Bilmek istediğin her şeye ulaş

Anı yaşamak, ''an''da kalmak nedir?

Antik Yunan’da verimli/doğurgan an, şans ve imkan tanrısı olan Kairos ayaklarında kanatları olan, hep parmak ucunda yürüyen bir erkek figürüdür. Sağ elinde keskin bıçağı ve önde sık, fırça gibi ve dağınık; arkada ise toplanmış uzun saçlarıyla görsellenmiştir. Topuklarındaki kanatları aceleyle rüzgar gibi uçuşunu, elindeki keskin bıçağı şans ve imkanın her şeyden daha keskin olduğunu ve önde dağınık saçları onu o anda tanımanın önemini vurgulamak üzere sembolize edilmiştir. Kairos “bir” anda hızlıca geçerken, yanından geçtiklerinin onu tanımaları, fark etmeleri ve tutabilmeleri için tek bir olanak vardır o da o “an”dır. Çünkü bir kere geçti mi arkadan yakalamak mümkün olmayacaktır. Kişi, verimli ve doğurgan bir anı kullanmazsa o an geri dönmemek üzere geçer. Tam tersini düşünecek olursak da verimli ve doğurgan olan an her zaman “şimdi”dir. Değişim anı, geleceği etkileme anı ve geçmişten faydalanma anı hep “şimdi”dir ve “burada”dır. Gelecek şimdinin getirdikleriyle öngörülebilir, geçmiş şimdi hatırlanabilir ve biz ancak şimdi ve ancak burada var olabiliriz.
Kairos kelimesi günümüz Yunancasında -zamanı objektif olarak tanımlayan kronos kelimesinden farklı şekilde- kaliteli zaman anlamında kullanılmaktadır. Kaliteden kasıt kişinin yeni deneyimlerle temas etme şansı elde ettiğinde bunu kullanmaya karar vermesidir. Bu nedenle anı algılayabilmek, ciddiye alabilmek ve yakalayabilmek önemlidir. Ancak anı ciddiye almak bir sorumlulukla birlikte gelir; o da an’ın hep bir karar gerektirmesidir. Yaşam da süregelen anlarda peşi sıra verdiğimiz kararların bir bütünüdür.

Anı yaşamak oracıkta olanların, çevremizdeki kişilerin ve kendimizin tam anlamıyla farkında olarak gerçekleşir. Yaygın olarak kullanıldığı gibi her şeyi bir kenara bırakıp sorumluluklardan sıyrılmak, boş vermek anlamlarına gelmemektedir.
  • Paylaş
Anı yaşamak, içinde bulunduğumuz an içerisinde, ne hissettiğimizi fark edebilmek ve bu hisle tam olarak temas edip, içimizde olmasına izin vermektir. Tam bir farkındalık anı olarak düşünülebilir. İmkansız görünen imkanlı yaşantılara bir örnek olarak düşünülebilir. Dış ve iç dünyayla aynı anda ve birlikte, bütün şekilde temas edebilmek. Bunu yaşayabilmek için sadece "yaşamayı sürdürmek, yaşamın içinde olmak" yeterli olacaktır. Pek çok kişi, yakalanacak uygun "anın" peşinde koşarken, içinden geçtiği ve fark etse, kendisini daha "büyütebilecek" anları atlar.
Farkındalık, kendimizi seyrederken, "fark ettim mi acaba; bu sefer başardım mı" gibi sorular sorarken yaşayabileceğimiz bir şey değil maalesef. Tam aksine "bir de baktım artık bunları sorun olarak algılamıyorum" dediğimiz anların toplamı. Bu açıdan, farkındalığın en temel yapısı olarak "anı" düşünebiliriz.
An'ı toplamak, anı toplamak gibi düşünülebilir. Tüm anılar, yaşanmayı bekleyen diğerleriyle birlikte ve şu anımızın birlikteliği yaşamdaki en kıymetli şeylerden bir tanesidir.
Psikoloji
  • Paylaş
Öncelikle anı yaşamak anın bize getirdiklerini doğru algılamak ve doğru değerlendirmekle mümkündür. Hayatın bizlere sunduğu iyi ya da kötü diye adlandırdığımız anlar temelde bizim algılarımızla değer yargılarımızla ilintilidir. Anı yaşamak o andan aldığımız hazlar mutluluklar ve doyumlarla eş değer midir diye sorarsanız yaşanılan olumsuz anıları çöpe atmak demek olur. Halbuki yaşadığımız kötü durumların bile bize kattığı değerler ve beceriler vardır. İnsanlar anı yaşamak derken geçmişi ve geleceği bir kenara koyup sadece anın tadını sorumsuzca çıkarmaktan bahsediyorlar ama anı yaşamak geçmişten ve gelecekten sıyrılarak mümkün olan bir durum değildir . Dolayısıyla anı yaşayabilmek geçmişin bize kattığı her türlü tecrübeyi çözüm becerilerini kullanarak ve geleceğe ait hedefleri göz önünde bulundurarak mümkündür. Sonuç olarak anı yaşamak anın bize getirdiklerini akıl ve mantık süzgecinden geçirip doğru duygular doğru kararlar verip , etkili yaşam becerilerini kullanmaktır. Böyle yaşanan anlar bizde ve biz o anlarda ölümsüz kalırız.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1385 Görüntülenme5 Takipçi3 Yanıt