Bilmek istediğin her şeye ulaş

2013 yılı son çeyreğinde ekonomik öngörüleriniz, beklentileriniz neler?

Ekonomi türkiye ekonomisi dünya ekonomisiDüzenle
Önümüzdeki 12 aylık süreçte toplam 125 milyar dolarlık dış borç ödemesi var, burada hemen iki kola ayrılalım.

1. kol : borçların ödemesi döviz ile olacak
2. kol : FED in parasal genişleme politikasını sonra erdirdiğini açıklaması.

bu iki unsura ek olarak bir de mart 2014 te ki seçim ekonomisini değerlendirmek lazım.

kolları birlikte düşünerek devam edelim : kamu ve özel kesime ait dış borçlar da, döviz piyasadan temin edilecek döviz cinsinden ödemeler özellikle dolar tarafında alım baskısı ile yükseliş trendine gireceğini tahmin ediyorum, özellikle eur/dolar sepetin de 2,20 noktasını iyi takip etmek gerekli, yakın zaman kadar 2,07 olan sepet FED in açıklamsı ile 2,20 ye kadar geldi bu ciddi bir direnç, burası kırılırsa TL de ki değer kaybı beraberinde yüksek faizi getirir. Bu da kaynak maliyetinde artışa sebep olur ki doğal sonuç olarak yıl sonu enflasyonun da 1-2 puanlık artış görebiliriz.

döviz ve faiz de ki yükselişle beraber artacak kaynak maliyetlerini (bugüne kadar olduğu gibi) hükumet yine vatandaştan fonlayacak, bu da kışa girerken elektrik, doğal gaz ve yakıt ta zamların olacağı sinyali veriyor. ilk tespite paralel olarak tüketici fiyat endeksinin artışında bu da önemli rol oynacaktır.

FED in son çeyrek için alacağı kararl çok önemli, yıl sonuna kadar tutarlı davranırsa Merkez Bankamızı oldukça zorlar. doları tutmak için ihale üstüne ihale yapan MB sı bugüne kadar pahalı hizmetlerden elde ettiği gelirle doldurduğu rezervini ciddi şekil de eritebilir ki son 5 günde 3 milyar doları aşkın ihale yapması bunun sinyallerini veriyor. (11 hazirandan bu yana 6.2 milyar dolar)

Altın tarafında ise yaz sonuna kadar direnç tahmin ediyorum 75-80 TL/GR bandında gidip gelir. ancak dış piyasada da aşırı değerli dolar altın da düşüş getirebilir ekim ayından sonra petrol tüketiminin de artacağı göz önünde tutulursa petrolün uluslar arası piyasa da yükselmesi durumunda (brent için) altın da ciddi bir düşüş gelebilir daha önce ki yorumlarımda ağustos sonu altın fiyatını 68 TL Olarak öngörmüştüm. Mısır ve suriye gelişmeleri altını biraz tuttu çünkü ortadoğuda belirsizlik hakim olduğunda altına hucüm başlar bu da fiyatları yükseltir. Suriye mısır da işler düzelme eğilimine girerse altında bu düşüşü hala bekliyorum.

Tabii bir de mart 2014 seçimleri var, Şimdi ye kadar AKP seçim ekonomisini makarna kömür olarak uyguladığı için pek ciddi bir bütçe ayırmadı seçimlere ancak gezi olayları ile 10-15 puanlık oy kaybı yaşadığı düşnülüyor özellikle sonar ve konsensus araştırma şirketleri bunu teyit ederse yıl sonuna kadar piyasaya para sürebilir . özellikle ek istihdam, memur maaşları. kosgeb kredileri gibi o zaman piyasa ya girecek aşırı para ya dikkat etmek gerekir.Cünkü bunun karşılığı enflasyondur. Son çeyrek için şimdiden ekonomide kriz sinyalleri olduğunu düşünüyorum, mart 2013 e kadar bu krizin çıkacağını soyleyenlere hep karşı çıkmış ve aşırı fiyatlı altının ekonomiyi tutacağını soylemistim ki öyle de oldu ne zaman altın şiddetli geri gelmeye başladı kriz sinyalleri güçlendi bugün tahvil gösterge faizi 2 yıllık % 9 ile 10 yıllık tahvil eşitlendi bu şu demek oluyor MB kısa vadeli tahvilde zor para bulacak belki de para bulmak için vadeyi 6-12 aya indirecek.

