Bilmek istediğin her şeye ulaş

Suat Köroğlu,

Avukat

Hakkın dahi hakettiğince değer gördüğü hukuki düzen idealisti. Hukuki bilgi, tecrübe, deneyim ve yardımlar hakettiği değer karşılığında paylaşılır.

Ocak 2015

Suat Köroğlu

Bluetooth kapsamı dışındaki bir telefona yaklaşık boyutu 100-200 mb olan bir dosya en kısa ve pratik yoldan nasıl aktarılabilir?

Telefonun usb kablosu ile bilgisayara bağlayarak, bilgisayara atıp, daha sonra atılacak telefona gönderilebilir. Wifi üzerinden de bu işlem yapılabilir. Bu iki telefonda akıllı cihaz olduğu için üretici firmaların wifi transfer adlı uygulamaları olabilir.

Uygulama olarak wifi transfer uygulaması:play.google.com/store/search? Q=wifi%20tr. . .
  • 1 Yanıt
Aralık 2014

Suat Köroğlu

Ceza muhakemesi adına CMK ve ilgili diğer kanunlarda yapılan ve yapılması planlanan güncel değişimlerin mevcut muhakeme sistemimize olumlu ve olumsuz ne gibi etkileri olabilir?

Sizi tebrik ediyorum, aynı soruyu 6 kere sormayı nasıl başardınız? :)
Sorunuzun yanıtı: Hukuktan anlamıyorum ancak değişiklikler birilerinin çıkarına olacak şekilde değil de açık ve ihtiyaç duyulan alanlarda olursa ancak iyi olabilir. Ayrıca nasıl uygulandığı önemlidir.
  • 2 Yanıt
Kasım 2014

Suat Köroğlu

Kendilerince, her fiili eleştri noktası haline getirilebilen bir iktidarı eleştirmekten öteye gidemeyen, örgütlenemeyen, aternatif oluşturamayan, alt tabakalarca samimi bulunmayan bir kitlenin siyasal yaşamda başarı sağlaması için ne tür önerilerde bulunabilirsiniz?

Bence de bir Gezi partisi olmalıydı... Park forumları falan bu işe çare değil. Önce yasal bir örgüt kurulmalı. Belki bir dernek. Yönetim kurulu ve üyeler olmalı, hepsi yasal olacak, defteri kitabı tutulacak, bürokrasi ne diyorsa harfiyen uyulacak. Bir manifesto yazılmalı, örgütün amaçları nelerdir... Tabii ki amaçların en önemlisi partileşmek. Bir partinin amacı iktidar olmaktır, iktidar olduğunuzda ihtiyacınız olacak bakanları, konularının uzmanlarını toplayın. Tabii ki uzmanlarla çalışılmalı, bir değil bir çok sosyolog, antropolog ihtiyacınız olacak. Toplumun nabzı tutulmalı. Uzmanları topladınız, sponsor bulmalı, Gezi'nin deli gibi sponsoru oldu, siz de bulursunuz. Daha önce belli projeler için nasıl sponsor bulunduğu araştırılır ve sponsorlar bulunur. Artık particilik oynayabilirsiniz. Yani önce hareketin çatısı oluşturulmalı ki sponsor arayışına da hemen başlayabilesiniz. Çatı var, proje hazır, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Taksim dayanışmasıyla bağlantıya geçebilirsiniz ya da siyasi düşüncenize bağlı olarak ulusalcılarla mesela TGB. Bunlar hepsi yapılabilir şeyler ama asıl önemli olan iktidarı nasıl eleştirdiğiniz. Eğer aradığınız anarşik bir devlet yapısıysa hiç girişmeyin. Anarşik devlet yapısı zaten olmaz devlet varsa anarşi yoktur. Komunizm gibi idealleriniz varsa da girişmeyin, o sistemin yaşama şansı yok, zaten gerek de yok, bir avrupa sosyal demokrasileriyle gayet adilane ve mükemmel işliyor. Ülkeyi nasıl yönetmek istediğinize karar vermelisiniz. Bu ülke için en yakını ya şeriattir ya da laik demokratik cumhuriyet. Parti pazarındaki açıklar sosyal demokrat ve milliyetçi partilerde, bu yollardan birini seçerseniz sizin için avantajlı olur sonuçta AKP hem merkez sağ, hem muhafazakar hem de liberal kesime hitap ediyor. Eğer projeniz sağlamsa merkez sağ ve liberal kesimi de kazanabilirsiniz. İlk iş, iş... Çatıyı oluşturmak, kurucu yoldaşları bulmak. . .
  • 3 Yanıt
Eylül 2014

Suat Köroğlu

Siyasiler, köşe yazarları, haber spikerleri, eleştirmenler kısacası gündem seni kendi söylemlerinin doğruluğuna inandırmaya çalışırken inanmamak ne ölçüde bir seçenek olabilir?

Çok basit, televizyon izlememek, radyo dinlememek ve gazete okumamakla kandırılmamak mümkün.
  • 1 Yanıt
Ağustos 2014

Suat Köroğlu

Yönetim sistemlerinden olan eyalet sistemine Türkiye hazır mıdır ya da birilerince hazırlanıyor mudur? Siyasi iktidarın halkı ayrıştırma, kutuplaştırma, siyasi sınır ve hatlarını keskinleştirmesi yönündeki iddialar eyalet sistemi kurgusuna ne denli hizmet eder?


