeniz gerekenleri kısaca yazayım:Haşlanmış İçli Köfte (İkbebet), Kızarmış İçli Köfte (Irok), Kaburga Dolması (Kaburgaye), Erik Yahnisi (Alluciye), Etli Ekmek (Iğbesil Lahme), Mumbar (Kibe), Kapalı Lahmacun (Sembusek)gibi gibi... Mahalli yemekler yapan herhangi bir restauranta gidip Mardin Tabağı derseniz saydıklarımın hemen hemen hepsinden azar azar kocaman bir tabak yemek sipariş etmiş olursunuz.

967

Restaurant konusunda ise önerilerimin en başında ve en şiddetlisi Cercis Murat Konağı..Eşsiz bir atmosferde gerçek geleneksel tatlar ve özel süryani şaraplarını deneyebilirsiniz. ''Eski Mardin''de bulunan bu restaurant İstanbul'a da şube açmış olup Mardin'de akşam yemeği denince ilk tercih edilmesi gereken mekandır. Özellikle kaburga dolması ve meze tepsini almalı ve taslarda süryani şarabı içmenin tadına varmalısınız.967

Öneri listemin ikinci sırasında ise Bağdadi Resturant bulunmaktadır. Yine tarihi bir konakta hizmet veren bu restaurant Milliyet gazetesinin Türkiye'deki en iyi ilk 10 mekanı listesine girmeyi başarmış ve uzun bir süre listede kalmıştır. Aynı zamanda restaurantın alt katında bulunan Club7/24 ile yemekten sonra tarihi bir barda eğlencenin doruklarına ulaşabilirsiniz.
967

Öğle yemeği için ise Meşhur Kebapçı Rıdo tercih edilebilir. Hem yeni yerleşim yerinde hem eki Mardin'de bulunan bu restaurant geleneksel Mardin kebabı konusunda yıllardır iddiasını korumaktadır. Salaş ama tarihi mekanı benim için tercih edilen şubesidir.

967

Bir de eşinize dostunuza alabileceğiniz hediyelerle ilgili bilgi vereyim... Bu listenin en başında Telkari Gümüş işçiliği gelmektedir. Geziniz sırasında adım başı rastlayacağınız gümüşçülerden zevkinize ve ihtiyacınıza göre temin edebilirsiniz.

967

967

967

Yiyecek - içecek olarak hediye edilebilecek ürünler ise süryani şarabı, badem şekeri, cevizli sucuk, dibek kahvesi şeklindedir.

Süryani Şarabı
967

Badem Şekeri ve Dibek Kahvesi967

Cevizli Sucuk
967

Umarım olası bir Mardin gezinize yararlı olabilecek bir yazı olmuştur. Unutmadan, buralara kadar gelmişken Midyat, Hasankeyf, Şanlıurfa, Diyarbakır gibi bölgenin önemli turistik desinasyonlarını da mutlaka görmeye çalışın. Bol keyifli, bol anılı güzel geziler dilerim.
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

40 yaşındayım ve 18 yaşında sevgilim var. Çevre tarafından eleştiriliyorum, aslında bana çok normal geliyor. Sizce anormal bir durum mu?

Bence eleştiriler değil iki kişi arasındaki yoğunluk ve memnuniyet esas ancak; bazı açılardan da düşünmeniz gerekir kanısındayım. Kız arkadaşınıza yakın yaşlarda bir kız kardeşim var ve daha yaşı 20 üniversitede hayatta ne yapacağını hangi yöne gideceğini bilemediği ve en çok değişiklikleri yaşadığı dönemde, hayata karşı sünger gibi verilen her bilgiye her öğretiye heyecanla baktığı bir dönemde bazen haddinden fazla emin, olgun bazen ürkek ve küçük bir çocuk. Günü gününe değişken genç ergen. Yaşıtları olan yahut yakın yaşlardaki insanlar ile kurduğu diyalog sayesinde duyduğu kaygıların aynı olduğunu ve zorlukları normal bileceği bir algı sahibi olabilir ancak; yaş olarak hayranlık ve aşkı karıştırabilir bir yaş dönemi olduğunu düşünüyorum. Sizin gibi 40 yaşında bir insanın etkisi heyecanları bakış açısı nedeni ile olması gereken yaştan farklı büyük davranma isteği ileride bugün yaşını yaşamamasının verdiği dezavantajları getirmemesi için dikkatli olmak gerekir. Normal değil demiyorum ama sizden deneyimlerinizden alacağı pek çok heyecan belirli yaşa geldiğinde farklı görünebilir. Aynı olgunluğa yaş ile oda vardığında sizin için yahut kendisi için çok başka bakış açıları getirebilir. Bu neden ile olduğu yaş gibi olması konusun da rahat olmasını sağlayın benim önerim. Ve sosyal ortamı kendi yaşıtlarıyla da devam etmeli. Kişilerin kendini tanıyamadan yapılan Erken evlilikler, birliktelikler verilen yanlış kararlar oluyor sonunda ve şimdiki ayrılık yada boşanmaları getirir. Dikkat edilmeli paralel büyümeli yahut gelişilmeli ama hesaba katılamayan çok faktör olduğu unutulmamalı. Sizinde ortak yahut yakın geçmişten insanlarla olabilecek ortak alanlar sizin sohbet ve keyif ortamlarınızı yaratır, anlamak ve anlaşılmak daha kolaydır. Bu iki farklı kuşak arasında benzer geçmiş arayışınız olmaması gerekir . 18 yaş ile kuşak farkı çok yoğun özellikle dönemsel bakıldığında; hızlı değişti dönemler malum internet ile doğan çocuklar ile bir olamayız kanısındayım. Bence çok yönlü tatmin olamaz bu tür ilişkilerde. Ama iki tarafı tatmin eden başka egolar var ise olabilir... Biraz sıkı bağ patalojik etkenler olmalı. (yaşlanmaktan korkmak adam, kızın baba arayışı vsvsv.) umarım birlikte istediğiniz gibi gider ilişkiniz.

