Bilmek istediğin her şeye ulaş

Almanya'nın sanayii alanında bu kadar başarılı olmasının sebepleri nelerdir?

Hitler döneminde silahlanma amaçlı çok büyük bir sanayi altyapısı oluşmuştu. Bu dönemden sonra Almanlar 2. Dünya döneminde yenilmelerine rağmen kendilerini çabuk toparladılar ve sanayii alanında Dünya'nın en iyilerinden oldular. Disiplinli ve hırslı olmaları bu başarıda en büyük paya sahiptir.
  • Paylaş
Bir de savaşlardan sonra Türkler tekstile daha çok yöneldiler, Almanlar ise ağır sanayiye. Tam tersi olmuş olsaydı belki Türkler önde olabilirdi sanayide.( Araba sanayisi)

Bir de 1880 yıllarında başladıkları için şu an tecrübeleri çok fazla. Bu nedenle markalarını şu an geliştirdiler.

Almanya' ya gidenlerde hep bahsederler ne kadar disiplinli, becerikli, çalışkan, mühendisliğe yatkın, bir millet olduklarından. Biraz da doğru demek ki.

  • Paylaş
Aslında ilk olarak tarihlerinden başlamak gerekir. Bilindiği üzere matbaayı modern haliyle Almanlar icat etti (1450 Gutenberg) ve hemen bir iki sene içinde seri üretimine ve kullanımına başladılar. Bize 400 yıl gecikmeyle gelmiştir. Matbaa sayesinde bilgi yayıldı ve ülkelerinin bir çok yerinden mucitler çıktı. Bilindiği üzere dünyanın en önemli filozoflarının bir çoğu da bu ülkeden çıkmıştır. Felsefe deyip de küçünsememek lazım, felsefeye bağlı olarak gelişen mantık, ardından matematik ve kalkülüs de neredeyse alman icadı sayılabilir.

2. Dünya savaşına kadar zaten endüstrileri dünyanın en ilerileri arasındaydı. Tabii ki Hitler'in de desteğiyle savaş sırasında gerek motorlu araçlar gerekse silah endüstrisinde büyük aşamalar kat ettiler, mesela ilk atmosferin dışına çıkan balistik füzeyi de Almanlar yaptılar (Wernher von Brauns 1944) . Sonradan o mühendis Amerika'da aya seyahat programının başına getirildi. Savaşta tüm ülkeleri, neredeyse tüm endüstri tesisleri yerle bir edildi ama artık bilgi mevcuttu. Savaş sonrası ne yapılması gerektiği açıktı, İtalya'dan kullanılmış dokuma makineleri ithal etmek yerine tüm makinelerini kendileri imal ettiler.

Ayrıca Almanya'da HTL (Höhere Technische Leeranstalt) isminde teknik liseler mevcuttur, çoğu buluş o liselerde yapılır. Bu liselerin eğitim seviyesi oldukça yüksektir, tam saygın olamasalar da bu liselerden mezun olanlara Ingenieur (Mühendis) titri verilir. Kısaca endüstrinin gelişiminin desteği günümüzde bu liselerden başlar.

Bir diğer önemli husus, yaptım da biliyorum; Almanlar bir fabrika kurarken onu prototip bir büyük makine olarak planlarlar. Eşi benzeri yoktur, başkalarının fabrikalarının aynısını yapmaz, taklit etmezler. Tabii ki yapılmışın benzeri yapılır ama tesisin her alanında yeni bir şeyler denenir, yeni sevkiyat yolları, sistemleri, robotize bölümler vb. Tamam başında biraz aksayabilir bu tesisler ama Alman adam yılmaz, tüm aksaklıkları anında düzeltir ve fabrikasını çalışır hale getirdiğinde gerçekten o an için dünyanın en verimli çalışan tesisine sahip olur. Bununla da kalmaz Alman adam, sürekli nasıl daha çok verim alabileceğini düşünür. Bu nedenle Alman fabrikaları yaşayan organizmalar gibidir, sürekli gelişir, büyür, değişir, modernize olur, robotize olur. O tesiste yapılacak hiçbir şey tabu değildir, daha verimli yol bulunduğu anda her şey değiştirilebilir.

Bir diğer konu da Almanlar'ın işçilerini buluşları için teşvik edip onları ödüllendirmeleridir. Fabrikada çalışan bir işçi bir süreci kısaltmanın yolunu bulduğu anda o işçiye para ödülü verilir ve sistem yeni keşfedilmiş daha verimli hale hiç vakit kaybetmeden dönüştürülür.

Belki de en önemli madde aslında Alman çalışanı namusludur, fabrika kendisininmiş gibi tüm eforuyla çalışır. İş ahlakı en üst seviyededir. Hiçbir şekilde kaytarmaz, iş için sattığı vaktini eğlence, sigara, çay, kahve, ibadet, sohbet gibi şeyler için harcamaz, işini yapabileceği en iyi şekilde yapar ki o en iyi şekil zaten gerçekten çok iyidir. Bu ahlak tabii en alttan en üste kadar devam eder, siparişin sevkiyatı tam zamanında yapılır, müşteri parasını tam zamanında öder, patron işçisinin maaşını bırakın ay başını bir önceki ayın sonunda öder, ağır iş yapan çok para hafif iş yapan daha az para alır, tüm fazla mesailer hakkıyla ödenir...

Bir de anımı anlatayım:
Günün birinde Almanya'da bir fabrikada değişiklik yapılacaktı ve ben değişiklik yapılacak bölgenin rölevesini almaya gitmiştim. Aşağı kısım bitti, yeni bacaların geçeceği yerleri görmek için çatıya çıktım. Orada patlama bacaları gördüm. Bu bacalar mahaldeki potansiyel bir patlamada basıncı azaltmak ve hasarı sınırlamak üzere yapılırlar. Normal olarak kapalı dururlar ve bir patlama esnasında açılıp basıncı özgür bırakırlar. Bunların patlamada açılmak üzere kapakları bulunur. Alman arkadaşlar bu kapakları, kullananlar bilir, kayaklardaki bağ mekanizmalarıyla kilitlemişlerdi. Ne kadar yaratıcı bir mühendislik diye düşündüm. Bu bağlar kayakçının sakatlanmaması amaçlı kişinin ağırlığına göre çok hassas bir şekilde ayarlanabilir ve düşme esnasında bacak kırılmadan önce çözülürler. Aynı prensiple Alman mühendis bağların dayanım değerlerini hesaplamış ve patlama bacalarının kapaklarına bağlamıştı.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

504 Görüntülenme6 Takipçi3 Yanıt

Konu Başlıkları