Bilmek istediğin her şeye ulaş

Antropoloji ile ilgili genel bilgiler nelerdir?

  • insanlar ve toplumlar neden birbirlerine benzemez
  • İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benze
  • insanlar ve toplumlar neden ve nasıl değişir
Antropoloji çok disiplinli bir bilim dalıdır. Psikoloji, sosyoloji, tıp-biyoloji,
tarih, linguistik, etnoloji, felsefe gibi bilimlerden bağımsız çalışamayacağı gibi bağımlı da kalamaz. Bir sosyolog toplumu ve toplumsal yapıyı analiz ederken, antropolog toplumu insandan oluşan bir grup olarak görür ve bu gözle bakar.
Oysa ki sosyologlar ise insanı oluşturan toplum gözü ile bakarlar. Psikolog insanın oluşturduğu id, ego, süper ego gibi olguları inceler; antropoloji ise olguların mı insanı insan yaptığı konularına değinir. Yani diyebiliriz ki antropoloji insan nasıl insan oldu bu sorunun peşinde koşar.

Alt alanları;

  • Primatoloji
  • Populasyon genetiği
  • Paleoantropoloji (osteoloji, paleopataoloji, paleoekoloji)
  • Adli antropoloji
  • Kültürel Antropoloji
Modern antropoloji araştırmalarının kökleri Keşifler Çağı'na uzanır. Bu dönemde ileri Avrupa kültürleri, "vahşi" ya da "ilkel" başlığı altında topladıkları birçok "geleneksel" kültürle ilişkiye girdiler. Dini baskının 19. yüzyıl ortalarında gevşeyince, insanın kökenleri, insan ırklarının sınıflandırılması, karşılaştırmalı anatomi ve dünya dilleri gibi konulara geniş bir ilgi uyandırdı.

Antropolog hem parçası olduğu kültürün ideolojisinden kurtulmak hem de araştırdığı toplumun ideolojisini anlamak ve tarafsızca açıklamak zorundadır. Bu arada vardığı sonuçlar her iki tarafı da hoşnut etmeyebilir. Antropolog, geleneğin önemini vurguladığı için "gerici" olarak nitelenebileceği gibi, yaptığı araştırmaların sonuçları, sömürgeci devletler tarafından, kendisinin onaylamadığı politikaların uygulanmasında kullanılabilir.

Uygulamada karşılaşılan önemli bir sorun da araştırmalara ayrılan fonların kısıtlı
olmasıdır. Bu, daha kapsamlı araştırmaların yapılmasını engellemektedir. Batılı olmayan kültürel antropologların yüz yüze geldikleri bir sorun da, disiplinde egemen olan dil sorunudur. Başka bilim dallarında olduğu gibi, antropolojide de Batı dillerinin egemen olması, Batılı olmayan antropologların çalışmalarının sonuçlarını yaygınlaştırmakta güçlük çekmelerine yol açmaktadır.

Bu sorunların tümü kültürel antropologların kendi içlerinde yoğun tartışma konusudur. Uygulamalı Antropoloji Derneği, özellikle ideolojik boyutun sorun olmaktan çıkmasını sağlayabilmek amacıyla, 1951 'de araştırmalarda uyulması gereken bir etik çerçevesi oluşturmuş ve yayınlamıştır; ama beklenebileceği gibi ikilem sürmektedir.

Üniversitelerin antropoloji sayfalarından derlenmiştir.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

1089 Görüntülenme3 Takipçi1 Yanıt