Bu kadar yazının sonucunu yine halk diline çevirerek son vereyim kasım-aralık ayların da yüksek enflasyon ve pahalılık, zamlar, nakit sıkışıklığı yüzünden odenemeyen krediler, işsizlik te artış (reeel sektorde) olarak gorüyorum, siyasi yorumum da hükumette bunu gorüyor bu sebeple ülkeyi surekli gerginliğe sokacak söylemlerle suçu atacak yer arıyor. Suçluda hazır zaten Y kuşağı.
  • Paylaş
15

Ahmet Avcı, Herşey ABD nin enflasyon ve büyüme hedeflerine bağlı malum, tutarsa 2014 sonuna kadar Bernanke tırsmayın dedi. Tutmazsa, tahvil faizleri yükselir, borsadan yabancı çıkış olur, çıkan TL dolara döner, MB bu çıkışı karşılayamaz, halk da tetiklenirse al sana kriz..dolar zıplar, enflasyon zıplar bütün dengeler alt üst...Neymiş ekonomimiz çok da güçlü değilmiş:)

Aslında Babacan herşeyin farkında, son 1-2 aylık açıklamalarını takip ediyorum hep meselenin özüne özüne dokunuyor da, yüksek enerji maliyetleri dışa bağımlılık filan, adama sorarlar ne yaptın 10 yıldır diye..Zaten kendisi de söylüyor çöküş ertelendi diye...Tarihin En Büyük çöküşü diyor...biz kaç sene önce söyledik bunu yaw :) ne kadar daha böyle ehh 1-2 sene..

ABD ve AB nin ekonomi, finans modeli çöküyor..burada Türkiye nin yapabileceği hiç birşey yok..Belki oradan kaçan para tekrar bize döner, ehh azucuğu bile bizi ihya ediyor...Belki bölgesel yeni açılımlar filan lazım..Amcam yazmış, bizde sakal yok kimse dinlemiyor;

G20 tartışırken, 
ABD adım atıyor
Politika uzmanı Stanislav Tarasov’un konuyla ilgili yorumlarına yer verilen yazıda, G20 toplantılarında yatırımcıların güvenini pekiştirmek için konular tartışılmaktayken, ABD’nin çoktan adım atmaya başladığı hatırlatılarak, “ABD Federal İdare uyguladığı politikayı değiştirdi. Sonuçta Türkiye de dahil hemen hemen tüm gelişmekte olan ülke piyasalarından para çıkışı yaşanmaya başladı. Üstelik bu girişim ülkede yaşanan protesto eylemlerine denk geldi, belki de bu tamamen bir rastlantıdır” denildi.

“Türk mucizesinin banka kredi genişlemesiyle ortaya çıkmış olması”nın büyük bir sorun olduğunun altının çizildiği yazıda,

“Bir husus daha var. Türkiye açığın sadece yüzde 15’ini direk yabancı yatırımlar ile finanse ediyor. Kalan kısmı uluslararası spekülatörlerin portföy yatırımcıları”

ifadeleriyle Türkiye’nin ekonomideki bağımlılığına dikkat çekildi.

Hakan, bu gün an itibarı ile dolar 2,018. mısır suriye daha da karıştı altının onsu 1411 dolar. hiç mütevazı olmayacağım ne dediysek o.

Ahmet Avcı, MB de 40 milyar dolar varmış, sonuna kadar kullanırız diyor. Borsa 64000 den döner, 2-2.2 arasına sabitlemeye çalışacaklar, faiz %10 larda kalacak..2014 Temmuz a kadar vakit var..

