Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yazılı anlatım türleri nelerdir?

  1. Öyküleyici: Anlatılanlar bir olaya bağlanarak veya bir olay içinde anlatılır. Roman hikaye, gezi yazısı, anı gibi türlerde öyküleyici anlatım ağır basar. Anlatımda olay, kişiler, zaman ve mekan unsurlarına rastlanılır.
    "Köyde on gün kaldıktan sonra dostlar ve çocuklarımla vedalaşıp yola çıkıyorum. İlk durak uzak yaylalar olacak. Uzun ve biraz da yorucu bir yolculuktan sonra Teyran tepesine geldim. Epey yol aldıktan sonra at da ben de yorulmuştuk. Başımı, ellerimin arasına alıp gözlerimi kapatarak bir süre öylece kaldım. At beni anlamış gibi gelip durdu karşımda; uysallaştı, başını önüne düşürdü. Sonra uzaklaştı. "
  2. Betimleyici: Varlıkların görünüşleri kelimelerle resimlendirir.Kelimelerle resim yapmak da denilebilir. Tasvir etmek anlamına da gelir.
    "Burada mavi deniz, mavi gök birbiriyle kucaklaşırdı. Bazen nazlıca, bazen de suları yok denecek kadar azalan bir derenin aktığı yol, o dantel görünüşlü tarihi köşke, bayram yerine, ıhlamur, erguvan, çitlembik, keçiboynuzu, çınar gibi daha birçok görkemli ağaca ulaşırdı. Yolu çevreleyen girdili çıktılı sokaklar, küçük iki katlı evleri bahçeleriyle birlikte koruyordu. Bostanları, arsaları, tahta perdeleri, çeşmeleriyle insana ferahlık veriyordu burası. "
  3. Tartışma: İki farklı düşüncenin yer aldığı, yazanın bir düşünceyi savunduğu anlatım türüdür. Yazar karşıt fikre yer verip sonra kendi fikrini savunmaya geçebilir. Yer yer fikirlerini kanıtlamak için alıntılara başvurabilir.
    "Tiyatro mu, yoksa orta oyunu mu üstün? Bence tiyatro orta oyunundan üstün bir sanattır. Orta oyununda sadece güldürü vardır. Amaç seyirciyi sadece güldürmektir. Bu da söz oyunları ile yer yer kaba sözlerle gerçekleştirilir. Seyirci kulağa hoş gelen sözlerle sadece güler, eğlenir. Tiyatro öyle değildir. Çünkü tiyatro çok boyutlu bir sanattır. O kimi zaman güldürür, kimi zaman ağlatır. Güldürürken de ağlatırken de seyirciyi eğitir, ona bir şeyler verir. Çünkü amacı insana bir şeyler katmaktır. Bu da onun orta oyunundan üstün olduğunu göstermektedir. "
  4. Karşılaştırma: İki nesne veya olayın aynı veya farklı yönlerini karşılaştırarak yapılan anlatımdır.
    "Hikâye olay, kişiler ve mekân yönüyle sınırlı bir türdür. Onun bu özelliği sayfa sayısına da yansır ve bu nedenle çoğunlukla hikâyeler üç beş sayfa olur. Bu nedenle kişiler ve olaylar derinlemesine ele alınamaz. Bir roman ise yüzlerce sayfadan oluşabilir. Romanda olay, mekân ve kişiler ayrıntılı bir şekilde ele alınır. Kişiler fiziksel ve ruhsal bakımdan ayrıntılı biçimde tanıtılır. "
  • Paylaş
  1. Roman
    Eskiden beri roman, olmuş ya da olabilecek olayların tasarlanıp belli bir sanat düzeni içinde sunumudur, biçiminde tanımlanmaktadır.
    Roman özde insanı hedef alır. İnsanın iç dünyası, çekişmeleri, ruhsal çelişkileri, ev içi hayatı, çevresi, ailesi, hatta hayalleri, gelecekle ilgili plânları hepsi romanın ilgi alanındadır. Roman Türleri
    Serüven romanları
    Polisiye romanlar
    Tarihsel romanlar
    Yaşamöyküsel roman
    Politik romanlar
    Belgesel romanlar
    Romantik romanlar
    Gerçekçi romanlar
    Doğalcı-gerçekçi romanlar
    Eleştirel-gerçekçi romanlar
    Toplumcu-gerçekçi romanlar
    Yeni romanlar
    Post-modern romanlar
  2. Öykü (Hikâye)
    Öykü, gerçek ya da gerçekleşmesi mümkün olayların yere ve zamana bağlanarak anlatıldığı bir yazı türüdür. Önceleri öykü, büyük öykü ve roman birbirlerinin yerlerine kullanılıyordu. Nitekim, Halit Ziya. "Hikâye" adlı eserinde romandan söz ederken "hikaye" demiştir. Fakat roman ile aralarında ortak öğelerin bulunduğu öykü, birçok yazar için romancılığa geçişte bir basamak olmuştur.
    Öykü Türleri
    Türk ve Dünya Edebiyatında bilinen iki temel öykü türü vardır.
    1. Olay Öyküsü (Klasik Öykü) 2. Durum Öyküsü ( Kesit Öyküsü)