sorunuzu inploid de sorulacak kadar açık olduğunuz için, açık görüşlü olduğunuza inanarak fazla hadsiz bir yorum olmadı kanısındayım. Bayan yaşı 25-30 siz 40- 45-50 olsanız daha güvenli bir birliktelik olurdu en azından birey olarak bayan tarafı da seçim algısının bilinci daha net olurdu kanısındayım.

hatta bu tür aşklar ile ilgili pek çok film vardı...
imdb.com/media/rm400596480/tt0064598? Re... , imdb.com/title/tt0974554/? ref_=nm_flmg_... .
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Şırdan isimli yiyecek tam olarak hayvanın neresidir?

Şirdan fotoğrafı:

Yemek Kültürü

Taksimde McDonalds'dan sonraki sokakta Marmara Cafe'nin karşısında bir lokantada (Murat Kelle Paça) var yiyebilirsiniz:

Yorumlar: mekanist.net/istanbul/restoran/murat-ke...
Adres: İstiklal Cd. Büyükparmakkapı sok. Pandora Kitabevi Yanı. Line Bar Karşısı. Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 2926480

Ayrıca bu mekanın işkembe ve kelle paçası da çok çok iyidir. Yolunuz düşerse denemeden geçmeyin derim :)
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Şırdan isimli yiyecek tam olarak hayvanın neresidir?

İşkembenin bağırsağa bağlandığı esasen 2-4 cm çapında, bağırsaktan önceki, işkembenin son ve 4. bölümü. Yeri itibarı ile e-coli denilen bakterinin bağırsaktan sonra en çok bulunduğu damarlı, yağlı kısım.

Çorbası Anadolu'da meşhur işkembenin sosuyla aynı yapıldığından tadı çok farklı değil işkembe ile, dolması güney ve doğu illerinde meşhur ama dolmasını yemek yürek ister hatta yürek yetmez. :))
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Bir taksiyi şikayet etmek için 153'ü arayabileceğinizi biliyor muydunuz?

Beyaz Masaya Twitter'dan bildirebilirsiniz. Çok çabuk dönüyorlar.
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Bir taksiyi şikayet etmek için 153'ü arayabileceğinizi biliyor muydunuz?

174 de alo gıda hattı markete gittiniz son kullanma tarihi geçmiş ürün satmanın cezası 5.000 tl ve 1 saat içinde geliyorlar
Mart 2015

Tanrıkut Günay bir yanıt verdi.

Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Kitap okumak ve kültür doğru orantılı mıdır ve kitap başarıyı etkiler mi?

Genel Kültür (Muhabbet)
kültürle doğru orantılı olduğu kesin:)
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Kitap okumak ve kültür doğru orantılı mıdır ve kitap başarıyı etkiler mi?

Kitaplar okunmamis olsaydi neyi nasil yapacainizi bilip birlestirip basari elde edilemezdi
Mart 2015

Tanrıkut Günay bu yanıtı beğendi:

Antifiriz sıvısı bozulur mu?

Bozulmaz
Şubat 2015

Tanrıkut Günay  bu yazıyı beğendi:

Biz kadınları hiç sevmedik!

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik...
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.
Kalçalarını sevdik...
Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik...

Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"
Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık.
Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık.
Bir daha ve bir daha...
Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu...

Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk.
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu.
Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı!

Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik... 2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici!!! "

% 40 ını sürekli dövdük
%45 ine duygusal şiddet uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme)
%16 sına zorla sahip olduk (ve olmaya devam ediyoruz)

Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)

% 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk.

Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. "kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun" bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti.

Ama bu ders o kadar acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda kadın dövülür" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik. İslami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! .

% 51'i erkekler ile tartışmayı bile "saygısızlık" sanıyor artık. %36'sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. % 52'si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49'u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş!

Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde...

Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız...

Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık ama "ananıda al git" demek bize daha çok yakıştı!

"Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik...

14 şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik.

İş verirken bile onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik.

Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.

Dini sömüren ve kullanan karanlık zihniyet kendi kadınlarını yetiştiriyor. Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar... Kızlar... Hatta çocuklar... Arada vizyon ya da imaj için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz onlar da biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş.

Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930'lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk'tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! Türkiye nereye gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine.

Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa gidiyor. Hatta koşuyor...

Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor...
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor...

Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek...

Bu işi planlı yürütenler islami motifler ya da örnekler ile kadının ikinci sınıf konuma gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. Bu işe Kuran-ı Kerim'i ortak koşmaları ne acı... Mesela miras hukuku; erkek çocuğa 2 pay, kız çocuğa 1 pay ya da kadının erkeğe itaat etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler... Belli ki burada büyük bir istismar var. Çünkü tüm Tanrı'nın kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz değil mi? Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar kadını ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama biz hiç sevmedik.

Lütfen artık kadınlara beyinleriniz ve gözlerinizle bakmaya başlayın.

- *Yazarı için lütfen yorumları okuyunuz..

Kadınlar
Daha Fazla