Hakan Köse, Ekonomi konusunda sizin kadar bilgili olabilmeyi isterdim cidden :) @Simsiyah @hakkan

Ahmet Avcı, Biz alaylıyız, tokatlana tokatlana öğrendik:)

İlk hissemi 1989 da Bursa'da Ahmet Vefik Paşa tiyatrosunun yanında merdiven altında ayaklı bir aracı vardı ondan aldım. Sonra dayımın aracı kurumu vardı 92 krizinde battı, hepsi battı ya..Sonra 1998 den beridir içindeyiz, teknik, temel, takas, elliott, indikatör analizi, borsaya dair ne varsa, yıllarca, her gün....gerçi son 3-4 yıldır uzağım, ama bizde her gün bu muhabbet yapılır:)

Şaka bi yana; banka, faiz, tahvil genel olarak makro ekonominin günlük yorumu nasıl olur, ne anlamalı, ne hikaye ve yalan dolandır, bu bakış açısını yakalamak adına şu adamın yazılarını okuyun, pratik reel herşey,

nicki JonDowes; çok eski değil topiği ama, iyice hazmederek okumak çok şey kazandırır.

hisse.net/forum/showthread.php?t=42647

Ahmet Avcı, Bakın birkaç alıntı yapayım arkadaştan, hem eğitimi bu iş üzerine, hem işi bu, hem de zeka..üçleme yapmış, çok sağlam, aynı öngörülerdeyiz belki ama, onun ki bir hoca edasında, alabildiğine, yorumun öz suyu;
------------------------------------------------------------------
İlk anda beklendiği kadar kötü etkileyeceğini zannetmiyorum. FED "yön değiştirdim" demedi. "Son 1 yıldaki iyileşme, aynı hızda devam ederse; 1 yıl sonra varlık alımlarını keserim" dedi. Bunu yapsa bile faizler sıfır olmaya bir süre daha devam edecek. Kaldı ki işlerin hep benzer devam edeceğinin garantisi yok. FED'in en bilinen özelliği; ekonomik canlanmadan tamamen emin olmadan sert adımlar atmamasıdır. Oldukça bol/geniş parasal adımlar atıldı; bunların birkaçının yavaş yavaş geri alınması olması gereken bir şeydi. O adımlara başlanması; piyasalar düşecek diye üzüntüyü değil dünya toparlanıyor diye sevinci getirmeli orta vadede. Faizlere fazla takılı kalınıyor. 2003-2007 arasında balonlar şişerken faizler çok daha yüksekti ve kimse daha da artmasını aşırı ciddiye almıyordu. Bundan sonra da; istihdam ve şirketlerin kazancına odaklanılmaya başlanacak ve faiz artışlarının bu işin doğası olduğu hatırlanacak. Dünya uzun süredir bedava para ile fonlanmaya alışmıştı; zamanla bedelini ödemeye de alışacak. İşlevsel ekonomilerde olması gereken budur; son 5 yıldır kırık ekonomilerde başka şeylere dikkat ediliyordu.
----------------------------------------------------------------------
1. TCMB eskiden daha sert müdahale ettiği zamanlarda sadece ateşe benzin döktüğünü öğrendiği için artık öyle gereksiz bir strateji izlemiyor. Amaç her zaman için yatırımcı psikolojisini eğitmek, yenmek veya inandırmak. TCMB'nin pes edeceği inancını yayacak hareketlerden kaçınmak doğru tercih. 1 günde 3 milyar dolar satıp ertesi gün doların daha yukarıda açıldıgını görmek sadece kredibilite kaybı olur. onun yerine 20 gün boyunca 150 milyon dolar satmak; ertesi gün doların yüksek açılmasını önemsetmez. ama long gidenlere "ya bu adamlar bu iş bitinceye kadar satmaya devam edecek, en iyisi karşılarında sürekli durmamak" düşüncelerini yayar.

Rezervden döviz satmak her zaman yarayacak diye kural yok. ancak yaramayacak tek şey varsa, o da TCMB gibi ultra analitik ve prediktif olması beklenen bir kurumun "panik satışları" yapmasıdır.

2. Bunu TCMB'ye indirgemek yanlış olur. FED dolar faizlerinin yukarı gitmesine neden olursa bu dünyadaki her para biriminin faizlerini yukarı doğru hareketlendirir. Herhangi bir MB'nin bunun karşısında durmaya çalışması anlamsız kalır. Kısa vadeli faizleri baskıda tutan, daha da yukarı giden uzun faizlerle başbaşa kalır. Daha önce birkaç kez özetlediğim gibi:

Merkez Bankaları ülkelerin sadece kısa vadeli faizlerini belirler. Uzun vadeli (tahvil faizleri), MB'nin inandırıcılığına ve ekonominin güçlülüğüne paralel olarak kısa vadeli faizleri takip edebilir (ama zorunda değil). Kısaların, aslolan uzunlara çapa görevi görebilmesi için kararlarında özgür yatırımcıların alınan kararları algılaması, sindirmesi ve genel olarak doğru tercih olarak kabullenmesi gereklidir. Bu konjonktürden sapılan para politikalarında, doğal yol artan uzun vadeli faizlerdir. Bu durumda vadeler arasında oluşan "risk primi", bu işin en normal işleyişidir. Sadece muz ve elma piyasalarında bunun nedeni "ismi olmayan dış güçler" ve "faiz lobileri" ile açıklanır. Risk primi kavramını öğreten herhangi bir derse veya kitaba 75 saniye kadar maruz kalmış orta karar her insan; uzun vadeli faizlerin artma nedeninin bu olduğunu algılayabilir.
----------------------------------------------------------------------
Bu sorunuzu görmemişim.

AKP hükümeti Türkiye'deki siyasi tarihten şunu çok iyi öğrenerek başa geldi: Ekonomik verileri iyileştiren, oyu alır. (ABD versiyonu: "It is the economy, stupid")

Bu nedenle, orta vadede ekonomiyi en iyi canlandıran şeyin inşaat sektörü olduguna da inanarak ana rotasını "güçlü devlet bütçesi, inşaat ivmeli hızlı büyüme" olarak belirlerdi.

Bu hedef dogrultusunda, imar alanları genişletiliyor, yabancılara emlak alımı teşvik ediliyor ve şehirlerin emlak değerleri arttırılmaya çalışılıyor. Ucuz ve bol para dünyasında bu bolca yabancı para çeken bir yöntem oldu. Patlayan cari açığın sebeplerinden biri buydu. Cari açık bir "yara" değildir. "Hızlı bir motosiklete binmek" daha dogru tasfiri olur. Eğer benzininiz çok verimli ise, yüksek hızlara çıkarsınız. Orada kalmak zordur ve kazaları beraberinde getirebilir, ancak yüksek hız çok da yol alınmasını sağlar (reel büyüme). Tabii durmayı veya en azından yavaşlamayı biliyor olmalısınız. Bizim ekonomiyi yönetenler yine geçmiş krizlerden bunu bir miktar öğrendiler, bu sayede rekor cari açıklar henüz 2001-vari krizler getirmiyor.

Ancak dünya ekonomi tarihine de dikkat etmek gerek. son 10 yıl çok iyi gösterdi ki: her emlak balonu bir gün patlar. ama türev ürünlerle, ama hayalet riviera köyleriyle.

Devletin "mallarını" satma nedeni bence çok sıkışık olması değil (borcu sürekli düştü, faiz azcık oynasa da tarihi diplerde... neresi sıkışık ki bunun?). Bence, kendisini güçlü gösteren düşük borçluluk oranını daha da iyileştirmek için bunu tercih etmiş olabilir. veya rant sahalarını özel sektöre daha da açmak için olabilir. şu an tek net gerçek: devletin mali gücü oldukça yerinde. ama özel sektörünkü iyi değil (borçluluk yüksek). gelecekte oluşacak bir krizde, birkaç gecede özel diye bilinen borçlar devletin haline gelebilir. cari açık işte bu riski arttırıyor. (ancak bunu çok yakın gelecekte beklemek abartılı olur. iyi bir gelişmekte olan ülke gibi büyüyemesek de, mali verilerde ciddi bir bozulma yok. cari açık kapanırsa, büyüme düşecek; en büyük sorunumuz şimdilik bu)
-------------------------------------------------------------------
FED'in çıkış stratejisine yönelmesi er geç olacaktı. "Faiz ödemelerimiz yükselir" diyerek sonsuza kadar sıfır faiz uygulanamaz. Ekonomi iyileşince, vergi gelirleri de iyileşir ve bütçe toparlanır. Bu nedenle normal ekonomilerde oldugu gibi, verilere bakılarak politika kararları alınır. Yoksa herkes "sıfır faiz uygulayalım faiz ödemeyelim" derdi. Ancak tahvil piyasası böyle işlemez. Gereğinden fazla süreler uygulanan sıfır faizin getireceği enflsayon zaten tahvilleri yükseltir. Bu yüzden faiz politikaları, istihdam ve ekonomik canlanmayı baz alır.
------------------------------------------------------------
1.ve 2. Parasal genişlemelerin "bitmesi" gibi bir şey olmadı. Onlar bir sıkımlık büyük kurşunlardı. Atıldı ve silah durdu, en baştan da böyle olacağı bilinerek pozisyon alınmıştı. 3. genişleme ise "düzenli atılan ufak kurşunlar"dı. zamanı bilinmeyen ve bu yıl sonunda azalacak olan, bunun şiddeti oldu. aslında tek başına ele alındıgında dünya piyasalarını sarsacak bir şey değil. dünyada halen çok bol para var ve geri alınmaya da başlanmadı. ancak herkesin paniğinin nedeni aynı: yön değişti, rüzgar döndü. artık para fazlaca artmayacak. ekonomiler iyileşirse, azalmaya ve pahalanmaya bile başlayacak.