    1. Olay Öyküsü : Bu tür öykülerde belli bir zaman içinde işlenen bir ana olay varır. Bu olay serim, düğüm, çözüm ilkeleri içinde anlatılır. Bu öykülerin öncüsü Fransız yazar Guy de Maupassant'tır. Bu yüzden olay öykülerine, Maupassant tarzı öykü de denmektedir. Bizde bu tarz öyküyü tercih edenlerin başında Ömer Seyfettin ve Refik Halit Karay gelmektedir.

    2. Durum Öyküsü : Daha çok içe dönük, ruhsal, psikolojik durumların anlatımıdır. Bu tür öykülerin görünüşte bir konusu yoktur. Bu öykülerde serim, düğüm, çözüm bölümleri de yoktur. Dünyadaki öncüsü Anton Çehov'dur. Bizim edebiyatımızda ise Sait Faik bu tarzı en iyi uygulayan öykücüdür.
  3. Tiyatro
    Tiyatro sözcüğü Yunancada seyirlik yeri anlamına gelen teatron sözcüğünden türetilmiş ancak bu sözcük dilimize İtalyancadaki teatro sözcüğünden geçmiştir.
    Olmuş ya da olabilecek olayların sahne üzerinde oyuncular tarafından oynanması için yazılmış ya da tasarlanmış edebi eserlere denir. Ayrıca bu seyirlik oyunların oynandığı yer de tiyatro ismini almaktadır. Başlangıçta insanları eğlendirme amacıyla ortaya çıkmış olan bu sanat daha sonra gelişerek sadece eğlendirme değil; insanları etkileme, yaşamdan kesitler sunarak onları düşündürme ve eğitme aracı olarak edebiyatta yerini almıştır. Tiyatro; müzik, dans, resim gibi sanat türlerinden de yararlanmaktadır

    Tiyatronun Türleri
    Tiyatro, Klasik çağdan başla***** iki ana kol halinde gelişme göstermiştir. Diğer dramatik eserler bu ana başlıklardan doğmuş ve bu eserler günümüz çağdaş tiyatrosunun temelini oluşturmuştur.

    1. Tragedya (Trajedi) : Seyircide heyecan, korku ve acıma hissi yaratarak seyircinin bu yolla ruhunu arındırmasına yardımcı olan tiyatro eserleridir. Trajedi üç birlik kuralına (yer, zaman ve olay) göre yazılır; yani tek bir olay yirmi dört saat içerisinde olup sonuçlandırılmalıdır.
    Konularını tarihsel olaylardan ve mitolojiden alır. Ağırbaşlılık, ahlak ve erdem dersleri vermeye özen gösterir. Kişiler sıradan değildir; genellikle olağanüstü kahramanlardır. İlk örnekleri Antik Yunan'da i. Ö. V ve VI yüzyıllarda görülür. XII. Asırda klasisizmin etkisiyle Fransa'da tekrar canlandığı görülmüştür.

    2. Komedya (Komedi) : Toplumda ve insan ilişkilerinde görülen komik ve gülünç yanların ortaya konulduğu tiyatro eseridir. Komedyada da üç birlik kuralı uygulanır. Konuları günlük yaşamdan alır ve kişiler de yine günlük yaşamdan ve sıradan kişilerdir. Toplumda ve günlük yaşamda görülen eksik ve aksak yanların seyirciye komik yanlarıyla verilmesi hedeflenirken bu konularda seyircinin düşünmesini sağlar.

