Bilmek istediğin her şeye ulaş

Anadilde eğitim hakkında ne düşünüyorsunuz. Ülkedeki etkileri neler olabilir?

Anadilde eğitim dünyada uygulanan ve üyesi olduğumuz BM tarafından da azınlıklara hak olarak verilen bir uygulamadır. Ancak bu örneklere baktığınızda ana dilde eğitim resmi dilin yanında verilmektedir. Yani önce resmi dili öğreneceksin, sonra anadilde eğitim alacaksın ("önce" tabiri bir sıralama belirtmek için değildir, aynı anda da olabilir) ... Bizde sorun anadilde eğitimden kaynaklanmamaktadır; biz de sorun anadilde eğitimin, herşeyde olduğu gibi, sadece "Kürtçe eğitim" olarak algılanmasından kaynaklanmaktadır ki aslında anadilde eğitim istenmesinin sebebi de budur. Önce Kürtçe konuşan bir bölge oluşturup, malum güneydoğu, aradaki ayrılığı derinleştirmek ve ardından tamamen bağı koparmaktır. Bu biraz da başbakanın "Dini özgürlük getirdik! " deyip yaptığı düzenlemelerin aslında sadece Sünni merkezli İslam'a özgürlük getirmesi gibi bir şeydir; diğer din ve mezhepleri yok saymaktır yani ülkedeki. Anadilde eğitim de bütün azınlıklara (ben azınlık kelimesini kabul etmiyorum, bunun yerine etnik kimliklere diyelim. Çünkü siz ne kadar azsanız biz de o kadar azız.) eşit şekilde uygulandığı ve resmi dille beraber verildiği sürece bir sorun olacağını sanmıyorum (resmi dilin verilmesi farklı kimliklerin hala konuşup, anlaşabilmesini ve bağlarını koparmamasını sağlaması açısından önemlidir) . Zira bildiğim kadarıyla Anadolu'da 25 tane kaybolmakta olan dil ve lehçe bulunuyor. Yaşamak bütün dil, din ve kimliklerin hakkıdır, ama bu hakkı kendimizde ne kadar görüyorsak diğerinde de o kadar görmeliyiz...

Ayrıca bu yazıyı da okuyabilirsiniz: file.setav.org/files/pdf/20131009123554_. . .
  • Paylaş
Avrupa ülkeleri uluslararası sözleşmelerin gereklerini yerine getirmek için özel çaba sarfetmektedirler. Türkiye’ye gelince, dünya çocuklarına tanıdığı hakları kendi coğrafyasında yaşayan ve öz evladı olan çocuklara çok görmekte, Kürt, Laz, Arap, Çerkez... V. B. Çocukların anadillerini kendi imkanlarıyle bile olsa öğrenmelerini engelemeye çalışmaktadır. Vatan, millet, Sakarya, çakıltaşı edebiyatı yaparak, ülkenin bölüneceği yaygarası koparararak bilime ters düşme pahasına anadilde eğitim hakkına karşı gelmektedir. Dünya çok küçüldü artık. Herkes anadiliyle eğitim yapınca ülkenin bölünmeyeceğini çok net olarak görmekte ve bilmektedir. Anadilde eğitim hakkı bir yana, birden fazla resmi dili olan ülkeler bile bölünmüyorlar. Öyle olsaydı Finlandiya, İsviçre, İtalya, Belçika, İspanya, İngiltere bu güne kadar bin parça olurdu. Bu devletlerin dimdik ayakta olduğu, yarınlara doğru hızlı adımlarla koşarken bölünme kabusları görmediği herkes tarafından bilinmektedir. Anadilde eğitim ve kültürünü geliştirme hakkı karşılıklı güveni sağladığı, birlik ve beraberliği pekiştirdiği için o ülkeler daha güvenli, daha huzurlu oluyorlar. İnsanlar devletine güveniyor, devletin kalkınması, uygar ülkelerle yarışması için yek vücut çalışıyorlar ve o devlet hızlı gelişiyor. Bu anlamda Türkiye`de yaşayan tüm halkların anadilleriyle eğitim hakkını kayıtsız şartsız savunmak ve kullanmak durumundayız.
Türkiyeyi yönetenler artık kafalarındaki pası silsinler ve çakıltaşı edebiyatı yapmaktan vazgeçsinler. AB yolunda emin adımlarla ilerlemek isteyen Türkiyenin çağdaş ülkelerin çocuklarına ve halkına tanıdıkları hakları artık kendi halkına tanıma zorunluluğu vardır. Türkiye farklı dil ve lehçeler deyimi yerine doğrudan anadilde eiğtim kavramını kullanmalı ve Türkiyede yaşayan tüm halkların (Kürtlerin, Araplarlar’ın, Lazlar’ın... ) anadiliyle eğitim yapmalarını özendirmeli, tüm masraflarını karşılamalıdır. Çağdaş olduğunu ileri süren ve gerçekten çağdaş olması gereken Türkiye’ye yakışan budur. Anadille eğitim parçalanmaya, bölünmeye sebep olmaz, aksine halklar arasında karşılıklı güveni sağlayacağı için birlik ve beraberliği pekiştirir, ülkenin kısa sürede hızla büyümesini sağlar, layık olduğu uygarlık zirvesine taşır. Türkiye’yi seven, Türkiye’nin çağdaşlaşmasını isteyen, demokrat olan, bilime inanan, insan haklarını ve eşitliği savunan herkes bu konuda üzerine düşeni yapmak zorundadır. Susmak kabullenmektir. Susmak aydına yakışmaz, aydın susarsa, doğruları söylemezse bozuk düzen daha da bozulur, dünya rayından çıkar. Çocuklarımıza, torunlarımıza karşı mahçup olmak istemiyorsak bu konuda sesimizi yükseltmeliyiz.
  • Paylaş
Eğitim sisteminin içine siyaset karışmadığı sürece sıkıntı olcağını düşünmüyorum fakat işin içine her zamanki gibi siyaset karışırsa çok keskin kutuplaşmalar olabileceğini düşünüyorum.
  • Paylaş
Ana dilde eğitim mi ?
Sen dilini doğru düzgün konuşmazken başka bir dille kendi. Ne kadar ifade edelirsin ?
Yada başka birdilde konuşurken bir kelime bulabilmek için ne kadar zorlanırsın ne kadar düşünürsün ?

Başka bir dille konuş ana dilinle düşün sonuç ?
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

783 Görüntülenme8 Takipçi4 Yanıt