Türkiye gibi 3 günlük amaçlarla yürütülen piyasalar haricinde dünyada yatırım kararları; ister borsa ister tahvil piyasalarında olsun; orta ve uzun vadeli planlarla yapılır. yani faizin ve likiditenin gelecek 2-10 yıllık trendleri tahmin edilir. yatırımların getirisi buna göre referanslanır ve hedeflenir. işte bu nedenle 2-5 yıl sonra azalacak ve pahalanacak para ortamı dünyadaki finansal yatırım varlıklarını "geriyor". bize de yabancıların çıkışı olarak yansıyor.

1 yıl sonra nerede olacağımızı kestirmek güç. son 3 aylık trend 1 yıl daha devam ederse; yüksek kur ve faizler, düşen veya yükselemeyen hisse senetleri görmeye devam ederiz. ancak dünya piyasalarında beklenmedik olaylar, açıklamalar ve zaman zaman patlayan politik riskler bu akışı da terse çevirebilir. çünkü dünya ekonomileri halen kırılgan. merkez bankaları, zannedilen kadar hızlı likidite çekemez. daha AB'nin batıkları temizlenmedi. Çin, eski kaplanlığından uzak. ABD, yıllardır devam eden süper bol para ortamıyla büyüme sağlıyor; yakaladığı trendi sıkışık para ortamında devam ettirmesi mümkün değil.

yatırımcıların her yatırım aracına temkinle bakması gerekir. trend döndü diye her şeyi dolara basmak da yanlış. iyi düştü diyerek borsa fullemek de... seçicilik önemli. borsaya değil hisseye yatırım yapılmalı. dolara değil, döviz sepetine... finansal varlığa değil, karma yatırımlara...
-----------------------------------------------------------------
Hükümetin kendi finansal ve politik gücüne aşırı güvenmesi, her iki arenada da ağır sonuçlar doğurdu.
1. sosyal tepki büyüdü, Gezi olayları başladı
2. finansal tepki büyüdü; faizler yükselişe geçti.

teknik olarak bakacak olursak: TL'nin faizi aşağı doğru aşırı ve yapay şekilde baskılandı. enflasyonun dip yaptığı ay, faizin de dip yapması gerekirdi. her tür yol denenenerek; %3-4 gibi TL için en az 10 yıl daha mantıklı olmayacak seviyelere düşürüldü. sonunda yabancılar, FED'in yön değişikliğini de temel neden alarak çıkmaya başladılar. daha doğrusu denemek istediler.

ama faize gelmiş yabancının çıkışı kolay değil. çünkü tahvil piyasasında likidite yok. satmak istediğinizde zarar hızlıca artıyor. derinlik olmadığı için de yabancı kendini başka araçlarla hedge ediyor: ilk olarak dövizini alıyor. böylece tahvilden çıkamasa bile döviz riskini sıfırlayarak faiz piyasasını izlemeye devam ediyor. yan başlıkta kastettiğim buydu: döviz kurları, tahvil yatırımcısının bodyguard'ıdıdır. çünkü yabancı para bu ülkeye "döviz kuru manipülasyonu" için gelmez. faiz için gelir. faizden faydalanmak için döviz bozarak gelir. çıkmak istediğinde de dövizini geri alıp çıkar. kolaya kaçan herkes olayı döviz kurunun seviyelerine bağlar. halbuki aslolan faizdir. döviz piyasası sadece bunun köprüsüdür.

