Bilmek istediğin her şeye ulaş

Adana Valisi Hüseyin Avni Coş’un 'Allah belanı versin diyen o gavatı al' diye polise talimat vermesi, sonrasında 'gavat' değil ama 'kavas' demiş olabileceğini söylemesini, sizce milletin Valisinin bu tarz bir davranıştan sonra ceza almıyor olması nasıl açıklanabilir?

Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil'den gündemi meşgul eden 'gavat' olayına farkı bakış açısı...

Finlandiya’ya giden Tayyip Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan ve her yer Taksim sloganları atan vatandaşlar tarafından protesto edildi.

Finlandiya’dan İsveç’e geçen Tayyip Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları bulunan ve ‘Andımız’ı okuyan vatandaşlar tarafından protesto edildi.

*

Eskiden yurtdışına giden başbakanlarımız, bölücü örgüt veya soykırım diyasporası tarafından protesto edilirdi. Şimdiki başbakan, ellerinde Türk bayrakları bulunanyurtseverler tarafından protesto ediliyor!

*

Neredeyse herkes cebinde Atatürklü Türk bayrağı taşıyor, ki, yolda bakana makana denk gelirsek açıp gösterelim diye… Kırmızı plakalı makam aracı gören, bağıra bağıra10’uncu Yıl Marşı söylemeye başlıyor. VIP salonlarının kapısında adeta nöbet tutuluyor, kafayı dışarı çıkaran ıslıklanıyor. Yalaka basınımız yazmıyor ama, yolcular yuhaladığı için uçaktan inmek zorunda kalan bakanlar var.

*

Şemsiye açmadan üniversitelere giremiyorlar artık… Kampuslarda, amfilerde sağanak var.

*

Stadyumlara giremiyorlar. En son, Kadıköy’de 50 bin kişi Mustafa Kemal’in askerleriyiztezahüratı yaptı. Tribünlerdeki protestolar duyulmasın diye, maçlar sessiz film şeklinde yayınlanıyor. Basketbol salonlarında yuhalanıyorlar, tenis kortlarında ıslıklanıyorlar, Kırkpınar’ın er meydanı Ne Mutlu Türküm Diyene’yle inledi, Gazi Koşusu’nu seyretmeye geldiler, hipodromda yuhalandılar.

*

Canlı yayınlar canlı bomba’ya döndü; kimin, nerede patlayacağı belli olmuyor. Bizim penguenci haber kanalı mesela, geçenlerde Boğaz Köprüsü’nden canlı yayın yaptı, şahane organizasyon falan diye anlatıyordu, vatandaşın biri zart diye el frenini çekti, kameranın önüne geçti, lanet olsun diye bağırdı.

*

Bundan böyle “gavat” kelimesi geçince hep hatırlanacak olan valinin durumuna, bi de bu gözle bakın lütfen… Dikkat edin olay anının görüntülerine, AKP’nin valisi sanki kendisini uğurlamaya gelmişler gibi, el sallıyor, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlar yuhhhh diye bağırıyor, ıslıklıyor, vali makam aracına binip sirenlerle eskortlarla, yanında koşan sivil polislerle kaçmaya çalışıyor, vatandaşlar beddua ederek kovalıyor.

*

Sevilmeyen hükümet her zaman vardı ama, sokaklarda bayraklarla kovalanan hükümet ilk kez görülüyor.

*

Çünkü… Bürokrasinin, medyanın, hatta muhalefet partilerinin AKP’lileştirilmesi, dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir dayanışma biçimi yarattı. Kendilerinden olmayanı “korkutmaya” ve “yalnızlaştırma”ya çalıştılar. Hiç bu kadar “cesur”, hiç bu kadar “kalabalık” olunmamıştı.

Hürriyet
  • Paylaş
Provokatörlere yedirmeyecekleri için... .
  • Paylaş
4

Şaman, Provokatörü tanımlar mısınız desem?

Nurcandemir, Kışkırtıcı...

Nurcandemir, Başbakan Erdoğan, 10 Kasım törenlerinde vatandaşa 'gavat' dediği için tartışılan Adana Valisi Hüseyin Avni Coş hakkında "Arkadaşımın tavrını doğru bulmuyorum ama kusura bakmasınlar Valimizi de böyle provokatif eylemlere yedirmeyiz" dedi.

Ahmet Avcı, Etki-Tepki prensibi...kışkırtıcı etkiler, kışkırtıcı tepkileri yaratır.

Mesele, Cumhurbaşkanı, Vali, Kaymakam, Emniyet Genel Müdürü gibi siyaset üstü olması gereken devlet makamların siyasete müdahalesi meselesi..Makam mevki peşindeki Vali siyasi duruşlar sergilemeye başlar, halka eşit mesafede durmazsa, etki-etkileşim başlıyor. Bu etkileşimde taraf olduğunu ilan etmiş olan Valiye gelecek her tepki, kaçınılmaz olarak şahsında devlete yapılmış sayılıp, suç sayılıyor, oysa ki teoride bu kapsamda olmaması gerekiyor.

Her tepki etkiyi gösteren açısından kışkırtıcıdır. Her tepki ilanı, doğası gereği kamuoyu oluşturabilir ve çevresini etkileyebilir, bu bağlamda her tepki sonrasının bir pro sudur, öncüsüdür. Tepkiler, kıvılcımlar halk içinde galeyana dönüşürse bu galeyan içindeki bilinçli yönlendirici öncü saldırılara, provakasyon denir. Toplumsal olaylarla haşır neşir olanlar için ayrı bir ilim konusudur. Bu mevzu sonraki mevzudur.

Asıl mevzu, şahsıyla devleti temsil ederken siyaset yapıp da karşı siyaset yapıldığında devlet gömleğine sığınma kolaycılığıdır. Yapamaz. Yaptığında hakkında işlem yapması gereken işlem yapmıyor, birisi ikaz etmiyor, bardak taşmaya başlıyor, sonra vay provakasyon. Yarın öbür gün Valiliği basarlarsa, cam çerçeve indirilirse, ne yapacaklar, ateş açıp vatandaşı vurup öldürecekler mi?

Devlet adamlığı ciddi iştir, bedevi devleti, patagonya devleti değil burası. Usül var, erkan var, teamüller var, ağırbaşlı olmak, bütünleştirici, birleştirici olmak, herkesi kucaklamak, liderlik etmek var. Adam parti rozeti dağıttı hata etti, eyvallah. Ee sen fincancı dükkanına giren fil gibi yerle bir ettin ortalığı, daha mı iyi oldu şimdi? Bir sürü yoldan farklı şekillerde bu ikazlar yapılabilirdi. Şimdi hiç bilmiyorum ama o ilde acaba neler konuşuluyor halk arasında.

Vali hiç inmeyecek o seviyeye ki, birileri yemeye birileri de yedirmemeye çalışmayacak. Devletin o ilde, protokolde ilk sıradakileri, 10 Kasım töreninde herkesin önünde kavga ediyorlar, ayıp yahu.Ayrıca hep sandıktan bahsedenlerin, hep seçilmişleri atanmışlardan üstün görenlerin, bu mevzuda atanmışı seçilmişe yeğlemeleri de pek bir manidar.

Tersi olsaydı, AKP rozeti dağıtsaydı, o Vali aynı tepkiyi verir miydi? Ya da mazallah Vali AKP li bir vatandaşa tepki koyuyor diye GAVAT deseydi, kalır mıydı hala o makamda.... mesele bu.

Allaha şükür, vicdanımız var da, hala doğruyu görüp, haykırabiliyoruz.

Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

398 Görüntülenme5 Takipçi2 Yanıt