    3. Dram : Tiyatronun tarihsel gelişimi sırasında yukarıda değindiğimiz iki ana türün dışında dram türü de ortaya çıkmıştır. Hem tragedyanın hem de komedyanın özelliklerini içeren ve daha çok toplumsal ve günlük yaşamdaki karşıtlardan yararlanarak konusunu oluşturur. Dramda üç birlik kuralı göz önünde bulundurulmamıştır.
    Türk Tiyatrosu

    Geleneksel Türk Tiyatrosunda yazılı kaynaklara pek rastlanmamaktadır. Yazılı ilk örnekler Tanzimat Edebiyatıyla birlikte görülmektedir. Geleneksel Türk tiyatrosu genellikle seyirlik geleneği üzerine kurulmuştur. Tarihi uzun yıllara dayanan bu tiyatro Sözlü Tiyatro ürünleri olarak değerlendirilmektedir (Karagöz-Hacivat, meddahlık….
  4. Şiir
    Zengin sembollerle, ritimli sözler ve seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi anlatım biçimi, şiirin yapılabilecek en kısa tanımıdır.
    Şiir Türleri
    Şiirler konularına ve biçimlerine göre beşe ayrılmaktadır. Bunlar:

    Lirik Şiir : İçten gelen duyguların coşkulu bir dille anlatıldığı şiir türüdür.
    Epik Şiir : Kahramanlık duygularını anlatan şiir türüdür.
    Pastoral Şiir : Tabiatı anlatan şiir türüdür.
    Didaktik Şiir : Öğretici, insanlara ders verici nitelikteki şiir türüdür.
    Dramatik Şiir : Tiyatroda oynanmak için yazılan şiir türüdür.
    Satirik Şiir : İnsanları yermek, hicvetmek için yazılan şiir türüdür.
  5. Masal ve Bilim-Kurgu
    Gelişen ve değişen dünyamızın dünü ve bugünü için farklı ufuklar açan türüdür. Olağanüstü olayların ve varlıkların yer aldığı sözlü anlatım çeşididir. Yazılı anlatım gücünün gelişmesiyle birlikte güçlenen masal, olmuş veya olması mümkün olan olayları değil, hayal dünyamızın ürünlerini yansıtır. Gerçeküstü olayları anlatan ve gerçek üstü kahramanları bulunan masal, günümüz çizgi film karakterleri ve bilim-kurgu sinemacılığının kaynağını da oluşturur.
  6. Fabl
    Kişilere bir öğretiyi hayvanlarla ilgili temsilî öykücüklerle vermek, teşhis ve intak sanatları kullanılarak üretilen fabl türüyle hayvanlara ait bir olay veya olaylar zincirinden yola çıkılarak insanlara bu kısacık örgülerle ders çıkartması önerilir.
  7. Deneme
    Bir insanın herhangi bir konuda içini dökmek, paylaşmak amaçlı kesin hükümlere varmadan samimi bir üslupla yazdığı yazılara deneme denir
  8. Fıkra
    Hayatın içinden herhangi bir konunun daha çok sosyal, siyasal ve kültürel olayların kişinin penceresinden görüldüğü şekliyle yazılan ve kanıt esasına dayanmayan kısa yazılara fıkra denir. Fıkralar yazanın bakış aşısı ve dünya görüşü doğrultusunda şekillenir. Dil olarak sade bir şekilde yazılmasına rağmen iddialı bir yapısı vardır. Bir kamuoyu oluşturmayı hedefleyen bu yazılar, okuyanlarda etki yaratırlar. Kanıt esası taşımamasından dolayı kısadırlar. Gazete köşelerinde gördüğümüz yazıların hemen hepsi fıkra türünün içine girerler.
  9. Makale
    İlk olarak çıkışı ve gelişimi gazeteler ile olan makale, bugün varlığını sürdürmektedir. Yazı türlerinin çoğalması ve gelişmesi gazetelerde karşılaştığımız fıkra türüne girmekte, makaleler ise daha çok bilimsel içerikli dergilerde yayınlanmaktadır. Makale tam olarak; bilimsel bir konuya yeni bir açıdan bakan ve bunu kanıtlayan bilimsel yazılardır. İki temel özelliği vardır. Bunlardan birincisi konuya yeni bir açıdan bakıyor olması ikincisi ise ispat kaygısı taşımasıdır. Bu yüzden makalelerin dili akıcı ve ciddidir.
  10. Eleştiri (tenkid)
    Günümüzde eleştiri eleştirme denilen bu türe eskiden tenkit, eleştiri yazan kimseye de "münekkit" denilirdi. Bugün eleştiri yazan kimseye; eleştirmen, eleştirici denilmektedir.
    Tenkid sanat eserlerini konu almasına rağmen kendisi sanat eseri değildir. Ele aldığı her türün bir sistemi ve kuralları olduğundan eleştirmen bunları bilmek zorundadır.
    Bununla birlikte doğuşları büyük ölçüde edebiyat akımlarına bağlı olan başlıca eleştiri yöntemleri şunlardır.