olaylarda düşük faizin yanı sıra TCMB'nin bu temel hedefi gizleme çabaları da katkı yaptı. ortaya 10 farklı araç çıkardı. ama parası olanın sadece 2 şeye baktıgını unuttu: paranın bir miktarı, bir de fiyatı vardır. 10 tane ipiniz olması, kukla sayısını değiştirmez. kuklalar düştüğünde, kaldırmanın yolu bellidir. uçtuğunda da indirmenin yolu bellidir. 3. ipi oradan çek, 7. ipi yana kaydır? anlamsız. kukla düşmüşse düşmüştür, uçmuşsa da uçmuştur. çok daha köklü ve eski finansal geçmişe sahip yabancılar bunu iyi bildiği için; şu anda yaşanan faiz yükselişleri çok doğal. enflasyon %7'den aşağı olmayacak. sıfırlanamayacak cari açık nedeniyle TR'ye borç vermenin risk primi de hep pozitif olacak. bu ikisini toplarsanız; faizin %4-5'lerde tutunamayacağı aşikar hale geliyor. artan faizler borsa ve tahvilcilere zarar ettiriyor. emlak piyasasında balon yaratılmasını zor kılıyor. bu trendler önümüzdeki kısa vadenin temel akımları olmaya devam edecektir. taa ki; tepedeki bir kişinin hoşlanacağı faiz seviyesinin, o ülkenin dengelerini kötü yönde bozacağını anlayacak bir bilince ulaşılıncaya kadar.

sonrasında; kardeş ülkelerin trendlerine tekrar takılır devam ederiz. ne finansal varlık fiyatları ne reel ekonomik trendler, aşırı uçlara kaçmayacaktır.

Hakan, çok sağlam walla :)

Ahmet Avcı, Herkes Başçı' nın ''kariyerine'' çektiği resti merak ediyor..2006 daki gibi swap yapıp rezervi düşürmeden dolar shortlayacağını söylüyorlar..

Öyle olursa likidite yokluğundan dolara dönemeyen yabancının da paralel olarak dolar shortlayacağı, dolar bu sefer tepetaklak olunca, alttan pozisyon kapatıp, tüyecekleri falan filan..Yani yine ucuza dolarlanacaklar..

Bloomberg TV de tiyatro oynanıyor, kahrolacam::) BİST Eylüle sert yükselişle başlamış:)..mini ralli izlemişiz...iki hafta önce ne diyorlardı şimdi ne diyorlar..

Destek ve dirençleri de evlere şenlik..68500 geçilirse 69000, 69000 geçilirse 72000 :)Bunun adı da yorum..

Yarın enflasyon 6 sında ABD istihdam oranları açıklanacak..

8.5 değil de 8.3 bekliyormuş ablam:) TUİK in enflasyonu hesaplarken kullandığı ağırlık oranlarını biliyor sanki..

Dolar 1.92 ye düşsün, donunu satıp dolar almayan top olsun :)

Ahmet Avcı, Rezillik diz boyu...3 gün geçmeden, biz yıl sonu 1.92 olur demedik, altı da olur üstü de diyorlar, komedi:)

merrly linc beklentisi açıklandı bugün yıl sonu dolar tahmini 2.25...pehhh..

Bloombergdeki soytarılık devam ediyor...

Ahmet Avcı, Brüt dolar rezervine de girebilirmiş..kısa vadeli borçları neyle ödeyecekler, çakıl taşıyla mı..

Ahmet Avcı, Piyasa bitti...okeye dönüyor..

Ahmet Avcı, Daha dün Bloomberg TV de yıl sonu doların ''biz de'', -yani kurum olarak, 1.92 civarında olacağını bekliyoruz diyen uzman yatırımcı arkadaşımız, bugün 1.92 olacağını düşünmüyoruz, '' ihi ihi '' diye gülerek de ekliyor..Kayda girsin diye yazıyorum...

Herşey KY nin kafasını karıştırmak için...