Eyalet sistemi denilen şey sadece Kürt Devletinin Beta versiyonudur.
***Bariz bir şekilde tüm bu olanlar ve olmakta olanlar; her bir varyasyonunun önceden planlandığını ortaya koyuyor.
Alevi-Sünni tartışmaları, Sağduyulu insanların Gezi Parkı adı altında tepkisel patlaması ve daha bir sürü ötekileştirme söylemleriyle halkın kutuplaşması sağlanmış ve sonunda Oslo görüşmeleri adı altında Öcalan'la yapılan pazarlıklar kasıtlı olarak ifşa edilmiştir. Bu ifşa AKP İKTİDARININ GERÇEK YÜZÜDÜR.
Geri kalanını anlamamak için dik ala süzme bal olmanın gerektiği kanısındayım.
-
Özellikle AKP iktidara geldiğinden bu yana Kürt partilerinin oy oranı hızlı bir şekilde artmıştır.
Bu oy artışı mevzu bölge halkının Ulus kavramından kopma niyetini apaçık bir şekilde ortaya koymaktadır. Buna yönelik söylemlerinin başında ise ilköğretimden başlayan Anadilde Eğitim-Öğretim gelmektedir.
-
Düne kadar etnik kökenine bakmadan devletin her türlü çalışanını çoluk çocuklarıyla kurşuna dizen bu zihniyetin başı Abdullah Öcalan'la yapılan pazarlıklar her ne kadar insanlığımdan beni utandırmaktan öte tiksindiriyorsa da, AKP'nin Orta Doğuyu parçala kendine bağımlı bir Kürt devleti kur ve dolaylı sömür anlayışının emperyalist adiliği kadar içimi parçalamıyor.
-
Meclisteki parti birlikteliği ve kararlarından yola çıkarak daha tutarlı olduklarını ve ne istediklerini bildiğimi zannediyorum; Kendi ayakları üzerinde durabilen bir devlet yapısı oluşturana kadar Türkiye'nin kendi alt yapılarını oluşturmasını istiyorlar ve sonrada kendi çizgilerini çizerek bağımsızlıklarını ilan etmek. Kaldı ki şu anda bile bunu isteseler haklıdırlar çünkü bunu elde etmelerinin haklı tarihi AKP İKTİDARININ TARİHİYLE BİREBİR PARALELDEDİR.
----
Bana göre başı, ortası ve sonu budur.
  • 2 Yanıt
Ağustos 2014

Suat Köroğlu

Bu aralar harmonica olarak bilinen mızıkaya ilgim oldukça fazla. Modeller hakkında iyi kötü bilgiye sahibim ancak bu, satın alma konusunda model marka tereddütlerimi gideremiyor. Deneyim ya da sağlam bilgilerinizi paylaşır mısınız lütfen?

Ben bir zamanlar çok kullanıyordum mızıkayı. Öncelikle ne yapmak istediğinize karar vermelisiniz çünkü mızıkalar çeşit çeşit. Ben iki çeşidini yakinen tanıdığımdan bu ikisini tanıtacağım.

İlk olarak kromatik yani 12 notayı da çalabilen pistonlu mızıkalar vardır. Bunlarla her şeyi çalabilirsiniz yalnız iki elinizi de meşgul ederler.
Müzik

Yanında başka enstrüman çalmanız mümkün değildir. Yani mızıka askısına asıp çalamazsınız.

Diğer popüler tür ise Blues Harp'dır adı üstünde blues ve diğer bir çok müziği çalmanıza yarar. Ben daha çok gitarla beraber kullandığımdan bu türü tercih ediyordum. Bunların da çeşitli tonları mevcut. Eğer yanı sıra şarkı söylemek istiyorsanız ya da belli tonlarda parçalar çalmak istiyorsanız belli tonlarda olanlarından almalısınız. Genellikle iki adet bir şarkıcının ses spektrumuna yeterli olur. Mesela Sol majör ve Mi minör parçalar için Sol mızıka, Do majör ve La minör için Do mızıka işinizi görecektir. Bir Do blues harp'ın sesleri şekildeki gibi rakamlara yakın yazan sesler mızıkanın ana sesleri. Üsttekiler üflerken, alttakiler emerken çıkanlar. Rakamlardan uzak olan sesler bending tekniğiyle çıkartılabilen sesler. (Bending yaparken dilin arka kısmı yukarı kaldırılır, uç kısmı serbest bırakılır, hava damaktan aşağı doğru üflenir ya da damağa doğru çekilir. Bu şekilde blue tonlar elde edilir. Örnek: upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/... )
Şekilde gördüğünüz H tonları bizdeki Si'ye tekabül eder.

Müzik

Müzik
Daha bir çok mızıka çeşidi de mevcut yalnız bu aletlerin içlerindeki pirinç yapraklı levhalar kolayca eskir ve mızıkanız çok pahalı bir alet olmasa da kısa sürede kullanılmaz hale gelir. Ben en çok Hohner'leri tercih ediyordum, hem sesleri doyurucu ve güzel hem de iç takımları kolayca satın alınabiliyordu. Bu levhalar mızıkanın 1/3'ü fiyatına olur ve iki taraftaki vidalar açılarak kolayca değiştirilebilir. Size de tavsiyem mızıka almadan önce hangisinin yedek parçaları haricen satın alınabiliyor ona bakmanız. Basit bir alettir, her marka çalınabilir ama dediğim gibi çabuk eskidiğinden yedek parça en önemlisi.

Müzikle kalın.
  • 1 Yanıt
Daha fazla göster