    Tarihi Eleştiri: Bu yöntem; edebi eseri, yazarın hayatına, yetişme şartlarını ve devrin özelliklerine göre inceleme esasına dayanır. Burada eserden çok sanatçı önemlidir. Eser, buna bağlı olarak açıklanmaya çalışılır.

    Sosyolojik Eleştiri: Bu görüş, edebiyatın kendi başına var olmadığı toplumla var olduğu ve toplumun bir ifadesi olduğu ilkesinden hareket eder. Buna göre eleştirmen; eseri ve okuyucuyu sosyal koşullardan soyutlamadan değerlendirme yapacaktır.

    İzafî Eleştiri: Bu anlayışa göre eleştiriye sınır koymak mümkün değildir. Herkes kişisel zevkine ve düşüncesine göre eseri değerlendirir.

    İzlenimci eleştiri: Bu anlayışa göre eleştiri “kitaplardan zevk almak, onlarla duyguları inceltmek ve zenginleştirmek sanatı”dır. Bu anlayışın belli bir yöntemi yoktur. Eserlerin ve türlerin sınıflaması da yoktur. Eseri okurken alınan zevk, eserin tek ölçüsüdür.

    Yapısal eleştiri: Bu görüş eserin bağımsız bir yapı, bir bütün olduğu anlayışından hareket eder ve eserin açıklanmasının ancak kendi yapısıyla mümkün olduğu görüşünü benimser. Buna göre her eserin kendine has bir yapısı vardır ve bu yapı çeşitli parçaların organik bir biçimde birleştirilmesiyle oluşur.
  11. Sohbet
    Herhangi bir düşünceyi, konuyu; yazarın karşısında biri varmış gibi günlük, sıradan ve rahat bir dille anlattığı fikir yazılarıdır. Herhangi bir kanıt kaygısı yoktur. Yazının çerçevesini yazıyı yazanın fikirleri oluşturur. Bu yönüyle fıkra türüne çok benzerler. Dilindeki sadelik ve rahatlık yönünden de denemeyi andıran söyleşiler daha uzun soluklu yazılardır. Söyleşiler bazen röportaj ile de karıştırılırlar. Ancak aralarında çok temel bir fark vardır. Söyleşiler tek kişilik yazılardır. Oysa röportaj, bir uzmana ve bir de, röportajı yapacak kişiye ihtiyaç duyar.
  12. Röportaj
    Daha çok gazete ve dergilerde karşılaştığımız bu türün temel amacı ilgi çeken herhangi bir konuda okuyanları aydınlatmaktır. Bu amaçla iki kişi tarafından gerçekleştirilir. Bu kişilerden biri mutlaka o konu ile ilgili bilgi sahibi ya da uzman olmalıdır. Ancak, bu türde röportaj yapılandan çok röportajı yapan önemlidir. Çünkü yazı onun denetiminde şekillenir ve sonuçlanır. Sorulacak soruların tarzı, içeriği yazının başarısını doğrudan etkiler. Bu amaçla röportajı yapan kişi doğru bir planlama yapmak ve yazıyı kendisi şekillendirmek zorundadır.
  13. Gezi Yazıları
    Eskiden gezi yazılarına seyahatname, seyahat yazıları denirdi. Gezip gören insana da seyyah denirdi. Bugün gezen gören kimseye gezgin, onların gezip gördükleri yerleri anlattıkları yazılara da gezi yazıları denmektedir.
  14. Anı (Hâtırat)
    Herkes tarafından bilinen, tanınan kişilerin yaşamlarında merak edilen tarafların ilerleyen zamanlarda kendisi ya da yakınları tarafından anlatıldığı yazılara anı denir. Anının en önemli koşulu, anıya konu olan olay ya da olayların önem derecesidir. Anı yazısına konu olacak olay, anımsanmaya değer olmalıdır. Ayrıca bu olay ilgi çekici olmalıdır.
  15. Biyografi-Otobiyografi
    En kısa tanımıyla biyografi, bir kimsenin hayatını anlatan yazı türüdür.
  16. Dilekçe