Hakan, maliye bakanlığı ve merkez bankası birbirine girdi gözümüz aydın. bakanlık merkez bankasının dolara müdahalesini yersiz bulduğunu söylüyor. Hayır işin komik tarafı rezervin sahibi merkez bankası. Peki neden merkez bankasına kızıyor bakan. çünkü her müdahalede döviz rezervi azalıyor. aslında bakan şunu diyor merkez bankasına . Dolara müdahale etme bırak yükselsin acısını vatandaş çeksin vatandaş olmanın bedeli acı çekmektir çünkü. Ekonomi de bir kural vardır "maliyet ve vergileri canı yanan" öder. bakan tam bir amerikan kapitalisti gibi vatandaşı yangına atıyor canlı canlı. ama bilmediği çok şey var ekonomi hakkında. nasıl bakan olduğunu kendisi bile bilmiyor zaten. bizim oralar da bir laf vardır . yazın yediğin hurmalar kışın kıçını tırmalar diye bu bedeli vatandaşa ödetirsen seçimde bedelini ödersin.

Ahmet Avcı, Ohoo şuna bak şuna, pes diyorum, neredeyse Ergenekon diyecekler;
takvim.com.tr/guncel/2013/09/05/zamanli-...

Adamların derdi başka,

''MİT, kurduğu özel ekiple köstebekleri deşifre etti. Kimin, hangi işadamın talimatıyla hareket ettiğini tek tek belirledi. Bu tespitleri Merkez Başkası Başkanı Erdem Başçı'nın masasına koydu. Başkan, gözünü kırpmadan hepsini görevden uzaklaştırdı. Döviz-faiz tuzağına düşmedi. Eğer bu operasyon olmasaydı Türkiye'nin önümüzdeki 6 ayı kabusa dönecekti. Merkez, 2.5 liraya çıkartılacak doları dizginlemek için faizi artıracaktı. Türkiye'nin döviz rezervleri kar gibi eriyecek, ülkenin serveti yine faiz lobisinin kasalarına akacaktı. Bir örnek vereyim; Sadece enerjiye ödediğimiz yıllık para miktarı 35 milyar lira daha artacaktı.. Gerisini siz düşünün! Hain planın vatandaşı ilgilendiren yönü ise çok daha kara bir tablo çizecekti. İğneden ipliğe her şey zamlanacak, Türk ekonomisi küçülecekti.

IMF KAPIDA BEKLİYORDU
Bunun sonucu olarak da fabrikalar kapanacak, işsizlik ve halkın hoşnutsuzluğu artacaktı. Belki de tekrar IMF'nin boyunduruğu altına girecektik. Bu durumda Mart 2014'te yerel seçime gidecek bir Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı yolu kapatılacaktı. İşte o operasyon, içeriden elde ettikleri ajanları devre dışı bıraktı. Merkez'in cesur müdahaleleriyle dolar 2 lira sınırında kaldı. Darbe oyunu bir kez daha bozuldu. ''

Ahmet Avcı, Bloomberg TV;
Nihayet aklı başında bir adam, gerçekçi, realist, Notus Portföy Yönetimi Genel Müdürü Murat Sağman...ucuz diye bir şey yok..söylemedi ama söyledi, düştü diye alınmaz, gidecek diye alınır...gitmesi için hiç bir sebep yok...9 yıl yataya girdi NASDAQ diye de ekledi...ortam değişti, yeni bir dönem başlıyor, belirsizlik hat safhada..

Euro: 2.60 TL, Dolar: 2 TL.
  • Paylaş
2

Funda Seydem, dolar 2 yi görmemeli..görmesin de zaten :)

Samet Polat, görmesini istemeyiz tabi ama görünen köy klavuz istemiyor :)

Savaşın başlayacağının belirtileri ve doların yükselişiyle birlikle altın bir yükselip birden düşecek.. 10 günde 38 tl artış gösteren cumhuriyet altını yakın zamanda savaş başlarsa altın fiyatları düşer bu olay savaşın sonuna kadar devam eder.. insanlar kafalarında senaryolar oluşturarak kriz yaşayacaklarını düşüncesiyle elindeki altınları nakite dönüştürecektir.. eylül ayı altının zirveryi gördüğü aydır.. ve bu ay çok kritir bir ay neler olacağını tahmin etmek giderek zorlaşıyor.. dün ve bu gün altında ortalama 2 tl değer kaybı oldu.. yarın ne olur bilmek zor...
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

890 Görüntülenme7 Takipçi3 Yanıt