Bilmek istediğin her şeye ulaş

Aristoteles, Descartes, Hegel neden rasyonalisttir?

Rasyonalizm normal insanlar için felsefede olduğunun tam tersidir. Bilgi normal insanlar için deneyler, gözlemler, hesaplamalar sonucu elde edilir.

Felsefede ise rasyonalizm; bilginin akıl ve onun bir işlevi olan düşünme gücü ile oluştuğunu benimseyen, doğru bilginin ölçütünü de duyularda değil, akılda bulan bir öğretidir.
Rasyonalistlere göre duyum ve algılar bize geçici ve doğruluğu kesin olmayan bilgiler verir. Asıl kesin bilgileri ise biz doğuştan getirdiğimiz akıl ilkeleriyle ediniriz

Aristoteles rasyonalist bir filozoftur; ancak onun rasyonalizmi kendinden önceki filozoflardan farklıdır.
Ona göre insanın doğuştan getirdiği bilgileri yoktur; ama duyu organlarınca elde ettiği verileri işleme ve tümel kavram­ları oluşturma yeteneği vardır.Bu görüşünü şöyle belirtir. "Bilgi duyumla başlar; ancak duyum değildir. Bil­gide duyumun yanında başka bir öğenin, aklın işe karışması söz konusu olmazsa asla bilim ve felsefe meydana gelmez, "

Descartes'a göre bilgi ya duyu organlarından ya düş gücünden ya da doğuştan gelir. Tanrı, ruh, uzay ve tüm matematik düşünceler doğuştan gelirler; ancak doğuştan gelen düşünceler bizde, doğduğumuz anda hazır kalıp­lar halinde bulunmazlar. Bu düşünceler tıpkı irsi hastalıklara benzer. Nasıl irsi hastalıklar yeni doğan bebekler­de kesin kes görüleceği anlamı taşımaz; ama hastalığa yakalanma olasılığının yüksekliğini gösterir ise bunun gibi doğuştan gelen düşünceler de doğduğumuzda hazır olan düşünceler değildir. Bizde hazır olan, bu düşünceleri doğuran yeteneklerdir. Örneğin, bunlardan biri sağduyudur.
Descartes sağduyunun insanlar arasında en iyi bölü­şülmüş şey olduğu kanısındadır.
Descartes'ın rasyonalizmi, iyi yönetilen her zihnin kesin, genel geçer bilgiye ulaşabileceği görüşüne dayanır.

Hegel'e göre, deneye hiç başvurmadan sırf düşünce (spekülasyon) ile kesin bilgiye ulaşılabilir; çünkü özne ile öznenin yöneldiği nesne aynı aklın değişik biçimlenmeleridir.

Bu üç filozof için de bilgiye ulaşmanın nihai yolu akıldır. Aristoteles'e göre duyularla algılananlardan bir tüm oluşturulur ve o tümden akılla gelerek tekil bilgiler oluşur, Descartes'e göre doğuştan işlenmemiş bilgi gelir ve akıl onu işleyerek gerçek bilgiye dönüştürür, Hegel'e göre bilgi akıl yoluyla yapılan çıkarımlarla oluşur. Üçü de felsefenin rasyonalizm tanımına uyar yani bilginin deneylerle değil akıl yoluyla yapılan çıkarımlarla elde edileceğini iddia ederler.
  • Paylaş
Nedenini bilmek zor. Descartes'i iyi tanıdığım için biliyorum ki Descartes matematikteki kesinliğe hayran olduğu için usçuluk yolunu seçmiştir.
  • Paylaş
Şaman Bayyurt'un yaptığı cevabı çok beğendim. Bir kaç kez okudum. Teşekkürlerimi iletiyorum.
Gelelim neden rasyonalist olduklarına :) gerçi bende benzer şeyler söyleyeceğim.Benzer dediğim iki üç cümle :)
Aristo, bilginin değişmez olanın bilgisi olduğunu savunur.
Hegel'e, göre insan, varlık hakkında duyuları hiç kullanmaksızın, yalnızca akıl yoluyla gerçek ve kesin bilgiye ulaşılabilir diyor. "Akla uygun olan gerçek, gerçek olanda akla uygundur. " diyor.
Descartes ise, bilgide bilginin özünde, yalnızca aklın olduğunu savunur.İnsan zihninde doğuştan düşünceler bulunduğunu savunur.
Yani bir nevi savundukları akılcılık düşüncesinden dolayı. :) şürç-i lisan ettiysek affola :)
  • Paylaş
Bilginin kaynağı noktasında aklı gösterdikleri için.
  • Paylaş