    Bir bireyin herhangi bir konu hakkında dileğini, isteğini ya da şikâyetini resmi ya da özel kurumlara, özel ya da tüzel kişilere iletmek amacıyla yazdığı resmi bir mektuptur. Tanımını bu şekilde yaptığımız dilekçenin çok önemli kuralları vardır. Şimdi bunlara kısaca ele alalım.
    1. Anayasal bir haktır: Doğru yazılmış ve doğru kuruma verilmiş her dilekçe kabul edilmek zorundadır. Hiçbir kişi ya da kurum yazılmış bir dilekçeyi reddetme hakkına sahip değildir.
    2. Yasal bir süresi vardır: Kabul edilen her dilekçe, kabul edilen kurum tarafından olumlu ya da olumsuz on beş gün içinde yanıtlanmak zorundadır.
    3. İmza Şarttır: Dilekçenin olmazsa olmazlarından biri imzadır. İmza atılımmış dilekçenin geçerliliği yoktur.
  17. Özgeçmiş / CV
    Herhangi bir kuruma sunulmak üzere kişinin kendi hayat Öyküsünü çok kısa olarak kaleme aldığı yazılara özgeçmiş denir. Bu yazıların en büyük özelliği; amacının tanıtım oluşudur. Genellikle iş başvurularında istenen özgeçmiş, cv ile birlikte sunulur. Çoğunlukla özgeçmiş, cv ile karıştırılır. Ancak cv ler iş deneyim listeleridir. Alanında yaptığı çalışma ve hizmetleri karşı tarafa tanıtmak için hazırlanan cv 'ler, teslim edilen kişilerde bir yargı oluştururlar. Bu anlamda özgeçmiş ve cv' ler modern yaşamın vazgeçilmez belgelerindendirler.
  18. Mektup
    Birbirinden uzakta bulunan kişi ya da kurumların arasında haberleşmeyi sağlayan yazı türünün adıdır. Türlerine bağlı olarak içerik ve üslupları değişir. Temelde iki çeşit mektup türü vardır: Özel mektuplar, Resmî mektuplar.
  19. SMS (kısa mesaj), e-mail ( elmek, elektronik mektup)
    Bu yazılar teknoloji ile ortaya çıkan yeni türlerdir. Bunları tek tek ele alıp. İncelemek yerinde olacaktır. Ancak teknolojiye yakınlık açısından bu tür mektupları gençlerin daha çok kullandığını söylemek yanlış olmaz.

    SMS (Short Message Service) Kısa Mesaj
    Bu tür için kısa küçük akıl notu, hatırlatma bilgisi demek doğru olur. Cep telefonlarının 160 karakterlik kapasitelerinden dolayı bu yazılar oldukça kısadır. Uzun yazmak isteyenler bu yüzden sözcükleri kısaltmayı tercih etmekte bu da dilde bozulma ve kirlenmeye yol açmaktadır.

    E-mail (elmek / elektronik mektup)
    Hizmet veren servisin kapasitesine bağlı olarak 2 MB 'tan 3 CB 'ye kadar, kayıt hafızası olan bu sistemde insanlar kısa mesajdan daha fazla belge ya da, bilgiyi aktarma hakkına sahiptirler. Bir çeşit mektup sayılabilen bu türde her türlü dosya ya da belge eklemek karşı tarafa ulaştırma şansına da sahip olunmaktadır. Bu gün ticari olarak tanıtım ve reklam amaçlı da kullanılan bu sistem insanlara çok hızlı hizmet vermektedir
  • Paylaş
Yazılı Anlatım Türleri ve Özellikleri

Yazılı Anlatım Türleri Şöyledir


Haber
Makale
Fıkra
Eleştiri
Deneme
Söyleşi
Röportaj
Gezi
Anı
Günlük
İnceleme
Biyografi
Otobiyografi
Bibliyografi


Eleştiri

Eleştiri de temeli düşünce olan yazı türüdür. Konu sınırlaması yoktur. Sanat, edebiyat ya da düşünce yazılarının içeriği ile bu içeriğin işlenişini, değerli ve değersiz yönlerini ortaya koyan bir yazı türüdür. Yazarın yazıyı kendine göre, yazıyı ilgilendiren topluma göre, kendi alanındaki diğer çalışmalara göre değerlendirdiği yazılardır.

Tanım

İki türlü anlatımdan biri yazılı anlatımdır. Bir duygunun, bir düşüncenin, bir hayalin, bir isteğin yazı ile anlatılmasına yazılı anlatım denir. Yazılı anlatım da kendi içinde türlere ayrılır. Yazılı anlatım türleri, bir yazılı anlatımın biçim ve içerik özelliklerine göre içine girdiği türlerden oluşur.

Fıkra

Bu yazı türünü, halk arasında anlatılan kısa, güldürücü, ders verici olay anlatılarıyla karıştırmamak gerekir. Gazetelerdeki köşe yazılarındandır. Her gün aynı köşe ya da sütunda yayınlanır.

Biyografi

Biyografi, ünlü sanatçıların, ülkesine ve insanlığa yararı dokunmuş kişilerin yaşam öyküsünü anlatan eserdir. Bazen bir makale kadar kısa, bazen bir kitap olacak kadar uzun çalışmalardır. Biyografiler sayesinde o kişinin sanatı, düşünceleri, yaptığı işler hakkında bilgileniriz.

Tanım

İki türlü anlatımdan biri yazılı anlatımdır. Bir duygunun, bir düşüncenin, bir hayalin, bir isteğin yazı ile anlatılmasına yazılı anlatım denir.

Haber

İnsanlar arası ilk ilişkilerden biri haberleşmedir. Bugün hayvanlar dünyası gözlendiğinde yine aynı gerçekle karşı karşıya kalırız. Leyleklerin göç katarlarının idaresi; arılardaki, karıncalardaki iş bölümü; anaç tavuğun yavrularını büyütmesi başka nasıl açıklanır?

Otobiyografi

Bir düşünürün, bir sanatçının kendi yaşam öyküsünü anlattığı eserdir. Kaynak olarak kişi kendini ve aile büyüklerinden aldığı bilgileri kullanır.

Röportaj

Gazete ve dergilerde yayımlanın yazı türlerinden biridir. Öğretici yazı türüdür. Bir olay, bir durum; yerinde gezip görülerek, olayla ya da durumla ilgili değişik kişilerle konuşularak, soruşturularak yazılır. Röportaj hem gezi yazılarının hem makalenin özelliklerini taşır. Makale gibi dayandığı sağlam bir düşünceyi, bir tez vardır.

Söyleşi

Makaleye benzer bir yazı türüdür. Konusu daha çok genel ya da günlük sanat olaylarıdır. Fakat konu, tez ve savunma amacı güdülmeden ve karşılıklı konuşma havası içinde, sıcak bir dille yazılır.

Günlük

Yazarların kendi kendileriyle dertleşme, hesaplaşma, konuşma isteklerini kağıt üzerinde yapmalarından doğmuş yazılardır.

Anı
Yazar kendi başından geçen olayları ya da kendi yaşadığı dönemde ortaya çıkan kültürel, sosyal, siyasal ... Olayları ve teknolojik gelişmeleri kendi gözlemlerine ve görüşlerine bağlı kalarak anlatırsa anı dediğimiz bir yazı türü ortaya çıkar.

Bibliyografi

Günümüzde bilimde, teknolojide ve sanatta yaşanan gelişmeler sonucu basılı yayın o kadar arttı ki artık bunların hepsini bir kitapta toplamak mümkün değildir. Günümüzde her bilim kendi bibliyografisini hazırlamaktadır. Hatta bilimlerin alt kollarının da bibliyografileri hazırlanmaktadır.

  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

520 Görüntülenme3 Takipçi3 Yanıt

Konu Başlıkları

Eş Anlamlı Soru Ekle

  • Öyküleyici anlatım nedir?

  • Betimleyici anlatım nedir?

  • Tartışmacı anlatım nedir?

  • Karşılaştırmalı anlatım nedir?